İsrail’in Doğu Kudüs’ü işgalini kutlamak üzere her yıl düzenlediği Kudüs Günü yürüyüşü, bu yıl da tansiyonu yükseltti. Binlerce aşırı sağcı Yahudi, işgal altındaki Doğu Kudüs’teki Müslüman Mahallesi’nde yürüyerek Filistinlilere yönelik açık saldırılarda bulundu. İsrail polisi olaylara müdahale etti ancak gerginliği engelleyemedi.
Açık Irkçılık ve Fiziksel Saldırılar
Yürüyüşe katılanlar, “Araplara ölüm”, “Köyün yansın”, “Evin artık bizim” gibi sloganlar atarak bölgedeki Filistinlilere hakaret etti. Açık olan bazı dükkânlara girerek esnafa sataşan gruplardan bazı kişiler İsrail polisi tarafından gözaltına alındı. Ancak birçok saldırgan serbest bırakıldı.
Yürüyüş sırasında taşınan pankartlarda “67 – Kudüs bizim elimizde, 2025 – Gazze bizim elimizde” yazıları dikkat çekti.
Aşırı sağcı Yahudi Gücü partisinden Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, yürüyüşte yaptığı konuşmada, “teröristler” için idam cezası çağrısında bulundu. Aynı gün Mescid-i Aksa’yı ziyaret eden Ben Gvir, bölgede provokatif eylemleri tırmandırmakla suçlandı.
Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, ziyareti “tehlikeli bir tırmandırma” olarak nitelendirdi ve “El-Aksa’ya yönelik baskınlar Kudüs’teki istikrarı tehdit ediyor” dedi.
Muhalefetten Tepki: “Bu Yahudilik Değil”
İsrail içinden de tepkiler yükseldi. Muhalefet lideri Yair Lapid, yürüyüşü “nefretin ve ırkçılığın festivali” olarak nitelendirerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu bir utançtır. Yahudiliğe hakarettir. Sessiz kalan hükümet üyeleri bu suça ortaktır.”
Eski Knesset üyesi ve sol siyasetçi Yair Golan ise Kudüs’ün tüm dinlerden insanlara ait olduğunu vurguladı:
“Bu görüntüler nefretin ve zorbalığın tezahürüdür. Kudüs Yahudiler, Hristiyanlar, Müslümanlar ve sekülerlerin ortak şehridir.”
Gazze Savaşının Gölgesinde Kudüs’te Yükselen Gerilim
Bu yılki yürüyüş, İsrail’in 7 Ekim 2023’te Hamas saldırılarına karşı başlattığı ve halen süren Gazze savaşı ortamında gerçekleşti. Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre, savaşta bugüne kadar en az 53.939 kişi yaşamını yitirdi; bunların en az 16.500’ü çocuk.
Filistin halkı için her geçen gün daha da artan yıkım, Kudüs sokaklarında yükselen ırkçı sloganlarla birleşince bölgedeki gerilimin daha da tırmanabileceği endişesi doğdu. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri ise, İsrail yönetimini provokasyonlardan kaçınmaya çağırıyor.
Uluslararası toplumun sessizliği sürerken, Kudüs Günü bir kez daha barış değil, baskı ve ırkçılıkla hatırlanıyor.












