Cumartesi, Ekim 10, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Kürt Siyasal Tarih Koleksiyonunda Bir Antika: Apocu İdeolojisi

Dîroknasê Anatolyayê by Dîroknasê Anatolyayê
26/08/2026
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Kürt Siyasal Tarih Koleksiyonunda Bir Antika: Apocu İdeolojisi
0
SHARES
509
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Son dönemlerde siyasal İslamcı hareketlerin en derin çelişkisi, kamusal söylemde ABD ve İsrail karşıtlığını bir ‘iman testi’ne dönüştürürken, kapalı kapılar ardında aynı aktörlerle örtük güvenlik ve çıkar uzlaşmaları yürütmeleridir. Bu ikili dil, ideolojik tutarlılık değil; stratejik oportünizm üretir. Anti-emperyalizm retoriği, kitle mobilizasyonu için kullanılırken; diplomatik ve ekonomik temaslar gizlenir, normalleştirilir ve ‘zaruret’ adı altında meşrulaştırılır. Sonuçta siyasal İslam, eleştirdiği güçlerle çatışarak değil, onlarla uyumlanarak varlığını sürdürür; ahlaki üstünlük iddiası ise pazarlık masasında sessizce terk edilir. Bu, inanç değil; çıkarın kutsallaştırılmasıdır.

Bu tabloda Kürtlerin ‘şeytanlaştırılması’, hem iç siyasette günah keçisi üretmenin hem de dış uzlaşmaları örtmenin işlevsel aracına dönüşür. Siyasal İslamcı söylem, Kürtleri emperyalizmin aparatı ilan ederken, aynı emperyal güçlerle kurduğu temasları ‘devlet aklı’diye aklar. Bu çifte standart, ne teolojik ne de siyasal olarak savunulabilir: İlke tutarlılığı yoktur, etik sorumluluk yoktur, hesap verme yoktur. Ortaya çıkan şey, inanç diline bürünmüş bir realpolitik makyajıdır; ve bu makyaj, en çok da hakikatle yüzleşmekten kaçanları korur.

ABD’nin askeri ve diplomatik varlığı olmasaydı, bugün Suriye ve Irak coğrafyasında Kürtler adına taş üstünde taş kalmayacağı artık tartışmalı bir iddia değil, çıplak bir jeopolitik gerçektir. Bu gerçek, romantik direniş anlatılarıyla ya da ideolojik sloganlarla örtülemez. Kürtlerin son yirmi yıldaki göreli varoluş alanı, kendi siyasal akıllarının ürünü olmaktan çok, küresel güç dengelerinde ABD’nin zorunlu müdahalelerinin yan etkisidir. Bu tespiti yapmak, Kürt halkını küçümsemek değil; tam tersine, onu yanlış anlatılardan kurtarma çabasıdır.

Buna rağmen, Apocu siyasal gelenek ve onun güncel uzantıları başta DEM Parti çizgisi olmak üzere hâlâ 20. yüzyılın demode kavramlarıyla Kürt toplumuna siyaset satmaya devam etmektedir. ‘Devletsizlik erdemi’, ‘ahlaki üstünlük’, ‘demokratik modernite’ gibi kavramlar, sahadaki çıplak güç ilişkileriyle sınanmadığı sürece yalnızca avutucu mitlerdir. Bu mitlerin ortak özelliği, Kürt halkına güç değil; teselli sunmalarıdır.

Sorun şudur: Apocu ideoloji, devleti tarihsel bir kötülük, siyasal egemenliği ise ahlaki bir sapma olarak kodlarken; Kürtleri fiilen koruyacak hiçbir kurumsal garanti üretmemektedir. Devletsizliğin bir tercih gibi sunulması, gerçekte devletsizliğin bedelini ödeyen milyonların deneyimini silmek anlamına gelir. Devlet eleştirisi yapmak ile devletsizliği kutsamak arasında derin bir fark vardır. Bu farkı görmeyen her siyasal söylem, toplumu özgürleştirmez; onu yapısal kırılganlığa mahkûm eder.

Bugün Kürtlerin Suriye ve Irak’ta ayakta kalabilmesi, kendi siyasal vizyonlarının başarısı sayesinde değil; ABD’nin bölgesel denge kurma ihtiyacı sayesinde mümkün olmuştur. ABD çekildiği anda ne olacağı sorusu ise herkesin bildiği ama yüksek sesle söylemekten kaçındığı bir gerçektir. Bu gerçek karşısında hâlâ ‘silahlı halk’, ‘ahlaki direniş’, ‘devletsiz demokrasi’ masalları anlatmak, siyaset değil; tarihsel sorumsuzluktur.

Apocu gelenek ve DEM Parti çizgisi, Kürt toplumunu geleceğe hazırlamak yerine, onu geçmişin kavram müzesinde oyalamaktadır. Bu çizgi, Kürt tarihine katkı sunan canlı bir siyasal akım olmaktan çıkmış; bir tür ideolojik antika koleksiyonuna dönüşmüştür. Kürtler bu koleksiyonu gelecekte ziyaret ettiklerinde, orada romantize edilmiş direniş değil; devletsizliğin neye mal olduğunu göreceklerdir: korumasızlık, pazarlık gücünün yokluğu, sürekli dış iradeye bağımlılık ve stratejik değersizlik. Bu nedenle Kürt halkını uyutan şey gerçek güç ilişkilerinden koparan ideolojik sis perdesidir. Kürtlere egemenlik üretmeyen siyasi bakış, güvenlik de üretemez. En nihayetinde Apocu ideoloji ve siyasal uzantıları, bir siyasal antika olarak tarihte yer alacaklardır.

Tags: Dr. Dîroknasê Anatolyayê
Previous Post

Washington’dan 47 yıl sonra Suriye kararı

Next Post

Seksen yıllık kurumsal hafıza Salt Galata’da sergileniyor

Dîroknasê Anatolyayê

Dîroknasê Anatolyayê

Yazarın Diğer Yazıları

Apo’nun Ölümü Yetmez, Apoculuk Ölmelidir
Manşet Haberler

Apo’nun Ölümü Yetmez, Apoculuk Ölmelidir

09/08/2026
Asa, Korku ve İnisiyatif: Süleyman Kıssasından Kürt Siyasetine
Manşet Haberler

Asa, Korku ve İnisiyatif: Süleyman Kıssasından Kürt Siyasetine

25/07/2026
Next Post
Seksen yıllık kurumsal hafıza Salt Galata’da sergileniyor

Seksen yıllık kurumsal hafıza Salt Galata’da sergileniyor

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Elon Musk Ne Yapmaya Çalışıyor?

Elon Musk Ne Yapmaya Çalışıyor?

by Mehmet Yeşiltepe
10/10/2026
0

Bugün televizyonu, interneti ya da sosyal medyayı ne zaman açsak karşımıza hep aynı figür çıkıyor. Kimine göre o dünyayı kurtaracak...

Sosyal medyaya 15 yaş sınırı: Hesaplar e-Devlet üzerinden doğrulanacak

Sosyal medyaya 15 yaş sınırı: Hesaplar e-Devlet üzerinden doğrulanacak

by Sonhaber
10/10/2026
0

Sosyal medya platformlarında hesap açma ve kullanım koşulları değişiyor. 10 Ekim tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmeliğe göre sosyal ağ sağlayıcıları,...

Özmen’in görevden uzaklaştırılmasının ardından Eyüpsultan’da seçim günü

Özmen’in görevden uzaklaştırılmasının ardından Eyüpsultan’da seçim günü

by Sonhaber
10/10/2026
0

İstanbul’da Eyüpsultan Belediye Meclisi, belediye başkan vekilini seçmek üzere bugün toplanıyor. Mithat Bülent Özmen’in tutuklanması ve ardından görevinden uzaklaştırılması üzerine...

10 Ekim’in 11’inci yılında adalet talebi: Gar önünde anma

10 Ekim’in 11’inci yılında adalet talebi: Gar önünde anma

by Sonhaber
10/10/2026
0

10 Ekim 2015’te barış mitingi için Ankara Garı önünde toplananları hedef alan katliamın üzerinden 11 yıl geçti. Yıl dönümü için...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik