Perşembe, Mayıs 14, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Mültecilik 2

İlyas Zeki Kutlu by İlyas Zeki Kutlu
12/12/2023
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Yazarlar
A A
0
Mültecilik 2
0
SHARES
29
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

ilyas zeki Kutlu

‘’O gün neydi politik göçmenler için?’’ demiştim.

O gün, özgürlük anlamında derin bir soluk alabilmenin hazzı.

Ogün bazıları için çırılçıplak bir yalnızlık!

Veya o gün, bazıları içinse, mücadele coğrafyasının değişimiydi yalnızca.

Yani kısaca herkesin ortak bir paydası vardı Avrupa’ya adım attıklarında.

Artık yaşamsal bir tehdittin boyunduruğundan kurtulmuş yeni bir yaşam ve yeni bir mücadele alanı.

Genel olarak 70’li yılların ikinci yarısında ülkede faşizmin azgın saldırılarına karşılık yükselen devrimci muhalefetin bir yansıması olarak Avrupa’da da Türkiyeli göçmenler arasında bir muhalefet örgütlenmesi gerçekleşiyor. Ve bu örgütlenme 12 Eylül faşizmi sonrası politik göçmenler ile çok daha etkinleşerek, gerek politik göçmenler ile dayanışmak ve gerekse de özellikle ülkedeki faşizme karşı Avrupa halklarının duyarlılığına ve ülkelerin siyasal iktidarlarının Türkiye politikalarına yön verme noktasında rol oynayabilecek kadar etkili olabiliyorlar.

Yani benim gözlemlediğim kadarı ile yaklaşık on yıllık bir süreçte (1980-1990) Avrupa’da politik göçmenler bir anlamda üzerlerine düşen sorumlulukları kendi bilinç ve sorumluluk düzeylerinde yerine getiriyorlar.

Ama sonrası yaşanılan derin kırılma! Ayrışma ve yeni söylemler ile mücadele ekseninin kayış dönemi.

Bu süreçte yani 1980 sonrası Avrupa’ya iltica eden Politik göçmenler geldikleri ülkeye uyum sağlama ve o ülkede kendi gelecekleri adına bir düzen kurma mücadelesini ve hedeflerini de ihmal etmemişlerdir.

Sonrası mı?

Sonrası yani 1991 de Sovyetlerin kapitalizme teslimiyeti ile başlayan yeni bir dönem. Bu dönemin en belirleyici ideolojik tartışmalarını Avrupa solunda ve dolayısı ile Avrupalı politik mültecilerde görürüz bir şekilde.

Tam da en entelektüel ve en eğitimli Politik göçmenleri yaşadıkları ülkede kendi gelecekleri adına edindikleri yeni diplomalar! ile süreci sorgulamada kitleler üzerinde kurdukları etki ile.

Avrupa solu için Sovyetlerin teslimiyeti bir anlamda psikolojik olarak kendi sonları gibi gözükse de halen bir şekilde sınıf mücadelesinin sıcak yaşandığı ülkemizde bu teslimiyet aynı anda vücut bulmadı.

Aslında Türkiye solunun en belirgin ve en kitlesel örgütlenmesine sahip bir hareketin Avrupa ayağında bu teslimiyetin! tartışması ‘’sivil toplumculuk!’’ söylemi ile başlamış ve 1990 lı yılların başından itibaren etkisini gittikçe artırarak süreç içinde karşıtlarını da kendisine paydalamıştır.

Sözünü ettiğim hareketin dışında Türkiye merkezli diğer sol yapılanmaların bir kısmı kendi içlerindeki iktidar mücadeleleri ile kah ikiye, kah üçe veya bilmem kaç türeve bölünerek kendi dogmatik anlayışları ile varlıklarını sürdürmüşler ve halen de cemaatsel ilişkileri! İle sürdürmektedirler. Bu yapılanmalar benim değerlendirmelerimin konusu değil.

Ve Avrupa’da yaşam öyle akıyor ki, politik göçmenler açısından.

Üzücü ama gerçek olan bir durum.

Örneğin; ‘’ (adını yazmıyorum) X  hareketi mi kaldı artık?’’ diye kendisini ve geçmişini ideolojik olarak  inkar etmesini rahatlıkla dile getirebilen birilerinin çevresindekiler tarafından bir Devrimci! olarak saygınlık kazanması aslında bireylerin içsel hesaplaşmalarının! bir göstergesidir.  Yani artık politik göçmenlerin ayaklarının altındaki zemin de kaymış ve tıpkı ülkede cezaevlerinden çıkmış politik önderlerin! Geleceklerini örgütleme! mücadelesine denk düşen bir zeminde buluşulmuştur.

Sözün kısası yani. Ülkede ve elbette ki, yaşanılan ülkedeki sürece denk düşen bir yaşam ve mücadele anlayışı 1980 li yılların ilk evresindeki gerçekliğinden uzaklaşmış ve bugün bambaşka bir noktaya gelmiştir.  Kısaca yazayım aslında. Bu ne demektir?

Bu, şunlar demektir açıkça

Politik göçmenler artık geldikleri ülkeye ait değillerdir.

Politik göçmenler ülkeler arası! sınıf değiştirmişlerdir.

Politik göçmenler artık ürkektirler!

Politik göçmenler artık cezaevlerinde cefasını çektikleri ülkelerinin sefasını kendi yazlıklarında yaşamak istemekteler.

Politik göçmenler kendi göçmenliklerini bile unutmuşlardır gözlemlediğim kadarı ile. Çünkü hiçbirinin derdi değildir artık yeni politik göçmenlerin yaşam koşulları.

Ve daha birçok değişim.

Bu gözlem ve yazdıklarım seksen kuşağı politik göçmenleri için elbette. Sonrası kuşaktan gelen Politik göçmenler konusunda ‘’Avrupa’daki politik göçmenlerin asli görevleri ne olmalı?’’ Sorusuna yanıt aradığım yazımla devam edeceğim…

 

Not; okuyucuların dikkatine. Bu konuda, bu, öncesi ve sonrası yazacağım her yazımdaki kullandığım  sözcük ve her cümlem aslında üzerinde uzun uzun tartışmaların yapılabileceği konulara bir dokunuştur sadece..

 

 

 

 

 

Tags: Avrupa.Dünyailyas zeki kutluMültecilikSOl
Previous Post

Putin Körfezde: Avrupa medyasından tepkiler

Next Post

BİR KALIP SABUN

İlyas Zeki Kutlu

İlyas Zeki Kutlu

Yazarın Diğer Yazıları

Çekirge Operasyonu
Manşet Haberler

Çekirge Operasyonu

29/07/2024
Futbol, sistem ve Ali Koç…
Manşet Haberler

Futbol, sistem ve Ali Koç…

09/06/2024
Halkın Elektriği
Günlerden Sızan

Halkın Elektriği

27/05/2024
Manşet Haberler

MOTOR PATLATMAK

15/12/2023
CHP VE SOL
Manşet Haberler

CHP VE SOL

12/12/2023
Hatay’ın Stratejik ve Jeopolitik önemi
Manşet Haberler

Hatay’ın Stratejik ve Jeopolitik önemi

28/11/2023
Next Post
BİR KALIP SABUN

BİR KALIP SABUN

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

KARANLIK DOSYALAR, YARIM KALAN HAYATLAR VE BİR ÜLKENİN VİCDAN TESTİ

KARANLIK DOSYALAR, YARIM KALAN HAYATLAR VE BİR ÜLKENİN VİCDAN TESTİ

by Sarya Özgür
14/05/2026
0

Bir ülkede kadınlar kayboluyor, şüpheli şekilde yaşamını yitiriyor ve aradan geçen zamana rağmen gerçek hâlâ ortaya çıkarılamıyorsa; mesele yalnızca bir...

“Patili anne” sözleri TRT’de kriz yarattı: Ana haber spikeri yayından alındı

“Patili anne” sözleri TRT’de kriz yarattı: Ana haber spikeri yayından alındı

by Sonhaber
11/05/2026
0

Işıl Açıkkar’ın Anneler Günü yayını sırasında yaptığı konuşma sosyal medyada tartışma yarattı. Canlı yayında yaptığı konuşmada kendisini “patili anne” olarak...

Ateşkese rağmen İsrail’den Lübnan’a yeni saldırılar: Ölü ve yaralılar var

Ateşkese rağmen İsrail’den Lübnan’a yeni saldırılar: Ölü ve yaralılar var

by Sonhaber
11/05/2026
0

Lübnan’ın güneyindeki çeşitli yerleşim bölgeleri, İsrail ordusunun hava saldırıları ve topçu atışlarının hedefi oldu. Yerel kaynaklardan aktarılan bilgilere göre, saldırılarda...

İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında “siyasal casusluk” davası başlıyor

İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında “siyasal casusluk” davası başlıyor

by Sonhaber
11/05/2026
0

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan “siyasal casusluk” davasında ilk duruşma bugün İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik