Narsist kişilik bozukluğu

Haber Global’de Jüledi Ateş’in sunduğu 40 programına konuk olan Perinçek, “Doğu Perinçek herhangi bir gizli serviste çalıştı mı?” sorusuna tepki göstererek, “ siz bunları nasıl , hangi cesaretle Türkiye’nin en karekterli kişilikli insanına sorabiliyorsunuz “ dedi .

Glabol TV de Kendisini “ ülkenin en karekterli insanı “ ilan eden sayın Doğu Perinçek’in bu söyleminin aklıma getirdiklerini paylaşmak isterim .

Narsist kişilik bozukluğunun tipik bir örneği olan bu söylem ; Hepimizin iş , ev eğitim , ortak platform , sosyal ve siyasal çevremizde  zaman zaman rastladığımız bu kişiliklerin ortak genel karekterleri ile ilgili kimi tespitleri ve Ansiklopedik bilgileri kısaca aktarmak isterim.

Bir çoğumunuz “ aaa evet bu özellikler aynı falan ve filanda da var “ dediğinizi şimdiden duyar gibiyim.

Sigmund Freud Narsisizmi ‘Dış dünyadan soyutlanan libidonun (cinsel enerji) egoya (ben) yönlendirilmesi’ şeklinde açıklamıştır. Yani libidonun büyük bir depoda toplanır gibi egoda toplanması ve daha sonra nesnelere yönlendirilmesi; fakat kolaylıkla tekrar soyutlanarak egoya yönlenmesi durumudur. “ der.

Narsisistik kişilik bozukluğu olan kişiler, başkalarının düşünce ya da isteklerine gereken ilgiyi gösteremeyen kişilerdir. Plan ve hedeflerine ulaşamadıklarında, gereken ilgiyi göremediklerinde aynı Narkissos gibi erirler, çökerler. Başkalarının hakkına saygı göstermeden ve gerçeklerle bağdaşmasa bile daima kendilerini haklı göstererek ve o hedefi, gerekli emeği vermeden bile hakketmiş sayarak en önde, en gözde ve tek olmak isterler. Kendilerini başkalarının yerine koyamaz ve başkalarını anlayamazlar. Sanki her şey sadece kendileri için vardır ve ne olursa olsun her şeyin kendi amaçlarına hizmet etmesi gerekir. Başkalarının fikir ve hareketleri kendi amaçlarına hizmet ediyorsa vardır, aksi halde bu fikir ve hareketler tahammül edilemez düşüncelerdir. Gerçekle bağdaşmayan, başkalarının zararına olup sadece kendi çıkarlarına uygun, kendi plan ve hedeflerine hitap eden maddi ve manevi kazanç sağlayabilecek plan ve hedeflerine ulaşamadıklarında öfkelerine hakim olamaz, saldırganlaşır, çöker, hatta ağır psikotik tablolara girerler

Narsizm efsanesini biliyor muydunuz?

Güzelliği ile bilinen, herkesin aşık olduğu ama kendisine aşık olanlara yüz vermeyen bir Yunan tanrısıdır Narsius. Bir gün ormanda avlanırken gölden su içmek ister ve suya yansıyan görüntü karşısında büyülenir, kendi yansımasına aşık olur. Gölün kenarından bir türlü ayrılamaz ve orada ölür. Efsaneye göre bugün nergis olarak bildiğimiz çiçeğe dönüşür. Narsistik kişilik bozukluğu da ismini bu efsaneden alır.

NARSİST KİŞİLİK BOZUKLUĞU NEDİR?

Narsisistik kişilik bozukluğu (NKB), bir insanın aşırı şekilde kişisel yeterlilik, güç, prestij ve kendini üstün görme ile zihinsel olarak meşgul olup bu durumun kendisine ve başkalarına verdiği yıkıcı hasarı görememesine neden olan bir kişilik bozukluğudur. Tahminlere göre toplumun %1 gibi bir kesiminde görülmektedir. İlk kez 1968 yılında formüle edilen bu rahatsızlık megalomani olarak da adlandırılır. Egosantrizmin oldukça sert bir formudur

Narsizm çok zel bir türü de; Roma sezarları, Mısır firavunları, diktatörler gibi çok güçlü kişilerde bulunan türüdür. Bu insanlar adeta nefes alıp yürüyen yeryüzü tanrıları gibidirler kendi gözlerinde. Yaşam ya da ölüm gibi önemli doğa olaylarına bile bir tek cümleyle karar verebilmekteydiler. En büyük korkuları güçlerini kaybetmeleri, ölüm, etraflarındaki herkesin kendilerine düşman olmasıydı. Güçlerinin ve şehvetlerinin bir sınırı yokmuş gibi davranmaya çalışırlar, sayısız insan öldürüp, sayısız şatolar kurarlardı. Varlıklarının kendilerinin de çözemediği sorununu insan değilmiş gibi çözmeye çalışsalar da aslında durumları düpedüz deliliktir. Dış dünya ‘ben’ olmadığı için, narsisist kişi dış dünyayı anlayamaz/algılayamaz ve bu durum kişide korku yaratır. Diktatör gitgide daha yıkıcı, daha yalnız ve korkak olur.

Narsistik kişilik bozukluğu tanı özellikleri nedir?

Kişilerde bulunan narsistik özellikler, artistik, dramatik, dramatik veya atletik başarılar şeklinde tanımlanabilir. Bu kişiler kendileriyle meşgul gibi görünseler bile, kendilerini değersiz, yüzeysel ve aşağılık derecede hissetme eğilimi içindedirler. Başkalarının eleştirilerine gelemezler. Karşısındakileri kendi istekleri ve amaçları için kullanmayı severler. Güç ve sevgide doyumsuz, kendilerini eşi bulunmaz biri olarak görme özellikleri vardır. Kimseyle empati kuramazlar. Karşısındakilerden onay ve ilgi beklerler. Beklentileri karşılanmadığında benlik saygıları sarsılır, kırgınlık ve çökkünlük yaşarlar. Kendilerine ilgi göstermeyen, saygı duymayan herkesi küçümserler. Hayallerini abartmaya, kendilerini haklı çıkartmaya, başkalarını kandırmaya çabalarlar. Umutsuzluğa kapılmadan, tüm gerçekleri saptırırlar. Başkalarına imrenir, rahatlarından ödün vermezler. Başkalarını kıskanır, kendilerini beğenirler. Bu kişilik bozukluğu, antisosyal, Borderline ve histrionik kişilik bozuklukları ile birlikte görüldüğünden, teşhisi oldukça zordur. Bu kişiler yaşları ilerledikçe, güzellikleri ve güçleri kayboldukça oldukça zorlanırlar. Olumsuzluklar karşısında öfkelenir, intikam duygusu beslerler. Yaşamlarına yapılan eleştirilerde umursamaz hal alırlar. Yapılan eleştirileri değersiz görürler. İnsanları kullanmayı severler.

Narsistik kişilik bozukluğu tanı kriterleri nedir?

Aşağıdaki kriterlerin beş tanesinin ya da daha fazlasının bir arada olması halinde kişiye narsistik bozukluk tanısı konulabilir.

Kendisinin çok önemli olduğunu düşünen kişiler

Sürekli olarak sınırsız güzellik, zeka, güç veya kusursuz sevgi üzerine kafa yoran kişiler

Her zaman beğenilmek isteyen kişiler

Kendinin eşi bulunmaz biri olduğunu düşünen kişiler

Kendinin kayırılacak biri olduğunu düşünen ve hak kazandığını zanneden kişiler

Başkalarını kendi çıkarları için kullanan kişiler

Başka insanların duygularını anlamada isteksiz kalan, empati yapamayan kişiler

Başkalarını kıskanan ya da başkalarının onu kıskandığını düşünen insanlar

Kendini beğenmiş ve küstah bir kişiliğe sahip olan kişiler

 

Narsistik kişilik bozukluğunu ortaya çıkaran nedenler nedir?

Bu bozukluğa sahip olan kişiler, erken çocukluk dönemlerinde kişilik bütünlüklerinin sağlanması ve korunması için, çevreden tepkilere ihtiyaç duymaktadır. Anne ve babadan yeterli duygusal sıcaklığı görememiş olan çocuklarda duyguların gelişimi yüzeysel olur. Anneye kendini fark ettiremeyen çocuk, anne imgesinden mahrum kalır. Anne ve babanın çocuğun özelliklerini sürekli olarak yüceltmesi, öz benlik duygusunun sürekli olarak beslenmesine neden olur. Bunun narsistik bozukluğun ortaya çıkmasında önemli bir katkısı bulunmaktadır. Çocukluk çağındaki travmalarda gelişimi bozan nedenlerdendir. Bu bozukluğa sahip olan ailelerin çocuklarında görülme olasılığı oldukça fazladır.

 

NARSİST OLABİLİR MİSİNİZ?

Uzm. Klnk. Psk. Zehra Erol, narsist kişilerin karakter özellikleri hakkında bilgi veriyor.

Her şeyin en iyisini onlar bilir, hep ilgi odağında olmak isterler. Kendilerini kusursuz gördükleri gibi hata yapmak ise hiç onlara göre değil. Bu özellikler Narsist kişilik özelliklerinden sadece birkaçı. Benzer duygu durumunu siz de mi yaşıyorsunuz.

Narsistik kişilik bozukluğunda kişi kendini aşırı derecede önemli ve kusursuz görür. Büyüklenme, hayranlık ihtiyaçları ise yoğundur. Dikkat çekmek, ilginin kendisinde olması bu kişiler için önemli olmakla birlikte başarılarını abartır, başkaları tarafından eleştirilmeye ise hiç katlanamazlar. Olaylar karşısında kendilerini yetkin görür, diğer insanlarla empati kurmada, dinlemede, onların bakış açısını algılamada ise çoğu zaman yetersiz kalırlar.

Üsküdar Üniversitesi Feneryolu Polikliniği’nden Uzm. Klnk. Psk. Zehra Erol, narsist kişilerin kendi iddialı gördükleri yönlerini abartmayı sevdiklerini söylerken, diğer insanların başarılı gözüken yönlerini de değersizleştirdiklerini ve onları kıskandıklarını belirtiyor.

Bu kişilerin kendi yanlışlarını kabul etmelerinin güç olduğunu ifade eden Erol, bir sorun karşısında mutlaka mantıklı sebepler gösteren bu kişilerin gözle görünür nedenler olsa dahi hataları ile yüzleşmek istemediklerinin altını çiziyor.

Kırılgan özsaygıları nedeniyle hayranlık ve ilgi ihtiyaçları çok fazladır, insanlarla ilişkilerde karşısındaki kişinin hayranlığını hissetmek önemli olsa da kişiler arası ilişkilerde mesafe ve soğukluk vardır diyen Erol, bu kişilerin yakınlarının davranışlarını kontrol etme eğiliminde olduklarını kaydediyor.

NARSİSTLER KENDİ HEDEFLERİ İÇİN BAŞKALARINI KULLANIRLAR

“Onların faaliyetlerini ve uğraşlarını da yönetme istekleri vardır. Aile üyelerinin başarıları ile kendi başarılarıymış gibi övünürler. Kendi hedeflerine ulaşmak için başkalarını kullanmak bu kişiler için doğaldır. İlişkilerde karşı tarafı oldukça zorlarlar. Bu kişilerle ilişki kurarken net ifadeler kullanmak oldukça önemlidir. Özellikle sınırların netliği açık anlaşılır, kısa cümleler, basit cevaplar önemlidir. Sizi yönlendirmeye çalıştığında uzun uzun anlatımların faydası yoktur. Detaylı bilgi verdiğinizde sizi anlayacağına inancı gerçekçi bir beklenti değildir.

NARSİSTLER TEDAVİDEN KAÇINIRLAR

Kendini eleştiren, kendisine uymayan yaklaşımlarda sizinle ilişkiyi tamamen kesebilirler. Olaylar karşısında bekledikleri tepkiler vardır, bunun dışında bir yaklaşımda aşırı öfkelenebilirler. Onlara ne yapacağını söylemek ya da onları değiştirmeye çalışmaktan çok anlamaya ve tanımaya çalışmak önemlidir. Empati de yetersiz kaldıkları için karşısındaki kişiyi anlamakta zorlanırlar. Bu nedenle olaylar karşısında yapıcı yaklaşmak ve destek vermek ilişkiyi olumlu etkiler.

Çevresindeki kişiler ilişkilerinde zorluk yaşadıkları için terapiye yönlendirseler de tedaviye katılım onlar için oldukça zordur. Uzun süreli iç görüye dayalı terapiden faydalansalar da istekli değillerdir.

 

Zeynel A. Göçer

 

 

Haber Etiketleri
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x