Nâzım Hikmet `siz 58 yıl

Nâzım Hikmet vefatının 58’inci yılında Moskova’da mezarı başında anıldı

Ünlü şair Nazım Hikmet, vefatının 58’inci yıl dönümünde Rusya’nın başkenti Mıoskova’da törenlerle anıldı.

3 Haziran 1963’te hayata gözlerini yuman şair Nâzım Hikmet Ran, 58. ölüm yıldönümünde Moskova’daki ebedi istirahatgahında Novodeviçi Mezarlığı’ndaki kabri başında sevenleri tarafından anıldı.

Anma törenine Moskova’daki Türk toplumu ve iş dünyasının temsilcileri, Türk ve Rus diplomatlar, akademisyenler ve öğrenciler de katıldı. Nazım’ı anlatan konuşmaların ardından mezarına kırmızı karanfiller konuldu.

Anma programı 2 Haziran’da Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı tarafından tarafından “1.Uluslararası Bilimsel ve Uygulamalı Gençlik Konferansı” ile başladı.

Nazım Hikmet kimdir?
Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden Nazım Hikmet Ran, 20 Kasım 1901’de Selanik’te doğdu. Türk şiirinin evrensel ismi Nazım Hikmet Ran’ı, Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi Asya ve Afrika Ülkeleri Enstitüsü, Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Rusya ve Doğu Kulübü birlikte şairin ölüm yıl dönümüne özel etkinlikler gerçekleştiriyor. Şairin asıl adı Mehmet Nazım olsa da edebiyat tarihinde Nazım Hikmet adıyla tanındı. Ünlü şair, ‘Ran’ soyadını ise eşi Piraye Hanım’ın önerisiyle sonradan aldı.

NAZIM HİKMET’İN KARİYERİ
İlk şiiri Feryad-ı Vatanı 3 Temmuz 1913’te yazdı. Aynı yıl Mekteb-i Sultani’de ortaokula başladı. Bir aile toplantısında denizciler için yazdığı bir kahramanlık şiirini Bahriye Nazırı Cemal Paşa’ya okuyunca Bahriye Mektebi’ne gitmesine karar verildi. 25 Eylül 1915’te Heybeliada Bahriye Mektebi’ne girdi, 1918’de 26 kişi içinden 8. olarak mezun oldu. Karne değerlendirmelerinde zeki, orta derecede çalışkan, elbisesine özen göstermeyen, sinirli ve ahlaki tavırları iyi bir öğrenci görülmektedir. Mezun olduğunda dönemin okul gemisi Hamidiye gemisine güverte stajyer subayı olarak atandı. 17 Mayıs 1921’de aşırıya kaçan halleri bulunduğundan ordu ile ilişiği kesildi.

Nazım Hikmet, 1920’de arkadaşı Vâlâ Nureddin ile Milli Mücadele’ye katılmak üzere ailesinden habersiz Anadolu’ya geçti, Bolu’da öğretmenlik yaptı. Daha sonra Batum üzerinden Moskova’ya giderek Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi’nde siyasal bilimler ve iktisat okudu. 1921’de gittiği Moskova’da devrimin ilk yıllarına tanık oldu ve komünizm ile tanıştı. 1924’te Moskova’da yayınlanan ilk şiir kitabı 28 Kanunisani sahnelendi. O yıl Türkiye’ye dönerek Aydınlık Dergisi’nde çalışmaya başladı, ancak dergide yayınlanan şiir ve yazılarından dolayı 15 yıl hapsi istenince tekrar Sovyetler Birliği’ne gitti. 1928’de Af Kanunu’ndan yararlandı ve Türkiye’ye döndü. Bu defa Resimli Ay dergisinde çalışmaya başladı. 1938’de 28 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 12 sene tutuklu kaldı.

Barışseverler Cemiyeti’nin kuruluşunda yer aldı. 12 sene süren tutukluluktan sonra askere alınacağı ve öldürüleceği endişesiyle 1950 yılında Stalin yönetimindeki Sovyetler Birliği’ne giden Nazım, 25 Temmuz 1951 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasının ardından, büyük dedesi Mustafa Celaleddin Paşa’nın (Konstantin Borzecki) memleketi olan Polonya’nın vatandaşlığına geçerek Borzecki soyadını aldı.

 

 

Haber Etiketleri
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x