Aile içi şiddet ve istismar olayları yoğun olarak yaşanır ve bunlara karşı caydırıcı cezalar uygulanmazken “Ailem Güvende” adıyla başlatılan operasyonun çocukların ve ailenin korunması çerçevesinde gerçekleştirildiğine kimler inanır?
Ülkemizde yaşananları düşünelim:
Kadınlar öldürülüyor.
Çocuklar istismar ediliyor.
Gazeteciler, muhalif düşünenler tutuklanıyor.
Hak ve özgürlükler kısıtlanıyor.
Özgür düşünce susturuluyor.
Sanatçılar hedef gösteriliyor.
İnsanlar, geçim sıkıntısı çekiyor.
Gençler gelecek kaygısıyla ülkeden gitmenin yollarını arıyor.
İşsizlik giderek artıyor.
Farklı yaşayanlar, farklı kimliklere sahip olanlar ayrımcılığa uğruyor.
Nefret söylemi normalleştiriliyor.
Doğa talan ediliyor.
Sokak hayvanları katlediliyor.
Olmayan güvenliğin içinde insanlara güvenlik vadetmek, yapay bir “bütünlük” algısı yaratmak için kurgulanmış siyasi bir göz boyamadır.
İktidar, siyasi ve hukuki yozlaşmanın yarattığı sorunları çözememenin faturasını şimdilerde LGBTİ+’lara kesmektedir. Böylece yarattığı düşmana karşı toplumun muhafazakâr kesiminde hızlı bir duygusal refleks oluşturup, kendisini “kutsal ailenin koruyucusu” olarak konumlandırmıştır.
Kadınlar, çocuklar, muhalifler, hayatta kalma mücadelesi veren insanlar iktidarın sürekliliği için feda edilirken güvende olan sadece iktidar ve onu besleyen kaynaklardır.
Bu yüzden operasyonun adı “Ailem Güvende” değil “İktidar Güvende” olmalıdır.












