Kurt, tepeden yavrusuna hayatı öğretirken, aşağıda koyun sürüsünü, köpeği ve elinde değneği olan çobanı göstererek, “çobanın sopasından uzak durmalısın, çünkü çoban sopasını acımasızca sallar canın çok yanar” diye uyarırmış. Yavru kurt, sürünün yanında giden köpeği göstererek, “bize benzeyen bunun, görevi nedir” diye sorduğunda, “ah”, esas, o bize benzeyenden korkmalısın” der baba kurt.
İşte, biz de, yüz yıldır bize benzeyenlerden çekiyoruz, bugün olanlar da bize benzeyenlerin körüklemesinden başka bir şey değil.
İnsanların, ailenin, toplumun kurdu kendi içlerindedir. Kötülüğü kimse kimseye yapmaz, insanın kendi nesline kendi insanına yaptığı kadar.
Halkın içinden geldin. Uzmanlığınla geliştin, var oldun ve ana muhalefet partisi CHP’nin başına geçtin. İyi kötü, yıllarca yönettin, doğal olarak kurultayda partin, yeni bir isimde birleşti: Özgür Özel Başkan oldu.
Ben, beğenilen beğenilmeyen yanlarımla estim kükredim, unumu eledim duvara astım. Köşene çekilip danışılan kişi olmayı seçseydin, onurlu bir kişilik kazanırdın. Ama öyle yapmadın, koltuk hırsın bitmedi. İktidarın peşinde ona destek için çomağını soktun CHP’nin içine; karıştırdın, ben gelmeyeyim de kayyım mı gelsin diyerek.
Senin bu tavrından destek alan siyasal iktidar, CHP’li tabanın seçtiği İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik yerine kayyım olarak senin adamını, Gürsel Tekin’i getirdi. Eeee… siyaset bu! Karşılıklı alışveriş. Neydim ne oldum deme, ‘ne olacağım’ı düşün.
Senin savaş tezkerelerine “evet” dediğini… Dokunulmazlıklar için “Anayasaya aykırı, ama evet” dediğini, çift mühürlü olması gereken zarfların tek mühürlü olanlarını kabul ettiğini, dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek verip de Selahattin Demirtaş dışında kimsenin kılına bile dokunulmadığını, sesini kesip oturduğunu da unutmadık. MHP’li Ekmeleddin’i aday gösterip Alevi olduğunu inkar etmeni, “Adalet” için 450 km. yürüdüğünü, ama devamını getiremediğini de unutmadık. O kadar çok ki, hangi birini sıralayayım… Kendi sağından medet umarak kurduğun “Altılı Masa”daki güvensiz, ama çıkarcı hallerini hiç unutmadık.
Koltuk için, bu alışverişi bırak. Barışa da kötülüğünü sarma. Çekil git! Halkları da, CHP’yi de bırak. Kendini unut, evinde otur.












