Korona Aşılamasına Avrupa’nın yaklaşımı

  Avrupa Medyasından Başlıklar : 

Korona aşılarına ruhsat verilmesinin ardından pandeminin ne kadar süreceği konusundaki belirsizlik tekrar artmaya başladı. Ana nedenleri, hala yüksek seviyede seyreden vaka sayılarının yanı sıra mutasyonla daha bulaşıcı hale gelen yeni virüs. Köşe yazarlarına göre asıl şimdi aşılamayı çok iyi örgütlemek ve vatandaşın güvenini kazanmak gerektiğini söylüyor.

Diğerlerine benzemeyen bir buluş
Anketler, Rusların ancak yarısından azının Sputnik V aşısı yaptırmak istediğini gösteriyor. Ekonomist Aleksei Sakharov VTimes‘daki yazısında, normal koşullarda endişeye mahal vermeyecek bu tutumun şimdi sorun yaratabileceğini vurguluyor:

“Aşılanan insan sayısı arttıkça güven de artacak; bütün yenilikler bu şekilde yaygınlaşır. Yeni bir ürünü önce az sayıda insan dener, sonra kullanıcı sayısı giderek artar. Ancak mevcut durumda devlet aşıyı zorunlu tutmaya ya da süreci hızlandıracak çareler bulmaya mecbur. Çünkü kaybedilen her ay binlerce hayatla ölçülüyor. Öncelikle klinik deneylerin sonuçlarını halkla paylaşarak, aşıya yeniden güven duyulmasını sağlamak şart. Ama bizim devletimiz şeffaflık ve dürüstlük konusunda pek güçlü değil, oysa bugün bu özellikler gerekiyor.”

Zorunluluk yerine aydınlatma
tagesschau.de, Bavyera Başbakanı Söder’in hasta bakım personeli için önerdiği aşı zorunluluğunu tümden yanlış buluyor:

“Bavyera Başbakanı tam da Korona krizinde en büyük yükü üstlenen bakım personeline ne yapmaları gerektiğini dikte ediyor. … İnternet forumlarında, sokakta ya da komplo teorilerinde gizli kapaklı ya da açık açık zorunlu aşı hakkında atıp tutanlar haklı olduklarını düşünecek şimdi. Aşının uzun dönem yan etkileri bilinmediği, bilenemeyeceği için aşı yaptırmak konusunda tereddüt yaşayanlar da korkacak. … İnsanların bu kuşkularını gidermek siyasetin ve bilimin görevi. … İşte bu yönde daha fazla sesler duymak istiyoruz, zorunluluklar ya da yükümlülükleri değil.”

AB üyesi olmayan komşular daha kötü durumda
Gazeteci Ovidiu Nahoi, Radio France Internationale‘in Romanya Servisi’nde yer alan blogunda, aşı olayım mı olmayayım mı diye tartışabilmenin bir ayrıcalık olduğunu söylüyor:

“Toplam nüfusları 20 milyonu bulan Arnavutluk, Bosna, Kosova, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan, kitlesel aşılamada 27 AB ülkesinin ve Britanya’nın çok gerisinde kalacak. … Haber ajansları, güncel durumu Titanic gemisine benzeten Kuzey Makedonyalı epidemiyolog Dragan Danilovski’nin acı tespitinden alıntı yapıyor: ‘Zenginler bütün cankurtaran filikalarını alıyor ve daha az şanslı olanları geride bırakıyor.’ Çoğu Balkan ülkesinin umudu, [DSÖ’nün dünya çapındaki aşılama programı] Covax ve yardım örgütleri.”

Mutasyonlara karşı zamanla yarış
Mutasyonla daha bulaşıcı hale gelen yeni virüs nedeniyle aşılama daha hızlı ilerlemek zorunda, diyor Kurier:

“Duruma bakıldığında en kötü haftaların henüz önümüzde olduğu söylenebilir. … Aşı, zamana karşı bir yarış haline geliyor. … Bulaşın temposu hızlanacak ve aşılama temposunu geçecek. … Sonuç: Hastaneler dolmasın diye yeteri kadar insan aşılanana kadar sokağa çıkma yasakları. … Yeni gelişmeler karşısında dört kolla sarılabileceğimiz tek şey aşıların bulunmuş olması. Hadi artık, mümkün olduğunca hızlı istiyoruz aşımızı!”

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x