Cumartesi, Nisan 18, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Nefret Çukuru

Mert Kaya by Mert Kaya
03/04/2022
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Türkiye
A A
0
Nefret Çukuru
0
SHARES
11
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Mert Kaya

Rumların Medyada Temsil Sorunu

Herkes biraz ötekidir. Hepimiz bir diğerinin ötekisiyiz, ancak bir toplumsal birlik, cemaat ya da topluluk söz konusu olduğu zaman, öteki, bir toplumsal bütünlüğün bir diğerini ezmesi ya da tahakküm altına almasına neden olan bir unsur olarak karşımıza çıkar. Öteki her zaman ya azınlık ya güçsüz ya da marjinaldir. Öteki tam da bu nedenlerle “acayip”tir, “tuhaf”tır, “ahlak dışı”dır. Bu karara örgütlü şekilde ulaşılır üstelik. Devletler, azınlık, güçsüz ya da marjinal diye tanımladıkları ötekileri, cemaat sistemine “uygun” hale getirmek, “makbul vatandaş” kılığına bürümek için baskılarını arttırır. Bu baskıları bazen sadece kendi de yapmaz.

Rumlar, bu toprakların yüzyıllardır dayak yiyen çocuklarındandır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş günlerinde sayıları milyonlarla ifade edilen bu topluluk bugün resmi olmayan kaynaklara göre sadece iki bin civarında. Mübadeleyle başlayan göç, varlık vergisiyle devam eden baskı, 6-7 Eylül olaylarıyla devam eden şiddet, Kıbrıs harekatıyla başlayan korku sayılarının azalmasına sebep olarak sunulabilecek durumlar olarak gösterilebilir. Bugün sayıları birkaç binle sınırlı kalan bu azınlık grubu, toplumsal manada temsiliyetini yitirmiş durumdadır.  Din-dil özgürlüğünde yaşanan sıkıntıların yanı sıra temsiliyet konusunda yaşanan sıkıntılar, Anadolu Rumlarını içinden çıkılmaz bir duruma, kaybolmuş bir millet umutsuzluğuna, coğrafyayı terk etme durumuna sürüklemeye devam etmektedir.

Televizyonların yaygın olmadığı zamanlarda Sinema’nın değerinin herkes için başka olduğu açıktır. Yeşilçam sineması seyirciye yeni bir şey söylemektense, toplumda gördüğünü yakın fakat biraz daha farkı bir şekilde sunmayı tercih etmiştir. Yeşilçam’da azınlıklar meselesini Dilara Balcı “Yeşilçam’da Öteki Olmak” (2013) kitabında çok güzel anlatır. Agos gazetesinin Dilara Balcı ile kitabı hakkında yaptığı röportajda, Balcı, Yeşilçam kalıplarına göre Müslüman kadınların iffetli, gayrimüslim kadınların ise iffetsiz, güvenilmez, vamp kadınlar olduğunu belirtmiştir. Kıbrıs sorunuyla birlikte, Rumlara yönelik nefret duyguları daha da arttığını sözlerine eklemiştir. (Sarı, L. 2013, 6 Eylül)

Varlık Vergisi (1942), 6-7 Eylül olayları (1955) ve Kıbrıs Harekâtı düşüldüğünde, Rumlara karşı yükselen nefretin sinemadaki yansımasının da 1950-1970’li yıllar arasına denk gelmesi şaşırılacak bir durum değildir. Devlet’in gayrimüslim azınlıklara uyguladığı yasalara, toplumsal tabandan destek almak amacıyla sinemanın yardımını kullandığı açık şekilde karşımıza çıkıyor. 1980’li yıllara gelindiğinde ise sayıları üç bin kişinin altına inen ve artık “tehlikeli” olarak görünmeyen Rumlarla ilgili olarak kullanılan kalıpların azaldığını görebiliyoruz. E zaten artık kalmayan bir topluma neden baskı uygulansın ki…

1960-80 arası dönemde çekilen filmlerde dikkati ilk çeken unsur Rum kadınlarına yönelik olumsuz yakıştırmalardır. Rum kadınının cinselliğinin, diğer gayrimüslim kadın karakterlere kıyasla çok daha ön planda tutulduğu, üstelik bu karakterlerin cinselliklerini kullanarak para kazandıkları özellikle vurgulanır. Kısacası, Yeşilçam filmlerinde Rum kadın karakterinin, potansiyel bir fahişe olarak yansıtıldığı, buna uygun olarak filmlerde rastlanan Rum kadın kişilerin en çok genelev işletmeciliği/randevuculuk, fahişelik ve kaçakçılık yaparak geçindikleri söylenebilir. (Çevik, Ç. 2013, 7 Eylül)

Sefarad Yahudilerini, Varlık Vergisinin sonrasını, 6-7 Eylül’ü odağına alarak dikkat çeken “Kulüp” dizisindeki Rum karakterler de bu yanlış temsiliyet cenderesinden kurtulamamıştır aslında. Ladino’nun kullanılışı, müzikler, görseller ve hikâyenin kurgusuyla alkışı hak etmektedir tabi, o ayrı. Alışılagelmişin dışındadır, belleği tazeler, öğretir, iyidir bu dizi. Hatta ilk kez “Müslümanlaş(tırıl)mış Rumlar meselesine Orhan-Mevhibe karakterleriyle dokunulmuştur ama Rum Tasula karakteriyle “hafifmeşrep” kadın imajı yinelenmiş, aynı çukura yine düşülmüştür.

Ülkemizde azınlık sayılan ya da sayılmayan tüm azınlık gruplarının belirli ölçülerde temsil sorunu yaşadığı söylenebilir. Toplumun kılcal damarlarına kadar sirayet etmiş nefret söyleminin yaygınlığı, gayrimüslim azınlık olan Rumların temsil sorununda kendini güzelce ele verir. Temsil bulduğu zamanlarda iffetsiz, sarhoş, gâvur yakıştırmalarına maruz bırakılan bir halk, kendi tarihiyle, kültürüyle başka bir kültür içerisinde yer bulmakta elbette zorlanır. Bir şeyleri izlerken dikkat edin, bir yerlerde birileri ötekiler için bir şeyler diyor, nefret dilini yeniden üretiyor olabilir. Susturun o insanları. Karşı çıkın. Aynı çukura yine düşmeyelim diye yapın bunu. Çünkü günümüzün nefret söylemi, o yaygın nefret dili, o derin çukur, öyle bir günde oluşmadı.

 

Balcı, D. (2013), Yeşilçam’da Öteki Olmak, İstanbul: Kolektif Yayınevi

Çevik, Ç. (2013, 7 Eylül) Gâvur Yeşilçam, Erişim Tarihi: 9.3.2022, http://www.hurriyet.com.tr/gavur-yesilcam-24658837

Sarı, L. (2013, 6 Eylül), Yeşilçam’da Ermeniler tonton, Rumlar iffetsiz, Erişim Tarihi: 9.3.2022, http://www.agos.com.tr/tr/yazi/5602/yesilcamda-ermeniler-tonton-rumlar-iffetsiz

 

 

 

Tags: azınlıkermenilerMedyaMert kayaRumlar
Previous Post

Gidenlerin Ardından; Mahir Çayan ve On’lar!

Next Post

Hocamız Fikret Başkaya “Çıkış Buradan” kitabıyla yeniden okurlarıyla buluştu

Mert Kaya

Mert Kaya

Mert Kaya, 1990 yılında İzmir’de doğdu. ODTÜ Sosyoloji bölümünde lisans eğitimini sürdürürken çeşitli öğrenci topluluklarında azınlık hakları, Türkiye-Ermenistan ilişkileri, ulus-devlet ve kimlik üzerine çalışmalar yaptı. Hacettepe Üniversitesi Kültürel Çalışmalar ve Medya bölümünde yüksek lisansını aile hikayelerinden hareketle yazdığı “1919-1925 yılları arasında Anadolu Rumlarının Müslümanlaş(tırıl)ması: Bir Bellek Anlatısı” başlıklı teziyle tamamladı. Tezi, 2018 yılında Libra Kitap tarafından “Müslümanlaş(tırıl)mış Rumlar: Bir Bellek Anlatısı” ismiyle yayınlandı. 2021 yılında ise Kyrakidis Yayınları tarafından Yunancaya çevrildi ve Yunanistan’da yayınlandı. Çeşitli gazete, radyo ve dergilerde konuya ilişkin röportajlar verdi, yurt içinde ve yurtdışında çeşitli konferanslarda konuşmacı olarak yer aldı. Belirli bir süre Mülteciler alanında çalışma yapan sivil toplum kuruluşlarında farklı pozisyonlarda görevler aldı. Kültürel Mirasın korunması üzerine çalışmalarda bulundu. Bitlisbülteni haber sitesinde ve yeniden hayat ve sanat dergisinde yazıları yayınlandı. Hacettepe Üniversitesi İletişim Bilimleri Bölümünde “Mübadele’nin Belleği: Müslümanlaş(tırıl)mış Rumlarda Kimlik ve Bellek İlişkisi” başlığıyla doktora tez çalışmasını sürdürmektedir. İyi derecede İngilizce, temel seviye Yunanca bilmektedir. 1 çocuk babasıdır. Daha güzel ve özgür bir dünya için çalışan herkes ile dayanışma içindedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Bir Kısa Seçim Analizi: Görünen Köy Uzakta Değildir.
Manşet Haberler

Bir Kısa Seçim Analizi: Görünen Köy Uzakta Değildir.

03/04/2024
TRABZON ÖZELİNDE HRANT DİNK CİNAYETİ
Manşet Haberler

TRABZON ÖZELİNDE HRANT DİNK CİNAYETİ

24/01/2024
ÇGD’den 10 Ocak Mesajı: Ayaktayız
Emek Dünyası

ÇGD’den 10 Ocak Mesajı: Ayaktayız

11/01/2024
Dünya

RSF: Türkiye`de basın Özgürlüğü vahim durumda

14/12/2023
Updated: Millet-i Mahkûme
Manşet Haberler

Updated: Millet-i Mahkûme

13/11/2023
İpsiz Recep: Kahraman mı, Eşkiya mı?
Manşet Haberler

İpsiz Recep: Kahraman mı, Eşkiya mı?

29/01/2024
Next Post
Hocamız Fikret Başkaya “Çıkış Buradan” kitabıyla yeniden okurlarıyla buluştu

Hocamız Fikret Başkaya “Çıkış Buradan” kitabıyla yeniden okurlarıyla buluştu

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Pusulasız Çocuklar: Karanlıkta Büyüyen Öfke

Pusulasız Çocuklar: Karanlıkta Büyüyen Öfke

by Banu İmer
18/04/2026
0

Eskiden, Amerika’daki okullara yapılan saldırıları öğrenirdik haber kanallarından. Dehşet içinde izler ama dehşeti yaşamazdık. Bizde böyle şeyler olmadığına şükrederdik belki...

Hürmüz Boğazı açık ama risk bitmedi: Trump “anlaştık” dedi, Tahran’dan uyarı geldi

Hürmüz Boğazı açık ama risk bitmedi: Trump “anlaştık” dedi, Tahran’dan uyarı geldi

by Sonhaber
18/04/2026
0

Abbas Erakçi, Hürmüz Boğazı’nın Lübnan-İsrail ateşkesine paralel olarak ticari gemilere açık olduğunu açıkladı. Donald Trump ise İran’ın boğazı “bir daha...

Sosyal medyadaki okul saldırısı paylaşımlarına operasyon: Çok sayıda öğrenci gözaltında

Sosyal medyadaki okul saldırısı paylaşımlarına operasyon: Çok sayıda öğrenci gözaltında

by Sonhaber
18/04/2026
0

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda yaşanan saldırıların ardından sosyal medyada yayılan tehdit içerikli paylaşımlar üzerine güvenlik birimleri harekete geçti. Bursa ve...

AB’de İsrail gündemi yeniden alevlendi: Yaptırımlar masada

AB’de İsrail gündemi yeniden alevlendi: Yaptırımlar masada

by Sonhaber
18/04/2026
0

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, 21 Nisan’da Lüksemburg’da gerçekleştirecekleri toplantıda İsrail’e yönelik olası yaptırımları yeniden gündeme alacak. Diplomatik kaynaklara...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik