Salı, Temmuz 14, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Dünya

Merdan Yanardağ veya tabuya dokunmak!

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
06/07/2023
in Dünya, İçimizden biri, İsviçre, Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Türkiye
A A
0
Merdan Yanardağ veya tabuya dokunmak!
0
SHARES
5
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Fikret Başkaya

 

T.C. varlığını Kürt varlığının inkarına borçludur. Yüz yıldır Kürtleri katlediyor, işkence ediyor, hapsediyor, dilini, kültürünü, tarihini yasaklıyor… Ve Kürtler, her türlü, şiddet, baskı, yasak ve devlet terörüne kahramanca direniyor… Yüzyıllık bir sorun olur mu? Laik, demokratik, sosyal-hukuk devleti denilende pekâlâ olabiliyor… Türkiye’nin halk düşmanı rejimi, modernlik, ‘ilericilik’, çağdaşlık retoriğiyle kendini yeniden üretiyor…

 

Ana okulundan üniversiteye çocukların, gençlerin bilinci resmî tarih ve resmî ideoloji yalanlarıyla iğdişleştiriliyor… İşte, Türkiye’nin entelektüel azgelişmişliğin başlıca nedeni bu… Bizde resmî yalanlarla beslenen eğitimliler (diplomalılar) “Kutsal Devlet’in” istediği gibi düşünür… Rejimin tabularına dokunmamak için azami özen gösterirler. Türkiye’nin “aydını” boldur ama “entellektüel” zaafıyla malûldür… Resmi yalanlar insanların düşünme yeteneğini dumura uğratıyor… Rejimin niteliğini tartışmaya cüret edenin, ‘kutsal devletin’ tabularına dokunanın eli yanar…

 

Bizde ortalama bilinç, “yurttaş bilinci” değil, misafir, mülteci, sığıntı bilincidir… Ortalama insan birileri tarafından bahşedilmiş bir “vatanda” yaşadığını düşünür… Hiçbir şeye itiraz etmez. Kürt sorunu tabudur, dokunanın elini yakar… Bir kitabımdan ve bir yazımdan iki kere hapse atıldım… Üniversite’den kovuldum… Hakkımda açılan davaların sayısını bilmem mümkün değil… Aslında kapısında üniversite yazan kurumların asıl işlevi sömürü-yağma ve talan rejimini meşrulaştırmak, yeniden üretmek, devamlılığını sağlamaktır… Şeylerin gerçeğine nüfuz etmek gibi kaygısı olanları barındırmaz… Bunu söylerden, Batı’dakilerin matah olduğu ima edilmiyor… Aslında bizdekiler o çok ünlü üniversitelerin kötü birer kopyasıdır sadece… Elbette her zaman bilim namusuna, entelektüel dürüstlüğe sahip, ‘gerçek üniversiteye’ yakışınlar da var, hep vardı ama onlar istisnadır. Şimdilerde neoliberal küreselleşmenin bir ‘gereği’ olarak, üniversite denilen kurumlar, ticarethaneye, kapitalist işletmeye dönüşmüş durumdalar…

 

Aslında üniversiteler uzman yetiştiren kurumlardır… Orada entellektüel kaygılara yer yoktur… Sorunların kaynağına inmeye cüret edenler ‘saf bilimden’ sapmakla, işe ideoloji ve politika karıştırmakla suçlanırlar ve gereği yapılır…

 

Sovyet Sisteminin çöktüğü ve Kürt hareketinin yükselişe geçtiği 1990’lı yılların başında, Sol hareketin önünü kesmek üzere faşist İtalya’dan ithal edilen TCK’nın 141 ve 142’nci maddelerinin yerini, Terörle Mücadele Kanunu aldı… “Asıl terör devlet terörüdür” başlıklı yazımdan yargılandığım davada yaptığım savunmada, Kanun’un ‘uygulanış tarzı’ veri iken, Terörle Mücadele Kanunu’nun adının Düşünce Özgürlüğüyle Mücadele Kanunu olarak değiştirilmesi gerektiğini söylemiştim…

 

Oysa, özgür düşünceyi, özgür tartışmayı, ifade özgülüğünü, basın-yayın özgürlüğünü yasaklayan bir rejim, bir toplum önünü göremez, yolunu bulamaz, çürür ve çöker…

Şimdilerde Türkiye’nin içine sürüklendiği sefil duruma bak, anlarsın…

Bu ülkenin mülk sahibi sınıfları ve yönetici elitleri sadece ‘uyduruk resmî ideolojiye dayanarak yönetemeyeceklerini biliyorlardı. Dinci gericiliği yardıma çağırmak zorundaydılar ve çağırdılar… Şimdilerde rejimin ‘İslamo-faşist’ bir nitelik kazanması bir yol kazası değil, bilinci bir tercihin sonucudur… Rejimin tüm kurumları adım adım dinci gericilik tarafından kuşatılmış durumda… Türk-İslam sentezi denilenin bir gereği olarak…

 

Fakat, resmî ideoloji tek başına yeterli olmaz… Onun yetersizliği polis, jandarma, mahkemeler ve cezaevleri marifetiyle telafi edilir…

 

Merdan Yanardağ neden hapse atıldı? Bir yerinden rejimin tabusuna dokunduğu için… Mesleğinin, işinin gereğini, yapılması gerekeni yaptığı için… Tabu, yasaklanarak korunandır… Gazetecinin misyonu ve varlık nedeni ‘gerçeği söylemek’-yazmak, kamuoyunu bilgilendirmektir… Sessiz çoğunluğun sesi olmaktır… Bir insan asıl işini, yapması gerekeni yaptı diye cezalandırılır mı? Maalesef Laik demokratik sosyal hukuk devleti denilende gayet mümkün… Esasen neoliberal küreselleşme çağında medya da zıvanadan çıktı… Misyonuna ve varlık nedenine külliyen yabancılaştı… Sermayenin ve ‘kutsal devletin’ elinde tam bir yalan, tahrifat, komplo ve provokasyon aracına dönüştü… Tabii ‘yalan makinasının’ yardımına koşan müesses nizamın siyasetçilerinin dahlini de unutmamak gerekir…

 

Durum böyle olsa da her şeye rağmen gerçeği söylemeye cüret eden gazeteciler, düşünce insanları, entellektüeller var ve olmaya devam edecek… İnsanlık var oldukça düşünce namusunun, entelektüel dürüstlüğün gereğini yapanlar hiç eksik olmayacak… Aksi halde durum umutsuz olurdu… Doğrusu Yanardağ’ın kendini “içerde” hissettiğini sanmam… Özgürlük ve haysiyet bilincine sahip olanlar için mapusane duvarları bir işe yaramaz… Hapse tıkarak onları engellemek mümkün değildir… Merdan Yanardağ dostumuza Ankara’dan selam olsun…

 

 

 

Tags: #KürthareketiAkpartiFikret BaşkayaKürt Sorunumerdan yanardağ
Previous Post

Gadir-i Hum Bayramı kutlanıyor

Next Post

Sanatçının zorunluluğu ya da sahiplenmesi gereken…

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi. Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi. Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Aracı da rotayı da değiştirme zamanı…
Manşet Haberler

Aracı da rotayı da değiştirme zamanı…

03/07/2026
Fikret Başkaya: “Şeylerin gerçeğiyle yüzleşme zamanı…”
Manşet Haberler

Fikret Başkaya: “Şeylerin gerçeğiyle yüzleşme zamanı…”

21/06/2026
Politik İslamcı son hamle…
Manşet Haberler

Politik İslamcı son hamle…

02/06/2026
İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında “siyasal casusluk” davası başlıyor
Manşet Haberler

İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında “siyasal casusluk” davası başlıyor

11/05/2026
“Terazi Bozuk”
Manşet Haberler

“Terazi Bozuk”

09/05/2026
Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor
Manşet Haberler

Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor

30/04/2026
Next Post
Sanatçının zorunluluğu ya da sahiplenmesi gereken…

Sanatçının zorunluluğu ya da sahiplenmesi gereken…

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Deniz Göktaş için uluslararası dayanışma çağrısı: platFORUM imza kampanyası başlattı

Deniz Göktaş için uluslararası dayanışma çağrısı: platFORUM imza kampanyası başlattı

by Sonhaber
14/07/2026
0

Avrupa merkezli sivil girişim platFORUM, ifade ve sanat özgürlüğüne yönelik ihlallere dikkat çekmek amacıyla Change.org üzerinden uluslararası bir imza kampanyası...

Hürmüz’de gerilim tırmanıyor: ABD İran’ı vurdu, Tahran Körfez üslerini hedef aldığını duyurdu

Hürmüz’de gerilim tırmanıyor: ABD İran’ı vurdu, Tahran Körfez üslerini hedef aldığını duyurdu

by Sonhaber
14/07/2026
0

ABD ile İran arasındaki askeri gerilim Hürmüz Boğazı ve Körfez ülkelerine yayılarak tırmandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Başkan Donald...

Magyar’dan Erdoğan’ın NATO hediyesine gönderme: Herkes tabanca vermez

Magyar’dan Erdoğan’ın NATO hediyesine gönderme: Herkes tabanca vermez

by Sonhaber
14/07/2026
0

Macaristan Başbakanı Péter Magyar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Ankara’da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine hediye...

Trump: İran’la anlaşma hâlâ mümkün

Trump: İran’la anlaşma hâlâ mümkün

by Sonhaber
14/07/2026
0

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la gerilime ilişkin yeni açıklamalarda bulundu. Oval Ofis’te düzenlenen imza töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump,...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik