Nurcan Aktay
Kürt sanatçı Diyar Dersim’in 6 Haziran Cumartesi günü Stuttgart’ta verdiği konser sırasında Kürdistan ulusal bayrağıyla ilgili yaşanan gerginlik tartışma yarattı.
Stuttgart Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Liederhalle Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen konser sırasında, bir gencin sahneye çıkarak elindeki Kürdistan ulusal bayrağını Diyar Dersim’in boynuna astığı görüldü. Kısa süre sonra sahneye çıkan bir kadın, bayrağı Dersim’in boynundan alarak elinde buruşturdu ve sahneden uzaklaştı.
Görüntülerde, birkaç gencin kadının arkasından gittiği, ardından gençlerden birinin bayrağı geri alarak sahne önüne döndüğü yer aldı. Bayrağı sahneye doğru kaldıran gence Diyar Dersim’in söylediği şarkıyı keserek, “Bu hepimizin bayrağı, tamam anladık. Yerinde otur. Provokasyon yapma” dediği duyuldu. Bunun üzerine genç bayrağı indirerek bulunduğu yerden uzaklaştı.
Dersim: Salon siyasi sembollere izin vermedi
Olayın ardından Kürt kamuoyunda yoğun eleştirilere maruz kalan Diyar Dersim, televizyon kanallarında ve sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Dersim, salon yönetiminin konser sırasında siyasi sembollerin bulundurulmamasını şart koştuğunu belirterek, organizatörlerin bu şartı kültürel etkinlik gerekçesiyle kabul ettiğini söyledi.
Dersim, Almanya’daki bazı salonlarda bu tür kurallar bulunduğunu ifade ederek, daha önce başka bir salonda verdiği konserde Kürt sembol ve bayraklarının yer aldığını belirtti.
“Bana karşı provokasyon yapıldı”
Diyar Dersim, yaşananları kendisine karşı yapılmış bir provokasyon olarak nitelendirdi. Konserin başında bir gencin Abdullah Öcalan posteri, bir başka gencin ise Kürdistan bayrağı taşıdığını söyleyen Dersim, her iki kişiye de ellerindekileri indirmeleri yönünde uyarı yapıldığını, ancak buna rağmen konserin sorunsuz sürdüğünü ifade etti.
Dersim, konserin sonlarına doğru 50-60 yaşlarında bir kişinin gençleri bir araya topladığını ve içlerinden birini sahneye gönderdiğini öne sürdü. Hemen ardından sahneye gelen kişinin boynundaki bayrağı aldığını söyleyen Dersim, bu olayla kendisinin Kürt ulusal bayrağına karşıymış gibi gösterilmek istendiğini savundu.
Kürtlerin önemli şahsiyetlerine, bayraklarına ve sembollerine saygı duyduğunu belirten Dersim, bu sembollerin provokasyon aracı hâline getirilmesine karşı olduğunu söyledi. Dersim, daha önce de benzer provokasyonlarla karşılaştığını ileri sürdü. “Kırk yıldır milletime, kimliğime, kültürüme hizmet ediyorum. Onların özgürlüğünü savunuyorum. Türk MİT’i Başûr’daki bazı kurumlarda bu provokasyonları üretiyor. Sadece bana karşı değil, başkalarına da bunu yapıyor. Türk MİT aklıyla organize edilen bir provokasyondur” dedi.
Dilbixwîn Dara hakkında ağır iddialar
Diyar Dersim, X hesabından paylaştığı videoda da olayın organize bir provokasyon olduğunu savundu. Eleştirilerin sahiplerini “dijital korucu” olarak niteleyen Dersim, provokasyonu organize eden kişinin Rudaw TV spikeri Dilbixwîn Dara ile bağlantılı olduğunu iddia etti.
Dersim, sonradan kendilerine ulaşan bilgiler ve salondaki gözlemler sonucunda, gençleri organize eden kişinin eski bir Rudaw çalışanı ve Dilbixwîn Dara’nın dostu olduğunu öğrendiklerini öne sürdü. Dersim ayrıca Dara’yı gazetecilik ilke ve ahlakına uygun davranmamakla suçladı.
Gençler: Bayrağı sanatçının boynuna asarsak güvende olur sandık
Bayrağı sahneye taşıyan genç ve arkadaşları ise Ez Kurdim-Reheba adlı YouTube kanalındaki yayında yaşananları anlattı. Gençler, Dersim’in açıklamalarının aksine konser başladıktan kısa süre sonra bayrağı açmaları üzerine güvenlik görevlilerinin yanlarına gelerek bayrağı almaya çalıştığını söyledi.
Bayrağı vermemeleri üzerine güvenlik şefinin kendilerine, bayrakla salonda kalamayacaklarını ve salonu terk etmeleri gerektiğini söylediğini belirten gençler, bayrağı sanatçının boynuna asarlarsa güvenlik görevlilerinin müdahale edemeyeceğini düşündüklerini anlattı.
Gençler, sahneye çıkan kadının bayrağı alması sırasında Diyar Dersim’in tavrının kendilerini kırdığını belirterek, “Sanki orada Kürt bayrağının olmasını o da istemedi. Biz böyle olacağını düşünmemiştik” dedi. Avusturya’dan konseri izlemek için geldiklerini söyleyen gençler, “Ala renginin yasak olduğunu bilseydik asla katılmazdık” ifadelerini kullandı.
Liederhalle: Güvenlik sanatçı ve organizatörün talimatıyla hareket etti
Yaşanan tartışmaların ardından Liederhalle Kültür ve Kongre Merkezi Müdürü Meike Poweleit, bayrak ve siyasi sembol yasağı ile sahnedeki müdahaleye ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Poweleit, konserin organizatör ve sanatçı tarafından kültürel bir etkinlik olarak sunulduğunu belirterek, güvenlik hizmetinden performans sırasında bayrak gibi siyasi materyallerin kaldırılmasının talep edildiğini açıkladı.
Liederhalle yönetimi, güvenlik personelinin bu nedenle organizatör adına ve etkinlik için verilen talimatlar doğrultusunda hareket ettiğini bildirdi. Poweleit ayrıca sahneye çıkarak bayrağa müdahale eden kişinin Dersim’in iddia ettiği gibi salon sahibi değil, güvenlik ekibi lideri olduğunu belirtti.
Tartışma Kürt kamuoyunda yankılandı
Diyar Dersim daha önce de benzer tartışmaların hedefi olmuş, yaşananların kendisine karşı organize edilen provokasyonlar olduğunu savunmuştu.
Kürt müziğine uzun yıllardır katkı sunan Diyar Dersim gibi sanatçıların zaman zaman siyasi ve ideolojik tartışmaların merkezinde kalması, sanatçı kimliği ile ortak ulusal değerler arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Stuttgart’taki konser sonrası yaşananlar, Kürt müziği, sanat alanı ve ortak semboller üzerinden yürüyen tartışmaların kamuoyunda daha uzun süre konuşulacağını gösteriyor.












