Cumartesi, Eylül 5, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Laikliğe dair söylem ve gerçek!

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
03/03/2026
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Laikliğe dair söylem ve gerçek!
0
SHARES
281
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

  “Bu evrensel sahtekârlık çağında gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir.”

George Orwell 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) genel kurul salonunda, kürsünün arkasındaki duvarda: “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” yazısı var… Cunta anayasasının 2. Maddesinde şöyle: “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir”…  

O halde iki şey: Birincisi, bidayetten itibaren hakimiyet çok sayıda kayıt ve şart altına alındı ve ikincisi, Türkiye’ demokratik, laik, sosyal, hukuk devletidir demek bir cümlede dört yalan söylemektir… Bu yazıda rejimin niteliğini angaje eden laiklik söylemine dair bazı hatırlatmalarla yetineceğim…

Esasen anayasayı kimin nasıl yaptığı, nasıl uygulandığı da önemlidir… Son tahlilde anayasa bir kâğıt parçasıdır…

Laiklik, “modernite devrimi”, “Aldınlıklar Felsefesi (Lumières) sonrasının bir kavramı: dinin devletten ayrılması, devletin tüm inançlar karşısında tarafsız olması, eşit mesafede durması, devletin hiçbir dinî işlev üstlenmemesi, dinin siyaset alanının dışına çıkarılması, kanunlar karşısında eşitlik, din (inanç) ve düşünce (ifade) özgürlüğünün güvence altına alınmasıdır…  Bu kavram o kadar önemlidir ki, laikliğin olmadığı yerde gerçek yurttaş’tan da söz edilemez… Zira, bir nüfus cüzdanına sahip olmak yurttaş sayılmak için yeterli koşul değildir…

Bizde bidayetten itibaren devletin göbeğinde “Diyanet İşleri Başkanlığı” diye devasa bir kurum var. Adı başkanlık olsa da aslında bakanlık. Örgütleniş tazı diğer bakanlıklar gibi… 2026 Bütçesinde Diyanete ayrılan kaynak 174 milyar, 389 milyon TL… Altı bakanlığın (İçişleri, Dışişleri, Ulaştırma, Enerji, Kültür ve Turizm, Sanayi, Çevre, Ticaret) her birinin payından daha büyük… Ve bu devasa kaynak, herkesten toplanan vergi bir mezhep (Sünnî-Hanefi) için harcanıyor… Oysa, bu ülkede Aleviler, Hristiyanlar, Museviler, ateistler, deistler var… Bu kadarı bile Türkiye’deki rejimin gerçek laikliğin ne kadar uzağına savrulduğunu göstermeye yeter… Maaşlı İmamla laiklik bağdaşır mı?

Rejimin tabularından biri olduğu için, geride kalan dönemde bu sorun tartışma konusu yapılmadı? … Türkiye’de bağnaz resmî tarih ve resmî ideoloji, şeylerin tartışılmasını, bilince çıkarılmasını, anlaşılmasını engelliyor…

Mülk sahibi sınıflar sadece uyduruk resmî ideolojiye dayanarak yönetemeyeceklerinin farkındaydılar. Dini yardıma çağırmak-araçlaştırmak durumundaydılar ve çağırdılar. Fakat dini araçlaştırmak isteyen sadece Türkiye’nin egemen sınıfları değildi. İkinci emperyalistler arası savaş sonrasında, “Soğuk Savaş” koşullarında, çok partili sisteme geçildiği 1950 sonrasında, başta ABD olmak üzere emperyalist çıkarlar da dini (İslamı) araçlaştırmayı, manipüle etmeyi “gerektiriyordu”… Dinci, milliyetçi- ırkçı unsurlar, sol, demokratik, sosyalist hareketin yükselişini durdurmak üzere araçlaştırıldı, sahaya sürüldü…

Bu amaçla, dinciler ve milliyetçi-ırkçı unsurlar desteklendi. Devlet tarafından “komünizmle mücadele dernekleri kurduruldu. Dinci taife Suudilerin “petro-dolarlarıyla beslendi-büyütüldü. Daha 1970’li yıllarda İslamcı Partiler koalisyon hükümetlerinin ortağıydı… 12 Eylül Amerikancı-NATO’cu darbe döneminde resmî ideolojide bir revizyon yapılarak, Türk-İslam Sentezi denilen dayatıldı… Bugünün dinci-ırkçı koalisyonu (Cumhur İttifakı) o tercihin sonucudur…

1950’li yıllardan beri siyaset ‘kutuplaştırmayla’ yol alıyor ve bu egemenlerin işini kolaylaştırıyor. Böylece asıl sorunları savsaklamak, görünmez kılmak mümkün oluyor… Daha 1950’li yılların ikinci yarısında kutuplaşma had safhaya çıkmıştı… Kahveler ve Camiler ayrılmıştı… Dönemin iktidar partisi olan Demokrat Parti toplumu “Vatan Cephesi” ve Ötekiler diye ayrıştırmıştı… Vatan Cephesine dahil olmayanlar düşmanlaştırılıyordu… Aslında Şark Cephesinde yeni bir şey yok… Bugün de ‘Cumhur İttifakı’ yandaşı olmayanları muteber yurttaş saymıyor… Hukuk, “yandaşlara” farklı, muhaliflere farklı uygulanıyor…

Türkiye’nin içine sürüklendiği “çöküş tablosu” bir vakıa iken, artık bildik yöntem ve araçlarla bu durumla yüzleşmek mümkün değil…  Ezberlerin bozulması ve yeni paradigmanın oluşturulması gerekiyor ve bunu yapmaya da bir engel yok… Fakat, ‘entelektüel ataletten’ yakayı kurtarmadan da şeylerin gerçeğiyle yüzleşmek mümkün değil…

 

                                                                                 

Tags: Fikret Başkaya
Previous Post

Yapay zekâ balonunu açıklamaya dönük yaklaşımlar (e)

Next Post

ABD bölgedeki gerilim nedeniyle Ortadoğu’daki büyükelçiliklerini kapattı ve personeli tahliye ediyor

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi. Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi. Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Kapitalizmden çıkmanın gerekliliği ve aciliyeti…
Manşet Haberler

Kapitalizmden çıkmanın gerekliliği ve aciliyeti…

03/09/2026
Hastane mi, Kapitalist İşletme mi?!.
Manşet Haberler

Hastane mi, Kapitalist İşletme mi?!.

26/08/2026
Bugünkü dersimizin konusu ‘kapitalizm’…
Manşet Haberler

Bugünkü dersimizin konusu ‘kapitalizm’…

28/07/2026
Aracı da rotayı da değiştirme zamanı…
Manşet Haberler

Aracı da rotayı da değiştirme zamanı…

03/07/2026
Fikret Başkaya: “Şeylerin gerçeğiyle yüzleşme zamanı…”
Manşet Haberler

Fikret Başkaya: “Şeylerin gerçeğiyle yüzleşme zamanı…”

21/06/2026
Politik İslamcı son hamle…
Manşet Haberler

Politik İslamcı son hamle…

02/06/2026
Next Post
ABD bölgedeki gerilim nedeniyle Ortadoğu’daki büyükelçiliklerini kapattı ve personeli tahliye ediyor

ABD bölgedeki gerilim nedeniyle Ortadoğu’daki büyükelçiliklerini kapattı ve personeli tahliye ediyor

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

AĞUSTOS ENFLASYONU: GARP CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY VAR!

AĞUSTOS ENFLASYONU: GARP CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY VAR!

by Mustafa Durmuş
05/09/2026
0

TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan ağustos ayına ilişkin aylık ve yıllık enflasyon oranları arasındaki farklılıklar sürüyor: TÜİK’in yıllık enflasyonu...

10 Ekim Barış Derneği’nden Savaş Yıldız çağrısı: 25 Eylül’de mahkemeye getirilsin

10 Ekim Barış Derneği’nden Savaş Yıldız çağrısı: 25 Eylül’de mahkemeye getirilsin

by Sonhaber
05/09/2026
0

10 Ekim Barış Derneği, 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı davasının firari sanıklarından Savaş Yıldız’ın Türkiye’ye getirildiğine ilişkin haberlerin ardından...

ODTÜ’de yol projesine karşı nöbet yeniden başladı

ODTÜ’de yol projesine karşı nöbet yeniden başladı

by Sonhaber
05/09/2026
0

Ankara Büyükşehir Belediyesine (ABB) ait iş makinelerinin Orta Doğu Teknik Üniversitesi arazisindeki yol çalışmalarını yeniden başlatması, öğrenciler ile kent ve...

Özelleştirme hız kesmiyor: Boğaz köprüleri ve otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı

Özelleştirme hız kesmiyor: Boğaz köprüleri ve otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı

by Sonhaber
05/09/2026
0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı 11750 sayılı karar, 5 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararla Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (KGM)...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik