Leyla Qasim

HomeKadın

Leyla Qasim

Hatice Özhan

1974 yılının Mayıs’ında istenmeyen beş Kürt isyancıyı Baas rejimi idam sehpasına yolladı. Rejim, isyan gerçeğinin de isyancılar şahsında dünyadan sildirileceğine inanacak denli budalaydı galiba.

Ülkelerinin özgürlüğü için Saddam Hüseyin’in aman vermeyen zalimliğine karşı direnen Kürtler, tarihten ders çıkarmamış bir edayla, yine aldatılacakları bir masanın etrafında düşmanlarıyla bir araya geldiler.

11 Mart 1970’te Saddam Hüseyin ile Mela Mistefa Barzani arasında yapılan özerklik anlaşmasında kulağa hoş gelen vaatler peş peşe sıralandı. Güney Kürdistan’ın 3 vilayeti olacak. Erbil başkent olacak ve parlamento kurulacaktı. Merkezi Irak Hükümeti’nde 5 bakan ve başbakan vekili Kürtlerden atanacaktı. Kürtçe, ikinci resmi dil kabul edilecekti.

Ancak, rejim bu anlaşmaya uymadı ve işgal harekâtına başladı. Rejim düzeni tesis etmek için Kürt sürek avına çıktı.

Aradıkları kişilerden biri, halkının sesini gökyüzünden dünyanın sağır kulaklarına duyurmak için uçak kaçırma girişiminde bulunan Leyla Qasim’dı. Bir uçak kaçırmaktan daha tehlikeli sayılabilecek bir şey varsa o da savaşın erkeksi konularına girmektir ki Leyla’nın her ikisine de birden yetecek cesareti vardı.

Halkının özgürlüğü için Kürdistan Demokrat Partisi’ne üye olmak yetmezmiş gibi rejimin hiç hoşlanmayacağı işlere kalkıştı Leyla. Toplumsal eşitlik, kadın hakları mücadelesini de ağzına alan Leyla artık rejimin en tehlikeli “göz bebeği”ydi.

Bu aşırı “tehlikeli” kadın halkında bir sürü güzellik ve ihanetler gördü. Bir sürü doğumlar olduğu kadar ölümler de oldu ve her şeye rağmen davasına inanmaktan hiç vazgeçmedi. Dağlarda, karada, topraklarından ölümle ya da sürgünle kopartılan halkının arasındayken dahi korkunun ve yılgınlığın betini benzini soldurmasına izin vermedi. Hep aceleciydi yarından sonra belki de çok geçtir diyerek.

Zamanın tıpkı sabırlı bir örümcek gibi ağlarını yavaş yavaş ördüğünü biliyordu Leyla. Tüm katliamlara rağmen halkının ördüğü ağlardan bir gün elbet anlamlı bir özgürlük deseni çıkacağını da biliyordu.

O aşırı enerjik ve inançlı kadın, karşısında savaştıkları rejimin intikam saati geldiğinde ele geçirilenlerden biriydi.

Leyla dört mücadele arkadaşıyla birlikte Baas istihbarat güçleri tarafından tutuklandı. Yoğun işkencelerle teslim alamayan Baas rejimi Leyla Kasım, Cevad Hemevendi, Neriman Fuad Mesti, Hesen Heme Reşid ve Azad Süleyman Miran’ı 12 Mayıs 1974’te, sabah saat 07.00’de idam etti.

Duygusuz ve itaatkâr olması beklenilen bir kadın olmadı hiçbir zaman. Çünkü her kadın tüm kadınları temsil ediyordu ve idam karesine sızan Leyla bizi itaatkâr olmaktan kurtardı o gün.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments