Cuma, Mart 13, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

PAKİSTAN-AFGANİSTAN’IN VEKALET SAVAŞI

Ahmet Hulusi Kırım by Ahmet Hulusi Kırım
02/03/2026
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
PAKİSTAN-AFGANİSTAN’IN VEKALET SAVAŞI
0
SHARES
78
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Ortak coğrafya, ortak din, ortak etnisiteler, binlerce kilometrelik sınır ve 1947’den itibaren bitmeyen çatışmalar. Durand hattı, Peştun sorunu, TTP tehdidi. Tüm bu faktörler bu 2 ülkeyi sadece komşu değil, birbirinin kaderini etkileyen iki taraf haline getirdi. Geçen sene Ekim ayındaki sınırlı çatışmalardan sonra iki komşu arasında bu kez, daha kapsamlı bir savaş başladı. Haddizatında, 1947’den bugüne, taraflar arasındaki 13. savaş demek daha doğru olacak.

1947’de bağımsızlığını kazanan Pakistan, Uzak Doğu ile Ortadoğu üzerinden Batı’ya uzanan, Orta Asya’dan Arap denizi ile Hint Okyanusuna açılan yolların kesişme noktasında bulunuyor. Orta Asya’nın enerji zenginliği ve Afganistan’dan Güney Pakistan ve Hint Okyanusuna sarkan enerji yolları üzerinde olduğu düşünüldüğünde 21. yüzyılın büyük oyununda Pakistan’ın sadece ABD değil diğer bölgesel ve küresel güçlerce de taşıdığı önem ortaya çıkar. Pakistan’ın Avrasya’dan açık denizlere yönelik geçiş ülkesi konumunda olması küresel enerji rekabetinin doruk noktasına çıktığı zamanımızda onun jeopolitik önemini daha da artırıyor.

Afganistan, Asya’da denize ulaşımı olmayan çok etnisiteli bir devlettir. Peştunların bölgedeki diğer etnisiteler üzerinde egemenlik kurmasıyla 18. yüzyılda kurulmuştur. 50 milyon nüfusun % 52’si Peştun,% 17’si Tacik ve  %10’u Özbek vs. halklardan oluşan dil ve ırk birliği olmayan bu ülkede siyasi birlik yoktur. Geçmişten beri güney Asya’ya giriş kapısı olan Afganistan, bu stratejik konumuyla tarih boyunca İranlılar, Araplar, Moğollar, İngilizler, Ruslar ve son olarak da ABD tarafından işgale maruz kalsa da fethedilemedi. Petrol, gaz, bakır ve uranyum gibi yeraltı kaynaklarına sahip olması bir yana, Orta Asya’nın muazzam enerji kaynaklarına giden yol üstünde bulunması nedeniyle emperyalistler için yaşamsal önemdedir.

Afganistan-Pakistan arasındaki, son savaşa kadar giden sorunların kaynağını anlamak için 1947 öncesine kadar gitmek gerekir. İngiliz sömürgesi olan Hindistan ile Afganistan arasında sınırları belirleyen antlaşma 1893 senesinde İngiltere adına Sir Durand ve Afganistan emiri Abdurrahman han arasında imzalandı (Durand hattı). Bilindiği gibi Pakistan topraklarının da dahil olduğu Hindistan, İngiliz sömürgesiydi. Hindistan ve Pakistan 1947’de peşi sıra bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bağımsızlıktan önce, Hinduların baskısı nedeniyle Müslümanlar bugünkü Pakistan topraklarına göç ettiler. Göçten sonra da Hindular ile Müslümanlar arasında çatışmalar eksik olmadı. Bu çatışmalar sırasında Afganistan’ın güneyinde yaşayan Müslüman Peştunlar dini kardeşlik icabı Hindistanlı göçmen Müslümanlara yardımcı oldular. Pakistan, 1947’de bağımsızlığını ilan edince, 1893 tarihli Durond sınır hattını tanımayarak Afganistan sınırları içinde, Peştunların yaşadığı bu bölgeyi de Pakistan’a kattı. Afganistan bunu kabul etmedi. Sorunu halledebilmek için Birleşmiş Milletler 1947’de bölgede bir referandum düzenledi. Referandumda bölgede yaşayanların tercihi Pakistan oldu. Hem önemli bir Peştun nüfusunu hem de önemli bir toprağı ve yeraltı kaynaklarını kaybeden Afganistan, bu sonucu hiçbir zaman kabul etmedi ve sorun bugüne kadar geldi.

Savaşa neden olan bir diğer konu da, Pakistan’da dönem dönem terör eylemleri yapan, 2007’de kurulan Pakistan Talibanı (Tehriki Taliban Pakistan/TTP) , Afgan Talibanı ile bir bağlantısı olmayan, Pakistan’a düşman ve onu ortadan kaldırmayı amaçlayan bir örgüt. Pakistan, Afganistan’ın TTP’ye sığınak sağladığını. terör örgütü olarak sınıflandırdığı ve topraklarında çok sayıda eylem düzenleyen TTP’ye karşı Kabil’in gerekli önlemleri almadığını iddia ediyor. Kabil yönetimiyse, Afganistan ile Pakistan arasındaki 1893 tarihli Durand Hattı’nın parçaladığı Peştun kuşağındaki aşiretler bölgesini aktif kullanan TTP’ye sığınak sağlamadığını iddia ediyor.

ABD emperyalizmi, Çin’in müttefiki Pakistan’ı destabilize etmek, denetim altında tutmak ve alt kıtadaki çıkarları için birlikte hareket etmek istediği Hindistan’a karşı caydırıcı olmasının önüne geçmek adına radikal İslamcıları kullanmaktadır. Amaç, nükleer güce sahip Pakistan’ı Hindistan’a karşı tehdit olmaktan çıkarmaktır. Bunun için de Pakistan’ın kontrollü bir kaos içinde olması, güçlenmemesi ve Hindistan ile cepheleşmeye gitmemesi gerekiyor. Bu arada Pakistan’dan birkaç Belucistan gibi devlet çıkarmak da yapılan hesaplamalar içinde.

Bu makale kaleme alınırken emperyalist ABD, Siyonist İsrail ortaklığının İran’a saldırdığı haberleri geldi. Bombardımanların nereye evrileceği şimdiden bilinememesine karşılık amaç belli. İran’ı zayıflatmak, onu kontrolü altına almak ve Çin’e akan İran petrolünün akışını durdurarak Çin’i zayıflatmak. Ekim 2023’de Hamas’ın İsrail’e ani baskınıyla başlayan ve Hamas, Lübnan Hizbullah’ının askeri ve siyasi gücünün önemli oranda sınırlandırılmasıyla devam eden, Suriye rejiminin düşmesiyle sonuçlanan süreç şimdi yeni bir aşamaya gelmiş bulunuyor. 3. Paylaşım Savaşı’nın ayak sesleri olan tüm bu gelişmeleri, Afganistan-Pakistan savaşı ile ABD-İsrail’in İran operasyonunu birbirinden kopuk düşünmemek gerekiyor. Zira, 2023’den beri Ortadoğu, şimdi de Güney Batı Asya’daki sıcak çatışmalar aynı stratejinin parçaları.

3. Paylaşım savaşına hazırlanan ABD, Ortadoğu’da stratejik dengeleri değiştirdikten sonra,5. yılına giren Ukrayna savaşında Rusya’yı yıpratıp tarafsızlaştırarak, Rus-İran-Çin bloğunun ikinci ayağı teokratik İran’da rejimini değiştiremese dahi etkisizleştirerek, Pakistan’ı destabilize edip Çin’i yalnızlaştırarak tüm gücünü Asya-Pasifik’te yoğunlaştırmak istiyor. Yarım yüzyıl süren soğuk savaş süresince, ABD ve SSCB dehşet dengesi nedeniyle kendilerini, insanlığı felakete götürecek nükleer bir savaştan uzak tutmayı başarmışlardı. Şimdi ise böyle bir güvence yok ve felaket kapıda.

Yarım yüzyıl süren soğuk savaş süresince iki emperyalist güç ABD ve SSCB, kendilerini bir nükleer savaşın eşiğine kadar getiren krizlere rağmen, ”dehşet dengesi” yani stratejik denge nedeniyle  insanlığı hayal bile edilemeyecek felaketten uzak tutabildiler. Bugün ise, bir güç olarak Çin’in askeri çıkışı devam etmesine karşın, ABD ile Çin arasında stratejik dengenin ne zaman ve nasıl oluşacağı meçhul. Sağır bir savaş başlamıştır ve asıl endişe verici olan da bu denge oluşana kadar yeni bir Paylaşım Savaşının güçlü olasılık olmasıdır.

Tags: Ahmet Hulusi Kırım
Previous Post

İsrail–İran cephesinde yeni tırmanış: Beyrut vuruldu, 31 kişi hayatını kaybetti

Next Post

“KIRMIZI CUMARTESİ” VE İRAN: İRAN SAVAŞININ OLASI SONUÇLARI

Next Post
“KIRMIZI CUMARTESİ” VE İRAN: İRAN SAVAŞININ OLASI SONUÇLARI

“KIRMIZI CUMARTESİ” VE İRAN: İRAN SAVAŞININ OLASI SONUÇLARI

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel Haberler

Yapay zekanın emek ve çalışma koşulları üzerindeki etkileri
Manşet Haberler

Yapay zekanın emek ve çalışma koşulları üzerindeki etkileri

12/03/2026
Hürmüz’de petrol savaşı: Tankerler vuruldu, enerji piyasaları alarmda
Dünya

Hürmüz’de petrol savaşı: Tankerler vuruldu, enerji piyasaları alarmda

12/03/2026
DEVLER ÜLKESİNDEN KAÇIŞ
Manşet Haberler

DEVLER ÜLKESİNDEN KAÇIŞ

12/03/2026
Barzani cephesinden dikkat çeken açıklama: “Batı ile temas halindeyiz”
Dünya

Barzani cephesinden dikkat çeken açıklama: “Batı ile temas halindeyiz”

12/03/2026
BM Güvenlik Konseyi İran’ı kınadı: Rusya ve Çin veto kullanmadı
Dünya

BM Güvenlik Konseyi İran’ı kınadı: Rusya ve Çin veto kullanmadı

12/03/2026

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik