Çarşamba, Aralık 10, 2025
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Kürt Hamas’ı ve çözüm süreci

Abdullah Demirbaş by Abdullah Demirbaş
16/10/2025
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Kürt Hamas’ı ve çözüm süreci
0
SHARES
1.1k
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Son günlerde devlet bir yandan barış görüşmeleri yürütürken, diğer yandan da sürece yayarak zaman kazanmak istiyor. Bu da insanların tarihsel güvensizliğine hak veriyor. Bu konuda Kürt hareketi bir bütün olarak adım atarken, silah bırakma, fesih kararı ve silahlı mücadeleyi yöntem dışına bırakma kararı alırken, devletin bu konuda adım atmaması herkesi düşündürüyor. Örneğin tutsakların bırakılmaması, AİHM kararlarının uygulanmaması sonucu Demirtaş ve diğer tutukların bırakılmaması, kayyum uygulamalarına son verilmemesi, KHK’lıların işlerine geri döndürülmemesi gibi hiçbir yasal değişikliğe ihtiyaç duymayan bu pozitif adımların atılmaması düşündürücüdür. Oysa yeni bir kanun çıkarmaya gerek yok, var olan kanun ve anayasanın ilgili maddeleri uygulansa bu bile ortamı pozitifleştirecektir. Bunların olmaması ise tedirginliği arttırmakta güvensizliği geliştirmekte, ayrıca savaştan beslenen kesimlere de cesaret vermektedir. Son zamanlarda neo ittihatçı dediğimiz kesimlerin seslerini yükseltmesi milliyetçi söylemlerle tahrikkar yaklaşması aslında bu adımların atılmamasından cesaret almalarındandır. Türkiye’de özellikle savaştan beslenen rantçı kesim gelişen barış iklimini bozma çabalarını arttırdıklarını görüyoruz.

Bunların yanı sıra Türkiye’nin kendisi ile ilgisi olmayan Suriye’deki olaylara müdahalesi, oradaki güçlerin kendi iradeleriyle çözüm bulmalarının önüne geçerek meşruiyet krizini daha da derinleştiriyor. Türkiye’nin yapması gereken oradaki Arapların, Alevilerin, Dürzilerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Süryanilerin ve Türkmenlerin kendi iradeleriyle ademimerkeziyetçi bir çözüm bulma çalışmalarını desteklemelidir. Suriye’de demokratik bir sistem Türkiye’nin aleyhine değil tam tersine faydası olan bir yaklaşımdır. Demokrasisini inşa etmiş eşitlik ve özgürlüğü anayasal güvence altına almış bir Suriye Türkiye için bir tehdit değil tam tersine daha istikrarlı bir yapıya kavuşmasını sağlayacaktır. Bu durum Türkiye’deki barış sürecini de pozitif etkileyecektir. Ama Türkiye bütün bu girişimleri engelleyen bir noktada çabalar göstermenin yanı sıra HTŞ içindeki kendisine bağlı cihadist grupları harekete geçirerek tahrik eden bir noktada yer alıyor. Ayrıca Türkiye’nin işgal ettiği Afrin’den çekilmemesi de bir başka açıdan sürece zarar veriyor. Bir diğer husus da Türkiye’nin Hamaslı liderleri Türkiye’de ağırlaması ve onlara yer vermesi Türkiye’nin de halen Türk İslam sentezinden vazgeçmediğini demokratikleşmemek konusunda inat ettiğini gösteriyor. Yazılanlara ve söylenenlere bakılırsa İsrail ile Gazze’de yapılan barış antlaşması gereği İsrail cezaevlerindeki Hamaslı yetkililer Türkiye’de ikamet edecek ve onların örgütlenmelerinin sağlanması gibi bir durumla karşılaşılacaktır. Ayrıca daha geçen gün bir Hamas yetkilisi Diyarbakır’da katıldığı bir etkinlikte Ümmetçiliği ifade ederken Kürtlerin hak ve özgürlük mücadelesinin bunun önünde engel olduğunu öne sürerek milliyetçi ve ırkçı yaklaşımlarından vazgeçmediklerini gösteriyor. Bu da gösteriyor ki Türk Devleti’nin bir Hamas zihniyetini Türkiye’de örgütlemeye devam ettiği ve bunun üzerinden Kürt özgür iradesine alternatif olarak Cihadist zihniyeti örgütlediği ortaya çıkıyor. Özellikle Siyasal alanda bu zihniyete sahip olanların örgütlemeleri teşvik ediliyor, yürüyüş etkinlikleri serbest bırakılıyor bu durum da devletin Cihadist politikalarla siyasi koruculuğu örgütlemeye çalıştığını gösteriyor. Kürt Siyasal hareketinin en ufak bir eylem etkinliğinde engelleme çabaları olurken bu grupların eylem etkinlikleri ve yaptığı çalışmalar engellenmediği gibi teşvik edilmektedir. Gazze yürüyüşleri ve benzeri gibi DEAŞ örgütlenmeleri özellikle açık açık teşvik edilmektedir. Bu çalışmaları yapanlar Gazze mağduriyetini maskeleyerek siyasi koruyuculuğu örgütlemektedir. Çünkü destekledikleri sistem İsrail’le ticaretini sürdürmekte bir şekliyle Gazze’de yapılanlara ortak olmaktadır. Ne gariptir ki bu Gazze ile ilgili yürüyüş yapanların hiçbiri hükümeti protesto etmemiş tam tersi hükümeti destekleyicidirler. Bu da iki yüzlü bir politikanın yürütüldüğünün açık göstergesidir. Ayrıca bu güçler nedense bu tür gösterilerini Kürt illerinde yapıp batı metropollerinde yapmamaları da düşündürücüdür. Bu tür gösteriler Kürt dillerinde yapıp Kürtlerin dünyadaki meşruiyetini ve pozitif algısını Cihadi bir görüntü vererek bozmak istiyorlar. Eğer gerçekten samimi olsalardı bugün beslendikleri sistemin aslında asıl suçlu olduğunu ve destekleyici olduğunu görür  ona göre çalışmalar yaparlardı. Bunlar hedefledikleri sistem yerine Kürt özgür demokratik iradesidir. Böylece devletin bir yandan bu süreci yürütürken öte yandan CAS politikalarla Kürtlere karşı bir Hamas tarzı zihniyeti örgütlediğini görüyoruz. Bu durum güvensizliği artırdığı gibi istikrarlı ve bir arada yaşamayı sabote eden bir pratik olarak görülmelidir ve bundan vazgeçilmelidir.

Yürütülmek istenen, bu Hamas zihniyeti politikası geçmişte de denendi ama artık halk bu politikaları bildiği için prim vermiyor ve beyhude çaba olarak görüyor. Devlet bu çabalar ve bu örgütlenmeler yerine demokrasiyi, eşitliği, özgürlüğü ve barışı tesis etmenin yol haritasını bir an önce çıkarmalı ve istikrarlı bir şekilde geliştirilmelidir. Bu da Türkiye’nin yaşadığı siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ahlaki krizlerin çözümü için önemli fırsatlar sunacaktır. Devlet bu siyasi koruculuk politikasından vazgeçmeli ve bir an önce demokrasi planını harekete geçirmelidir. Özgürlük ve eşitlik önünde bu tür zihniyetler engel olamaz halk da siyasi koruculara cevap verecektir.

Tags: Abdullah Demirbaş
Previous Post

Çiçeği burnunda bir kitap: Mimozalar Açtığında

Next Post

Kapitalist Devlete dair kısa not…

Next Post
Kapitalist Devlete dair kısa not…

Kapitalist Devlete dair kısa not…

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel Haberler

Emeklilik yaşını aşan on binlerce kişi yeniden iş arıyor
Ekonomi

Emeklilik yaşını aşan on binlerce kişi yeniden iş arıyor

09/12/2025
Ticari araçlarda kamera zorunluluğu için geri sayım başladı
Manşet Haberler

Ticari araçlarda kamera zorunluluğu için geri sayım başladı

09/12/2025
DEM Parti’den Selvi’nin “Sabotaj” iddiasına yanıt: “Gerçekle bağdaşmıyor”
Manşet Haberler

DEM Parti’den Selvi’nin “Sabotaj” iddiasına yanıt: “Gerçekle bağdaşmıyor”

09/12/2025
RSF: Son bir yılda 67 gazeteci öldürüldü, 503 gazeteci hâlâ tutuklu
Manşet Haberler

RSF: Son bir yılda 67 gazeteci öldürüldü, 503 gazeteci hâlâ tutuklu

09/12/2025
Erdoğan–Orban görüşmesinde Rus gazı mesajı: “Türkiye üzerinden akış güvence altında”
Manşet Haberler

Erdoğan–Orban görüşmesinde Rus gazı mesajı: “Türkiye üzerinden akış güvence altında”

09/12/2025

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik