CHP’de 38. Olağan Kurultay’a ilişkin “mutlak butlan” kararının ardından başlayan kriz devam ederken Özgür Özel, TBMM’de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özel, hakkında gündeme getirilen dokunulmazlık tartışmalarına ilişkin kişisel bir endişe taşımadığını, asıl kaygısının Türkiye’de çok partili siyasal yaşamın geleceğine yönelik olduğunu söyledi.
Meclis’te zaman zaman fezleke ve dokunulmazlık tartışmalarının gündeme geldiğini belirten Özel, bu başlıkların kendisi açısından yeni olmadığını ifade etti. Ancak mahkeme kararları üzerinden seçilmişlerin görevlerinin tartışmalı hale getirilmesinin kamu düzeni açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.
“Endişem kendim için değil, demokrasi için”
Özel, dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmayacağı yönündeki soruya yanıt verirken, CHP genel başkanlığına talip olan bir kişinin kendisiyle ilgili kaygı üzerinden siyaset yapamayacağını söyledi. Özel, meselenin kişisel bir güvenlik ya da siyasi gelecek meselesi olmadığını belirterek, “Türkiye demokrasisi açısından endişeliyim” mesajı verdi.
Hukuk çevrelerinden yapılan değerlendirmelere dikkat çeken Özel, bir mahkeme kararıyla seçilmiş iradenin yok sayılmasının ileride başka seçimler ve siyasi partiler açısından da tehlikeli bir kapı açacağını savundu.
Kılıçdaroğlu ekibine sert eleştiri
Özel, Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden gelen “kurultay yapılamaz” açıklamalarına da sert tepki gösterdi. Özel, mevcut yönetimi “butlan yönetimi” olarak nitelendirerek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığı ile eşgüdümlü hareket edildiğini ileri sürdü.
Kurultay için delegelerin noter üzerinden imza vermeye başladığını belirten Özel, ıslak imzalı delege sayısının kısa sürede yüzlerce kişiye ulaştığını söyledi. Özel’e göre, CHP’de çözümün yolu üyelerin ve delegelerin iradesine başvurmak.
Özel, kurultay sürecinin önündeki hukuki engellerin aşılması için tüm yolları kullanacaklarını belirtti. Yargıtay’a başvurular yaptıklarını söyleyen Özel, tedbir kararının yeniden değerlendirilmesi ve sürecin hızlandırılması gerektiğini ifade etti.
Anayasa Mahkemesi kararlarına da işaret eden Özel, yeterli imza toplandığında parti iradesinin işletilmesi gerektiğini savundu. Özel, bu tıkanıklığın ancak Yargıtay’ın vereceği hızlı bir kararla aşılabileceğini dile getirdi.
Özel, CHP’de yaşanan krizin yalnızca hukuk metinleriyle açıklanamayacağını, toplumdaki tepkinin de görülmesi gerektiğini söyledi. Özellikle İzmir’de ve parti tabanında büyük bir öfke olduğunu belirten Özel, sokağın sesini duymayan bir siyasetin ayakta kalamayacağını ifade etti.
Özel, CHP seçmeninin ve delegelerin önemli bölümünün mevcut tabloya tepki gösterdiğini savunarak, “Bu rüzgârın karşısında kimse duramaz” değerlendirmesinde bulundu.
Kılıçdaroğlu ile temas: “Müzakere kanalı hiç açılmadı”
Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ile iletişim sürecine ilişkin soruya da yanıt verdi. Butlan kararının ardından Kılıçdaroğlu ile telefonla görüştüğünü aktaran Özel, kendisine en kısa sürede kurultay yapılması gerektiğini söylediğini belirtti.
Özel, iki taraf arasında görüşme zemini oluşturulmaya çalışıldığını ancak bu sürecin gerçek anlamda başlamadığını savundu. Özel’e göre, müzakere görüntüsü verilmesine rağmen uygulamada partiye yönelik müdahale süreci işletildi.
Kemal Kılıçdaroğlu tarafından açıklanan MYK listesine de değinen Özel, bazı isimlerin görev kabul etmediğini söyledi. MYK’nın 19 kişiden oluşmasını eleştiren Özel, bunun güçlü bir kadro görüntüsünden çok dengeleri korumaya dönük bir arayış izlenimi verdiğini savundu.
Özel, Kılıçdaroğlu’nun daha önce dar bir yönetim anlayışını savunduğunu, ancak şimdi geniş bir MYK açıklamasının siyasi ihtiyaçlardan kaynaklandığını ileri sürdü.
Yeni parti iddialarına yanıt
Özel, “yeni parti” iddialarına da açıklık getirdi. Yeni bir parti seçeneğinin, CHP’nin seçime sokulmaması ya da baskın seçim gibi olağanüstü senaryolar için teknik bir hazırlık olarak değerlendirildiğini söyledi.
Ancak Özel, bugünkü ana hattın CHP’yi terk etmek değil, parti içinde mücadele etmek olduğunu vurguladı. İktidara yakın medya organlarında kendisine yönelik “parti kur” çağrıları yapıldığını söyleyen Özel, bunun CHP’yi zayıflatmaya dönük bir yönlendirme olduğunu savundu.
İmamoğlu için ihraç iddialarına tepki
Özel, tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun partiden ihraç edilebileceği yönündeki iddialara da karşı çıktı. İmamoğlu’nun seçilmiş bir belediye başkanı olduğunu vurgulayan Özel, görevden uzaklaştırılmış olmasının partiden ihraç edilmesini gerektirmeyeceğini söyledi.
Özel, İmamoğlu hakkında daha önce ortaya atılan birçok iddianın çöktüğünü savunarak, bugün aynı çevrelerin yeni bir siyasi kampanya yürüttüğünü ifade etti.
Özel, konuşmasının genelinde CHP’de çözümün sandıktan, delegeden ve üyeden geçtiğini vurguladı. Sürecin kişisel bir iktidar mücadelesi olmadığını belirten Özel, CHP’nin tarihsel kimliğinin sandık ve demokrasiyle şekillendiğini söyledi.
Özel’in açıklamaları, CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası başlayan yönetim, kurultay ve meşruiyet tartışmalarının önümüzdeki günlerde daha da sertleşeceğini gösterdi.












