Çarşamba, Ağustos 19, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

“Mı kılite kou kerd vindi” Herkesin Bildiği Sır: Dersim Katliamı

Sonhaber by Sonhaber
15/11/2022
in Manşet Haberler, Türkiye
A A
0
“Mı kılite kou kerd vindi” Herkesin Bildiği Sır: Dersim Katliamı
0
SHARES
76
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Herkesin Bildiği Sır: Dersim Katliamı

Olanı biteni o dönemin şartlarına göre değerlendirelim diyebilmeyi çok isterdik. Ama yapamıyoruz, zira askerlerden kaçarken ses çıkarmasın, askerin eline geçmesin diye annesi tarafından derede boğularak öldürülen 5 yaşındaki çocuğun ahını almak istemeyiz. Üst üste yığılan cesetlerin tepesine diklemesine konulan 10 yaşlarındaki sarı saçlı çocuğun, nerede olduğu büyük ihtimalle bilinmeyen kemiklerini sızlatmamak için.

Dersimli Umur Hozatlı, 19 Mart 2005 tarihli Ülkede Gündem. Gazetesindeki makalesinde,1938 İkinci Dersim Harekâtı esnasında direnişçi Heme Mırze Sıl ile onu yakalayan komutan arasındaki konuşmayı aktarır: “Beyler, biz oyun oynamadık, savaştık ve yenildik. Sizden ve bizden ölenler oldu. Biz başaramadık, siz başardınız.”

Komutan başarısızlığın ve bugüne kadar teslim olmamalarının sebebini sorunca, direnişçi Heme Mırze Sıl yanıtlar: “Çünkü ben dağların anahtarını (Mı kılite kou kerd vindi) yani çok sevdiğim yiğit oğlumu çatışmada kaybettim:’ Dağların anahtarını halkımızın evlatlarının kişiliğinde yeniden bulmak umuduyla.

Dersim olayı, bir isyan değil; topyekûn imhaya karşı nefsi müdafaadır, kendini savunma temelinde bir direniştir. Ancak devlet mantığı, karşı gelen herkesi “asi” ve ” isyankâr” ilan etmek suretiyle, onun başvurmak zorunda kaldığı eylemi de ” isyan” gibi gösterme alışkanlığındadır. Halbuki sözcük anlamı itibarıyla „asi” ve isyankâr” ile silahlı ayaklanma, başkaldırma manasındaki “isyan” arasında kesin fark vardır.

 

“Dersim’de yaşanan korkunç olayların sorumluluğundan ne Cumhuriyetin kurucu babası Atatürk, ne o yılların tek partisi CHP, ne CHP geleneğinin sembol ismi İnönü, ne sağ muhafazakâr geleneğin temsilcisi Celal Bayar, ne de İslâmi muhafazakârların saygıyla andığı Fevzi Çakmak kurtulamaz.

20 Eylül’de İsmet İnönü Atatürk tarafından görevinden alınmış ve başbakanlığa Celal Bayar getirilmiş, bütçeye 1 milyon liraya yakın tahsisat konulmuş, ardından Diyarbakır’dan kalkan üç uçak filosu bölgeye bombalar yağdırmıştır. Bu uçaklardan birini Mustafa Kemal’in manevi kızı ve Türkiye’nin ‘ilk kadın pilotu’ Sabiha Gökçen kullanmıştır.

Seyit Rıza’nın aşiretine sığınan Koçgirili Alişer ve karısı Zarife öldürüldükten sonra Seyit Rıza ve iki adamı, bazı kaynaklara göre 5 Eylül’de, bazılarına göre 10 Eylül’de, kendilerine güvence veren Erzincan Valisi’ne teslim olmaya giderken tutuklanmışlardır. Dersim’in siyasi önderlerinden Baytar Nuri Dersimi ise yurt dışına kaçmayı başarmıştır.

’Kararın şu günlerde tefhim edilmesi (açıklanması) muhtemeldir. (8 Kasım 1937, Tan) 

Cumhur reisimiz Atatürk’ün, bugünlerde Şarki ve Cenubi Anadolu’da geniş bir tetkik seyahatine çıkmaları muhtemeldir… (9 Kasım 1937, Tan)

Atatürk Dün Akşam Şark Vilayetlerine Bir Tetkik Seyahatine Çıktılar Beraberlerinde Başvekil Celal Bayar ile Dahiliye ve Nafıa Vekillerimiz de Bulunuyor (13 Kasım 1937, Tan)

Seyit Rıza, Oğlu ve Avenesi Dün Sabah Elazizde İdam Edildiler. Tunceli hadisesine ait muhakeme hitam bulmuştur (bitmiştir). Tunçeli’de isyan eden 58 suçluya ait karar tefhim edilmiştir. Bu karara göre suçlulardan 11’i idama mahkûm olmuş fakat içlerinden dördü hakkında idam cezası yaşların geçkin olmalarından dolayı 30 sene ağır hapse tahvil edilmiştir. (16 Kasım 1937, Tan) 

 

“Cumhur reisimiz Atatürk, bugün saat 13’te Elaziz’i ilk defa olarak şereflendirdiler. Elazizliler, Büyük şefe karşı emsalsiz karşılama tezahüratı yapıyorlardı. “

Atatürk maiyetlerinde Başvekil Bayar, Dahiliye ve Nafıa Vekilleri, orgeneral Kazım Orbay, Umumi Müfettiş Korgeneral Alpdoğan ve diğer zevat olduğu halde Tunceli’ne gitmişlerdir… Atatürk saat 17 de Elaziz’e avdet buyurmuşlardır… (18 Kasım 1937, Tan)

O döneme Malatya Emniyet Müdürlüğü’nde görevli olan ve Emniyet Genel Müdürü Şükrü Sökmensür’in emriyle, Diyarbakır’da yeni yapılan Singeç köprüsünü açmaya gidecek olan Atatürk’ten Seyit Rıza’nın hayatının bağışlanmasını isteyecek ‘6 bin beyaz donluya meydan vermemek’ için, duruma el koyan İhsan Sabri Çağlayangil’e göre usule itiraz eden savcı izinli sayılarak göreve yardımcı getirilmiş, okuma yazma ve Türkçe bilmeyen sanıklara ne iddianame, ne avukat verilmiş, asabilmek için Seyit Rıza’nın yaşı 57’ye indirilmiş, oğlunun yaşı da 17’den 21’e çıkartılmıştı, bölge komutanı Alpdoğan Paşa, kararın yazılacağı boş kağıdı önceden imzalamıştı.

Çağlayangil şöyle bitirmişti: “Seyit Rıza’yı meydana çıkardık. Etrafta hiç kimse yoktu. Ama Seyit Rıza meydan insan doluymuş gibi sessizliğe ve boşluğa bağırdı: ‘Evladı kerbelayı. Bihatayı. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir’ dedi. Benim tüylerim diken diken oldu. Bu yaşlı adam rap-rap yürüdü. Çingeneyi itti, ipi boynuna geçirdi, sandalyeye ayağı ile tekme vurdu ve kendini astı. Gömüleceği yer türbe olmasın diye cenazesi de yakıldı…” (İhsan Sabri Çağlayangil, Anılar, Güneş Yayınları, 1990, s. 45-55.)

Ancak idamlardan sadece 1,5 ay sonra Dersim’de ilkinden de kapsamlı bir harekata başlandı… 6-16 Eylül 1938 arasındaki harekâtın bilançosu ise şöyleydi: “Tarama bölgesinden ölü ve diri 7.954 kişi çıkarılmıştır. 1.019 silah toplanmıştır.” (Reşat Hallı, s. 478)

Mustafa Kemal, hastalığı dolayısıyla Celal Bayar tarafından okunan 1 Kasım 1938’deki Meclis’i açış konuşmasında Tunceli’de ‘haydutluk ve eşkıyalık olaylarının bitirilerek ulusal egemenliğin sağlanmasından duyduğu kıvancı’ dile getirmiş, İsmet İnönü ‘Dersim müşkilesinden kurtulduk’ demiştir.

Hep yarım bırakılmış sayılan Dersim Seferi, bu kez nihai başarısına taşınmış ve böylelikle yüzyılların öcü alınmış olur! Mustafa Kemal Atatürk, ölümünden çok kısa bir süre önce, 1 Kasım 1938’de meclisin beşinci dönem açılış konuşmasında, Dersim zaferini ilan eder!

Bu konuda birkaç yıl önce devletin açıkladığı sayı 6 bin 868. Ama Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık öyle demiyor. Saltık, 9 yıl boyunca araştırma yaptı. Harekata katılan askerlere, ölenlerin akrabalarına ulaşmış, müzayedelerden, koleksiyonerlerden ve İngiliz Ulusal Arşivleri’nden yararlanmış. Son olarak da harekata komutanlık eden bir subayın Dördüncü Umum Müfettişlik raporuna ulaşmış. Tüm bunların sonucunda bir sayıya ulaşmış Hasan Saltık. Ölü sivil sayısı 13 bin 160, sürgün edilenlerin sayısı ise 11 bin 818.

 

Tags: 1938 Dersim KatliamıatatürkCelal BayarinönüTuncelitürkiye
Previous Post

İdlib`de intihar vakaları artıyor

Next Post

G20 zirvesi: Sonuç bildirgesi ,Tepkiler

Sonhaber

Sonhaber

Yazarın Diğer Yazıları

Hatay’a düşen mühimmat tartışma yarattı: İran Türkiye’yi hedef almadığını açıkladı
Manşet Haberler

Hatay’a düşen mühimmat tartışma yarattı: İran Türkiye’yi hedef almadığını açıkladı

05/03/2026
Birleşmiş Milletler Rojava için çağrıda bulundu
Dünya

Birleşmiş Milletler Rojava için çağrıda bulundu

13/02/2025
Suriye, Türkiye’den ithalat vergisini yüzde 500 artırdı
Ekonomi

Suriye, Türkiye’den ithalat vergisini yüzde 500 artırdı

16/01/2025
Beyaz Saray’dan Rojava mesajı: “Türkiye’nin kuzeydeki durumu istikrarsızlaştıracak bir adım atmasını istemiyoruz.”
Dünya

Beyaz Saray’dan Rojava mesajı: “Türkiye’nin kuzeydeki durumu istikrarsızlaştıracak bir adım atmasını istemiyoruz.”

11/01/2025
HTŞ’nin rejim devriminde Türkiye’nin rolü üzerine yabancı basına yansıyanlar
Dünya

HTŞ’nin rejim devriminde Türkiye’nin rolü üzerine yabancı basına yansıyanlar

21/12/2024
Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock’tan Suriye’deki süreci riske atmayın uyarısı
Dünya

Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock’tan Suriye’deki süreci riske atmayın uyarısı

12/12/2024
Next Post
G20 zirvesi: Sonuç bildirgesi ,Tepkiler

G20 zirvesi: Sonuç bildirgesi ,Tepkiler

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Cezalandırılan Kadın Bedeni, Cezasızlık ve Kadınların Hafızası

Cezalandırılan Kadın Bedeni, Cezasızlık ve Kadınların Hafızası

by Rabia Baldemir
18/08/2026
0

Paula Maier’in anlattığı cinsel saldırıyı yalnızca gözaltında gerçekleşmiş bireysel bir saldırı olarak ele almak, yaşananın politik niteliğini eksiltir. Burada bir...

ABD-İran hattında ateşkes çıkmazı: Tahran’dan “tam saldırı” tehdidi

ABD-İran hattında ateşkes çıkmazı: Tahran’dan “tam saldırı” tehdidi

by Sonhaber
18/08/2026
0

ABD ile İran arasında haziran ayında varılan geçici mutabakatın 60 günlük müzakere süresi, kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılamadan sona erdi. Washington...

İzmir’de taşeron işçiler yeniden eylemde: İş bırakma gündemde

İzmir’de taşeron işçiler yeniden eylemde: İş bırakma gündemde

by Sonhaber
18/08/2026
0

İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı modüler tuvalet ve bebek bakım alanlarında çalışan taşeron işçiler, çalışma düzenlerinin değiştirilmesi talebiyle Kültürpark’taki belediye holleri...

Asgari ücret mutfağa yetmiyor: Açlık sınırı 49 bin 556 lira

Asgari ücret mutfağa yetmiyor: Açlık sınırı 49 bin 556 lira

by Sonhaber
18/08/2026
0

Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi’nin ağustos ayına ilişkin çalışması, ücretlerle temel yaşam giderleri arasındaki makasın büyüdüğünü ortaya koydu. BES-AR’ın gıda...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik