Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), 1 Eylül 2024–31 Ağustos 2025 dönemine ilişkin dava izleme verilerini açıkladı. Türkiye genelinde 275 dava, 430 duruşma ve toplam bin 696 sanığın takip edildiği rapor, ifade ve basın özgürlüğü açısından çarpıcı bulgular ortaya koydu.
Mesleki izleme programını 2018’den bu yana sürdüren MLSA’nın raporunu Dava Takip Koordinatörü Semra Pelek sundu. Rapora göre bu adli yılda tutuklu yargılamalarda geçen yıla göre %560 artış kaydedildi; gazetecilik faaliyeti kapsamındaki haber, fotoğraf ve sosyal medya paylaşımlarının ise yaygın biçimde “delil” olarak kullanıldığı belirlendi.
SANIK PROFİLİ: EN ÇOK AKTİVİST VE GAZETECİLER YARGILANIYOR
Rapor, izlenen davalardaki sanık profillerini ve coğrafi dağılımı da analiz etti.
-
Sanıkların %52’si aktivist, %18’i gazeteci, %15’i öğrenci.
-
Avukat, siyasetçi ve sanatçılardan oluşan diğer gruplar ise toplam %15.
-
Davaların %52’si İstanbul’da, %17’si Diyarbakır’da, %15’i Ankara’da görüldü.
Bu tablo, protestoların ve gözaltıların büyük bölümünün İstanbul merkezli olduğunu ortaya koyuyor.
EN YAYGIN SUÇLAMALAR: “ÖRGÜT ÜYELİĞİ” VE “PROPAGANDA”
MLSA’nın incelediği davalarda en sık karşılaşılan suçlamalar şöyle sıralandı:
-
Örgüt üyeliği: 102 dava (%31,5)
-
Örgüt propagandası: 59 dava (%18,2)
-
2911 sayılı yasa ihlali: 42 dava (%13)
-
Kamu görevlisine hakaret: 35 dava (%10,8)
-
Cumhurbaşkanına hakaret: 27 dava (%8,3)
-
TCK 301 ve 216 kapsamında suçlamalar ise toplamda %12’nin üzerinde.
Rapor, barışçıl protestolara katılan aktivist, öğrenci ve gazetecilerin 2911 sayılı yasa kapsamında sıklıkla yargılandığını vurguluyor.
Raporda, gazetecilik faaliyetlerinin doğrudan suç delili olarak kullanıldığı belirtildi. Delillerin dağılımı şöyle:
-
Haber içerikleri: %53
-
Fotoğraf/görüntü: %49
-
Basın açıklamaları: %40
-
Sosyal medya paylaşımları: %41
-
Gizli tanık beyanları: %35
MLSA, haber üretim süreçlerinin ve yayın politikalarının sanık sorumluluğuna dönüştürülmesinin ifade özgürlüğü açısından ciddi tehdit oluşturduğunu kaydediyor.
Raporda öne çıkan bazı vakalar şöyle:
Saraçhane Gazeteciler Davası:
24 Mart 2025’te 200’e yakın eve baskın düzenlendi; fotoğraflar delil sayıldı. Tutuklanan gazeteciler ertesi gün serbest kaldı, davaların çoğunda beraat kararı çıktı.
Joakim Medin Davası:
İsveçli gazeteci Medin, Onur Yürüyüşü haberi nedeniyle gözaltına alınıp 11 ay 20 gün hapis cezası aldı.
Furkan Karabay Davası:
Yargı mensuplarına yönelik haberleri nedeniyle TMK 6/1 kapsamında yargılanan gazeteci Karabay, bu yıl üç kez tutuklandı; ilk duruşma 2 Aralık’ta yapılacak.
Medya Haber Soruşturması:
Gazeteciler Reyhan Hacıoğlu, Rahime Karvar ve Ahmet Güneş “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı; deliller arasında SGK kayıtları ve haber takibi gösterildi.
TUTUKLAMALARDA REKOR ARTIŞ
Bu adli yılda tutuklu yargılananların sayısı 66’ya yükseldi. Geçen yıl yalnızca 10 kişi tutuklu yargılanmıştı.
275 davanın 108’i sonuçlandı. Kararlar şöyle dağıldı:
-
%57 beraat
-
%21 mahkûmiyet (HAGB dahil)
-
%14 karma karar
-
%8 düşme/ret
Toplam verilen hapis cezası 197 yıl 2 ay, toplam para cezası 95 bin TL oldu.
MLSA: “SİSTEMATİK BİR BASKI MEKANİZMASI VAR”
Rapora göre:
-
Duruşmaların %58’i ertelendi, yalnızca %14’ünde esas hakkında karar verildi.
-
Çok sanıklı davalarda duruşma süreleri 20–35 dakika arasında kaldı.
-
TMK ve 2911’in ifade ve protesto özgürlüğünü sınırlamak için “sistematik biçimde” kullanıldığı gözlemlendi.
Raporun bulguları, AGİT ve Avrupa Konseyi standartlarına göre hazırlanarak uluslararası kurumlarla da paylaşıldı.
PANEL: “YARGI, HABER VE SANSÜR ÜÇGENİNDE GAZETECİLİK”
Rapor sunumunun ardından MLSA Eş Direktörü Barış Altıntaş’ın moderatörlüğünde bir panel düzenlendi.
Gazeteciler Diren Yurtsever, Ercüment Akdeniz ve görüntü yönetmeni Koray Kesik, Türkiye’de yargı süreçlerinin medya üzerindeki etkilerini ve sansür mekanizmalarını değerlendirdi.












