Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Gençlik Vakfı arasında yapılan iş birliği protokolü yeniden tartışma konusu oldu. Sözcü’nün haberine göre, daha önce Danıştay kararıyla gündeme gelen MEB–TÜGVA protokolü 2030 yılına kadar geçerli olacak şekilde yenilendi. Protokol kapsamında vakfa yaz tatilinde devlet okullarında etkinlik yapma imkânı tanındığı aktarıldı.
Haberde, protokolde okullarda sportif, kültürel, bilimsel ve sanatsal faaliyetlerin yapılmasının öngörüldüğü; ancak TÜGVA’nın 2026 yaz programına dini içerikli dersler de eklediği belirtildi. Buna göre vakfın, 5, 6, 7 ve 8’inci sınıf öğrencilerine Kur’an-ı Kerim, temel dini bilgiler ve hadis başlıklarında eğitim vermeye hazırlandığı ileri sürüldü.
Eğitim-İş dava açacak
Eğitim-İş 2 No’lu Şube Başkanı ve eğitim uzmanı Kadir Toruş, protokole tepki göstererek konuyu yargıya taşıyacaklarını açıkladı. Toruş, Danıştay’ın daha önce MEB ile TÜGVA arasındaki protokole ilişkin karar verdiğini hatırlatarak, buna rağmen bakanlığın vakıfla protokol yapmayı sürdürdüğünü söyledi. Danıştay 8. Dairesi’nin 2020 yılında MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile TÜGVA arasındaki protokol kapsamındaki bazı işlemlerin imam hatip liseleri dışındaki eğitim kurumlarında yürütmesini durdurduğu biliniyor.
Toruş, devlet okullarında din eğitiminin zaten Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki öğretmenler tarafından verildiğini belirterek, seçmeli dersler arasında Kur’an-ı Kerim, temel dini bilgiler ve siyer derslerinin bulunduğunu hatırlattı. Eğitim-İş temsilcisi, itirazlarının din eğitimine değil, kamu okullarının vakıflara tahsis edilmesine ve eğitimin kimler tarafından verileceğinin belirsiz olmasına yönelik olduğunu ifade etti.
“Protokol kuralları ihlal ediliyor”
Eğitim-İş, TÜGVA’nın protokolde belirtilen faaliyet alanının dışına çıktığını savunuyor. Sendika, yaz döneminde okullarda yapılacağı belirtilen programın içeriğinin protokol hükümleriyle uyumlu olmadığını öne sürerek MEB ile TÜGVA arasındaki iş birliğinin iptali için dava açmaya hazırlanıyor.
Tartışma, kamu okullarının yaz tatilinde vakıf ve derneklere açılması, eğitim faaliyetlerinin denetimi ve laik eğitim ilkesi başlıklarında yeni bir gündem yarattı. MEB ve TÜGVA cephesinden iddialara ilişkin yapılacak olası açıklamalar sürecin seyrini belirleyecek.












