Özgür Özel, iktidara yönelik ara seçim çağrısını bir kez daha gündeme taşıdı. Seçmenin iradesinin sandıkta ortaya konulması gerektiğini savunan Özel, tartışmaların çözüm adresinin doğrudan halkın oyu olduğunu belirtti.
Özel, erken ya da ara seçim ihtimalinin yalnızca muhalefet açısından değil, iktidar açısından da siyasi meşruiyetin yeniden test edilmesi anlamına gelebileceğini ifade etti. Seçim yoluyla ortaya çıkacak sonucun hem iç politikada hem de dış dünyaya verilen mesaj bakımından belirleyici olacağını söyledi.
“Sandık, Tartışmaların Cevabı Olur”
CHP lideri, son dönemde CHP’li belediyelere yönelik operasyonların ardından kamuoyunda oluşan tepkinin yeterince yansıtılmadığını öne sürdü. Kamuoyu araştırmalarında partilerine yönelik uygulamaların haksız bulunduğunu savunan Özel, bu tabloyu görünür kılmanın en açık yolunun seçim olduğunu dile getirdi.
Bazı yerel yönetimlerde partilerinin destek düzeyinin korunduğunu, hatta arttığını iddia eden Özel, özellikle Bursa örneği üzerinden seçmenin eğiliminin sandıkta daha net görülebileceğini söyledi.
Ara Seçim İçin İki Aşamalı Plan
Özel, ara seçimin hayata geçmesi için anayasal ve yasal çerçevede iki ayrı yol bulunduğunu belirtti. Buna göre, seçimlerin üzerinden belirli bir sürenin geçmiş olması halinde boşalan milletvekillikleri için ara seçimin gündeme gelebileceğini söyledi.
Bir diğer senaryoda ise Meclis’te boş sandalye sayısının yasal sınırı aşması durumunda seçimin zorunlu hale geleceğini ifade etti. İktidarın bu yönde adım atmaması halinde bunun siyasi sonuçları olacağını savundu.
Meclis Süreci ve Siyasi Temaslar
Özel, milletvekili istifalarının işleme alınması halinde sürecin Meclis Başkanlığı ve Genel Kurul aşamalarından geçeceğini hatırlattı. İstifaların kabulü konusunda mevzuatın açık olduğunu belirten CHP lideri, teknik sürecin sonunda ara seçim yolunun açılabileceğini ifade etti.
Önümüzdeki günlerde diğer siyasi parti liderleriyle görüşmeyi planladığını söyleyen Özel, ardından TBMM Başkanı ile de temas kurarak önerilerini aktaracağını kaydetti.
CHP liderinin çıkışı, yerel yönetimlere yönelik yargı süreçlerinin gölgesinde muhalefetin siyasi yol haritasına ilişkin yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.












