Müzik sosyolojisine dair

Müzik sanatı matematik ve fizik gibi pozitif bilimlerle de hareket eden bir sistem olmakla birlikte; toplumsal etkileşimin en güçlü araçlarından biri olup, yine toplum içinde harmanlanan, gelişen ve değişen yanıyla dinamik bir yapıya sahiptir. Müziği sadece icrası, tarihsel dönem ya da matematiksel bir sistem içinde teknik açıklamalarla tarif etmek yetersiz kalacaktır. Kişinin duygu ve düşüncesine eşlik eden, hastalıkların tedavisinde kullanılan, dinsel ayinlerin vazgeçilmezi, ortak kimlik yaratmada misyon üstlenen müzik; hiçbir zaman sadece sanatsal ve de bilimsel bir gösterge olmadı. Müzik de dahil sanatın tüm alanlarında tüm toplumsal değişimleri görmek mümkün, hatta insan ve topluma müzik sayesinde bir kez daha bakabilmenin olanakları fazlasıyla mevcuttur. Siyaset ve sanat bağlamında söylersek müzik; üretildiği koşulların bir ürünü olarak kendisini var eder. İçinde bulunduğu toplumun tüm kültürel unsurlarıyla birlikte müzik kendisini konumlar ve toplumun da konumlanmasında görev alır.

Müzikal davranışın sosyal yönleriyle birlikte, müzik ve toplum arasındaki karşılıklı çok boyutlu ve çeşitli anlamlara gelen ilişkiyi inceleyen müzikolojinin alt başlığına müzik sosyolojisi adı verilir. Etnomüzikoloji dar ölçekli topluluklarla ilgilenirken, müzik sosyolojisi ise daha geniş ölçekte ilgilenir. Müzik sosyolojisi müzik üretimin ya da kültürünün toplumda yankısını bulduğu şeyler ya da olgularla ilgilenirken, değişen toplumsal koşullara bağlı olarak müzik ve kitle iletişimi bağlamında da ilgilenir. Ayrıca etnomüzikoloji, müzikoloji ve müzik sosyolojisi arasında esnek bir ilişki vardır. Müzik sosyolojisi kuramsal bir müzik eğitimini şart koşmuyor, yine bu alanda toplumu anlama yönünde çaba yürüten sosyologlar tarafından da yapılmış çalışmalar mevcuttur.

Müzik sosyolojisi hakkında ilk görüş açıklayan sosyolog Max Weber, yazılmış nota ve müzik aletlerinin standartlaşmasını örgütlenmiş bir toplumun ürünü olduğunu söylemekle birlikte, rasyonelleşmeyi de tarif etmektedir. Kültür sosyolojisi alanında düşünceler üreten Georg Simmel, müzik ile sosyal yapı arasındaki ilişkiler sayesinde meselenin tarif edilmesinden söz eder. Frankfurt Okulu`nun bilinen isimlerinden Theodor Adorno ise müziği ‘kültür endüstri’si içinde değerlendirerek müziğin kullanım değerinden çok değişim değeri tarafından yönlendirildiğine işaret eder. Müzik beğenisi gibi değerlendirmelerin zamanla biriktirilen kültürel sermayenin ürünü olduğunu söyleyen Pierre Bourdiu akla ilk gelenlerdendir. Türkiye`de ise müzik sosyolojisiyle ilgili ve özellikle Cumhuriyet sonrası kültür politikalarının en belirleyici kişilerinden biri olarak sosyolog Ziya Gökalp akla gelir. Yine Ziya Gökalp` in görüşleriyle paralellik gösteren Nurettin Topçu sayılmalıdır. Son yıllarda çeşitli sosyologlar tarafından yazılan müzik temalı makale ve kitapların yanı sıra, çeşitli müzisyenler de müziği toplumsal temelde anlamaya ve anlatmaya koyuldular.  Diğer yandan hem müzik eğitimi alıp hem de müziğin sorunlarını bir sosyolog gibi anlatmaya çalışmak belki de meseleleri daha bütüncül kavramaya olanak sağlayacaktır. Yazının konusu gereği müzik sosyolojisi alanında düşünen ve yoğun çaba gösteren Edip Günay`dan söz etmek gerekir. Edip Günay, Marmara Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü`ndeki eğitimim sırasında hocam olamasa da müzik bölümüne ve de Türkiye müzik tarihine kazandırdıklarını iyi bilenlerdenim. Bin bir zorluklarla kurulan Müzik Bölümü Kütüphanesi`ne armağan ettiği sayısız kitapların dışında, Türkiye`de müzik sosyoloji alanında yazılmış ilk kaynak kitabın da yazarıdır.

Edip Günay (31 Mart 1931/26 Temmuz 2010) 1948 yılında Erzurum Erkek İlköğretim Okulu`nu bitirdikten sonra Eduard Zuckmeyer`in bölüm başkanlığı yaptığı Gazi Üniversitesi Müzik Enstitüsü`nde müzik eğitimi aldı ve 1951 yılında mezun olduğu okulda Bernhard Klein`in asistanı olarak göreve başladı. Daha sonra Almanya`da üç yıl keman ve oda müziği alanındaki eğitimin ardından, 1978 yılında ‘Fon Müziğinin İnsanın Çalışmasına Etkisini’ inceleyen deneysel çalışması ile bilim doktoru ünvanını aldı. Akademik kariyerine Marmara Üniversitesi`nde doçent ve profesör ünvanları alarak devam etti. Yedi yıl müzik öğretmenliği, üç yıl Gazi Müzik Öğretmenliğinde asistanlık, Dokuz Eylül Üniversitesi Müzik Bilimleri Bölümü`nde altı yıl öğretim görevlerinin ardından, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü`nde on yıl görev yaptıktan sonra emekliye ayrıldı ve son olarak İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü`nde dersler verdi. Kopuz Oda Orkestrası`nın da üyesi olan Edip Günay, yazdığı makale ve çevirilerin dışında katıldığı seminer ve konferanslarda da müziğin sorunlarına ilişkin düşünce/ler üretmeye çalışan müzik ve bilim insanıydı. Ayrıca Bağlam Yayınları Müzik Dizisi`nde editörlük de yapmıştır. Yayınladığı kitapları arasında Ali Uçan ile Çevreden Evrene Keman Eğitimi adlı on bir ciltlik kitap dizisi, halen Marmara Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü`nde görev yapan  Mehmet Ali Özdemir ile Müzik Öğretimi Teknolojisi ve Materyal Geliştirme (Bağlam Yayıncılık/2003) ve son olarak Türkiye müzik tarihinde müzik sosyolojisi alanında kayda geçen ilk eser olması nedeniyle özel bir yere sahip olan; Sosyolojiden Müzik Kültürüne Bir Bakış alt başlığı ile Müzik Sosyolojisi (Bağlam Yayıncılık/2006)* adlı eseridir.

Bilimsel çalışmaların en önemli kriteri, kitap kaynağını olabildiğince geniş tutabilmekten geçiyor. Edip Günay bu çabayı ve titizliği gösteren bir bilim insanı olarak, yüze yakın kaynak taraması ile çalışmasını verimli kılmış. Kitabın giriş kısmı olan birinci bölümde, kendi ifadesiyle bileşke bilim olan müziğin ‘ne’liği ve sosyolojinin ne anlama geldiğine ilişkin detaylı açıklamalarla başlıyor. İkinci bölümde ise müzik sosyolojisinin tarih, siyaset, hukuk, ekonomi, psikoloji, pedagoji gibi bilimlerle ilişkilerinin neler olduğuna dair oldukça geniş bilgiler sunmakla birlikte yorumlamalarda da bulunuyor. Sosyolojinin başvurduğu önemli kavramların neler olduğunu, müzikle kurduğu ilişki bağlamında nasıl ele alınması gerektiğini ‘Terimler, Açıklamalar ve Kavramlar’ başlığıyla üçüncü bölümde anlatıyor. ‘Müzik ve Toplum Üzerine’ başlığıyla dördüncü bölümde halk eğitimi, dahası müzik eğitimini nasıl olması gerektiği konusunda düşüncelerini anlatır. Müzik sosyolojisi eğitimi alan kişilerin neler yapması ve nasıl çalışması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunuyor. Yine halk müziği ve göç, halk müziği ve gelenek başlıklarına ek olarak, halk müziğinin metalaşmadan payını alıp almadığını da sorguluyor. Aynı bölüm içerisinde ve son olarak ‘Müzik Eğitimcileri Yetiştirmek’ başlığı ile belki de en önemli konu ya da soruna parmak basıyor. Müzik eğitiminde genel yaklaşım ya da eğitim felsefenin nasıl olması gerektiği konusunda detaylı tartışma ve sonuç alıcı metotları sürekli düşünmek/sınamak gerekliliğinden hareketle; müzik eğitimcisinin okul ve çevre eğitiminde göstereceğini umduğumuz davranışlarının, bu davranışların üstünde çok zengin bilgi ve becerilerle donatılmış olmasını düşünmek zorundayız. Ancak böylece eğitimciye, gereken mesleki davranış özgürlüğünü, problem çözmedeki yetkinliğini, yaratıcılığını ve eğitim sanatından zevk duyma ile kendisini mesleği aracılığı ile gerçekleştirme imkanlarını sağlayabiliriz, görüşüyle eseri sonlanıyor.

Müzik ve sosyolojinin nerede başlayıp nerede bittiğini tam olarak kestiremediğimiz ve Edip Günay`ın tarifiyle bileşke bilim müzik sosyolojisi alanında çalışma yürüten ve düşünce üreten yeni isimlere de rastlıyoruz. Özellikle 1980 sonrası müzik ve toplum ilişkisine dair önemli çalışmalar yapılmaktadır. Yine bu alanda çalışmalar yapan Vural Yıldırım, Ersin Antep, Ali Ergur, Ayhan Erol, Ayten Kaplan, Güneş Ayas gibi isimlerden de bahsetmek gerekir.

Felsefeci Ömer Naci Soykan`ın deyimiyle müzik, insan benliğine seslenir. İnsan benliği de tüm kültürel, siyasal ve toplumsal alanların özüne işaret eder. Yine sanat ya da müzik eğitimi toplumsal eğitim içinde önemli bir temeli oluşturduğu için Hegel`in de ünlü değinisi ile “Tüm sanatların toplandığı bir bütününü müzik sanatı temsil eder.” Sanatçının üretimini toplumsal emeğin içerisinde tarif ettiğimizde, toplumsal üretim koşul ve ilişkilerinden bağımsız sanat üretimi mümkün olamadığı gibi, tüm sanatların toplandığı bir bütün olan müzik açısından bu hiç mümkün değildir. Son tahlilde müzik; tarihsel, ideolojik ve kültürel etmenlerle birlikte hareket eden ve her gün kendisini yeniden üretmesi nedeniyle sosyolojik bir olgudur aynı zamanda. Müzik sosyolojisi de müzik üretimi, temsili ya da icrası, alımlama/anlama, tüketimi, ekonomi-politik ve toplumsal işlevi… Gibi konularda görüşler oluşturmamıza yardımcı olur. Sanatın dahası müziğin varlığını belirleyen şeyin/şeylerin ne olduğuna dair cevaplar bulma yönündeki çabamız ise, insan var oldukça devam edeceğe benziyor. On yıl önce yitirdiğimiz sanat ve bilim insanı Edip Günay, Türkiye müzik tarihine katkıları nedeniyle her daim hatırlanacaktır.

Özden Çiçek

Kaynakça

  • Ali Ergur, Portedeki Hayalet, Müziğin Sosyolojisi Üzerine Denemeler, Bağlam Yayınları, 2002
  • Ayhan Erol, Popüler Müziği Anlamak, Kültürel Kimlik Bağlamında Popüler Kültür Müzikte Anlam, Bağlam Yayıncılık, 2002
  • Ayten Kaplan, Kültürel Müzikoloji, Bağlam Yayınları, 2005
  • Doğu Batı Düşünce Dergisi, Önce ‘Müzik’ Vardı, Sayı 62, 2012
  • Edip Günay, Müzik Sosyolojisi, Sosyolojiden Müzik Kültürüne Bir Bakış, Bağlam Yayınları, 2006
  • Güneş Ayas, Müzik Sosyolojisi, Kuramsal Bir Giriş, İthaki Yayınları, 2020
  • Meral Özbek, Popüler Kültür ve Orhan Gencebay Arabeski, İletişim Yayınları, 1991
  • Ömer Naci Soykan, Müziksel Dünya Ütopyasında Adorno ile Bir yolculuk, Bulut Yayınları, 2000
  • Özgür Balkılıç, Temiz ve Soylu Türküler Söyleyelim, Türkiye`de Milli Kimlik İnşasında Halk Müziği, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2015
  • Toplumbilim, Müzik Özel Sayısı 9, Bağlam Yayınları, 1999
  • Toplumbilim, Müzik ve Kültürel Kimlik Özel Sayısı 12, Bağlam Yayınları, 2001
  • Ünsal Oskay, Müzik ve Yabancılaşma, Aristo, Huizinga ve Adorno Açısından Bir Ön Çalışma, Der Yayınları, 2001
  • Ve Müzik, Araştırma ve Yorum Dergisi, Sayı 6, Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü, 2000

 

 

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x