MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, emeklilik sisteminde yapısal sorunlar bulunduğunu belirterek köklü düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.
Kalaycı, prim gün sayısı, emekli aylıklarının hesaplanması ve maaş artış kriterleri arasında farklılıklar bulunduğunu ifade ederek, mevcut sistemin emekliler arasında eşitsizlik yarattığını dile getirdi.
“Prim-maaş dengesi bozulmuş durumda” diyen Kalaycı, uzun yıllar prim ödeyenlerle daha kısa süre prim ödeyenlerin neredeyse aynı aylığı alır hale geldiğini söyledi. Kalaycı, bu tablonun emeklilik sisteminde kapsamlı bir değişikliği zorunlu kıldığını belirtti.
SSK, Bağ-Kur ve memur emeklileri arasında farklı uygulamalar bulunduğuna dikkat çeken Kalaycı, emekli aylıklarındaki artışların da farklı kriterlere göre yapıldığını hatırlattı. Kalaycı, tüm emekliler için daha adil ve ortak bir ölçüt oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Prim gün sayısındaki farklılığa da işaret eden Kalaycı, SSK’lıların 7 bin 200 gün, Bağ-Kur’luların ise 9 bin gün prim ödeme şartına tabi olduğunu belirterek, bu başlıkta da düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.
Kalaycı, 6 Şubat depremleri nedeniyle bütçeye büyük bir yük bindiğini, üç yıllık dönemde yaklaşık 100 milyar dolarlık maliyet oluştuğunu söyledi. Deprem bölgesindeki yatırım harcamalarının büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldiğini belirten Kalaycı, mali göstergelerdeki iyileşmenin sosyal düzenlemeler için alan açabileceğini savundu.
Hazine nakit dengesindeki gelişmelere dikkat çeken Kalaycı, geçen yılın ilk altı ayında 1 trilyon 293 milyar lira olan nakit açığının bu yıl aynı dönemde 1 trilyon 57 milyar liraya gerilediğini söyledi. Faiz dışı nakit dengesinde ise geçen yıl 270 milyar lira açık varken, bu yılın ilk altı ayında 368 milyar lira fazla verildiğini belirtti.
Kalaycı, bu gelişmelerin maliyenin elini rahatlatacağını savunarak, emeklilerin ve çalışanların beklentilerini karşılayacak düzenlemelerin yapılabileceğini ifade etti.
Emeklilik sistemine ilişkin tartışmalar, yüksek enflasyon, düşük emekli aylıkları ve farklı sosyal güvenlik statülerinden kaynaklanan eşitsizlikler nedeniyle uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alıyor.











