İktidara yakın basın organlarında yer alan haberlere göre, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlandığı ileri sürülen yeni bir yasa taslağında LGBTİ+ bireyleri ilgilendiren kapsamlı düzenlemeler öngörülüyor. Daha önce 11. Yargı Paketi kapsamında gündeme geldiği ancak kamuoyundan gelen tepkiler sonrası geri çekildiği belirtilen bazı başlıkların yeniden taslağa alındığı iddia edildi.
Haberlere göre taslakta, cinsiyet uyum sürecine ilişkin mevcut şartların ağırlaştırılması planlanıyor. Mevcut düzenlemede 18 olan yaş sınırının 25’e çıkarılması, başvurunun bizzat kişi tarafından yapılması ve başvuru sahibinin evli olmaması gibi koşulların getirilmesi öngörülüyor.
Ayrıca cinsiyet uyum sürecine yönelik tıbbi müdahalelerde “resmî sağlık kurulu raporu” zorunluluğu getirilmesi planlanıyor. Bu raporların, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen tam teşekküllü eğitim ve araştırma hastanelerinde düzenli aralıklarla yapılacak değerlendirmeler sonucunda verilmesi öngörülüyor. Mahkeme izni olmadan herhangi bir tıbbi müdahalenin yapılamayacağı da taslakta yer aldığı belirtilen düzenlemeler arasında bulunuyor.
TCK’ya Yeni Suç Tanımları
Taslakta, kanunda belirtilen şartlara aykırı biçimde cinsiyet uyum sürecine yönelik tıbbi müdahalede bulunanlara hapis ve adlî para cezası getirilmesi planlanıyor. Bu müdahalenin çocuğa karşı yapılması ya da yetkisiz kişiler tarafından gerçekleştirilmesi halinde cezaların artırılması öngörülüyor.
Şartlara aykırı ameliyat yapanlara 7 yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adlî para cezası verilmesi gündemde. Aynı fiilin çocuklara karşı veya yetkisiz kişilerce işlenmesi durumunda cezanın bir kat artırılacağı ifade ediliyor.
Taslakta, belirlenen şartlar dışında cinsiyet değiştirme işlemi yaptıran kişilere de bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü belirtiliyor.
“Teşvik” ve “Tören” Düzenlemesi
Haberlere göre taslakta, “alenen teşhircilik” suçuna ilişkin ceza aralığının artırılması planlanıyor. Bunun yanı sıra, “doğuştan gelen biyolojik cinsiyete aykırı tutum ve davranışları teşvik etme, övme veya özendirme” ifadelerini içeren yeni bir suç tanımı getirildiği ileri sürülüyor. Bu kapsamda söz konusu fiilleri işleyenlere üç yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü belirtiliyor.
Ayrıca aynı cinsiyetten kişilerin nişan veya evlenme töreni düzenlemeleri halinde dört yıla kadar hapis cezası öngören bir düzenlemenin de taslakta yer aldığı iddia ediliyor. Gerekçede, Medeni Kanun’daki evlilik tanımına atıf yapılarak evliliğin kadın ve erkek arasında kurulduğu yaklaşımının vurgulandığı aktarıldı.
Taslağa ilişkin resmi bir metin henüz kamuoyuyla paylaşılmazken, düzenlemenin Meclis gündemine ne zaman geleceği konusunda da net bir takvim bulunmuyor.












