Pandemi Sırasında Sınıf Savaşı Yoğunlaşıyor

Covid-19 salgını bir yılını doldurmuş durumda. Yeni servet mi arıyorsunuz? Ne yazık ki milyarder değilsiniz.

Milyonlarca ölüm, işsizliğin artması, milyonlarca insanın evlerini kaybetme tehdidine rağmen dünyanın milyarderleri iyi durumda. İyiden daha fazlası. O kadar iyi ki, var olan servetlerine trilyonlarca dolar eklediler.

Başka bir deyişle, iste kapitalizm. Ya da bakış açınıza ve banka hesabınıza bağlı olarak durumunuz daha iyi.

Dünyanın en zengin 10 insanı, servetlerinde dünyadaki her insanı aşılamanın maliyetinden daha büyük bir artışa sahip. Bu hesaplama, söz konusu 10 kişinin Mart 2020’den bu yana net servetlerini yaklaşık 500 milyar ABD doları artırdığını bildiriyor Oxfam.

Doğal olarak, dünya kapitalist sisteminin merkezindeki milyarderler tembel değiller. Politika Araştırmaları Enstitüsü, bu konudaki Ocak  raporunda ,Amerika Birleşik Devletleri’ndeki 660 milyarderin toplam 4,1 trilyon dolarlık servetlerinde yaklaşık yüzde 40 artış tespit etmiş. Bu toplam, ülke nüfusunun en alt yüzde 50’sini oluşturan 165 milyon Birleşik Devletler’ vatandaşlarının sahip olduğu 2,4 trilyon dolarlık toplam servetin nerdeyse iki katına denk gelmektedir.

Milyarderlerin küresel  krizi kutlama nedeni burada yatıyor.

Bir örnek, dünyanın en büyük bankalarından biri olan UBS ve Big Four muhasebe firması PricewaterhouseCoopers tarafından yayınlanan bir raporda “Fırtınayı sürmek: Piyasa türbülansı farklı talihleri ​​hızlandırır” baslıkları kullanmış. Rapor  Hollywood ünlü reklamcılarının tarzına yakın bir tarzda işlenmiş.

Rapor, uluslararası burjuvazinin öz veriliğine hayran kalmamızı isteyerek devamla  bir pasajda “Yaklaşık 209 milyarderin alenen toplam 7,2 milyar ABD doları bağış yaptığını” nefes nefese ilan ediyor. Yine de çok geçmeden, dünyadaki milyarderlerin servetinin Temmuz 2020’de 10,2 trilyon ABD Doları’na ulaştığını okuyoruz. Ne büyük bir fedakârlık!!

Sadece üç ayda, Nisan’dan Temmuz 2020’ye kadar, dünyanın milyarderleri servetlerine 2,2 trilyon dolar ekledi! UBS / PwC raporu, büyük ölçüde teknoloji hisse senedi fiyatlarındaki artış nedeniyle teknoloji milyarderlerinin salgın sırasında özellikle iyi iş çıkardığını söylüyor. Yalnızca 2020’nin ilk yedi ayında, teknoloji ve sağlık endüstrisi milyarderleri servetlerinin yaklaşık 150 milyar dolar arttığını gördü. Evet, asla bir krizin boşa gitmesine izin verme.

UBS / PwC raporuna göre dünyadaki milyarderlerin sayısı 2.189’dur. Bu rakamları bir çeşit perspektife koymak gerekirse, dünyada bu 2.189 milyarderlerin servetinden daha büyük gayri safi yurtiçi hasılaya sahip olarak iki ülke var (Amerika Birleşik Devletleri ve Çin). Ya da başka bir deyişle, servetleri, dünyanın üçüncü, dördüncü ve beşinci en büyük GSYİH’sine sahip ve toplam 277 milyonluk bir nüfusa sahip olan Japonya, Almanya ve İngiltere’nin ekonomik çıktısından daha fazladır.

Wall Street, 2008’deki çöküşün ardından olduğu gibi, mevcut ekonomik krizle fazlasıyla ilgilenmiş ve sanayiciler de büyük miktarlarda sübvansiyon ve vergi kesintilerine uğramışlardı. Çalışan insanlar için verilen sadece  kırıntılardı. ABD merkez bankası Federal Rezerv, salgının ilk haftalarında kendi inisiyatifiyle şirketlere 5,3 trilyon ABD doları taahhüt etti ve 2020’deki iki kongre teşvik paketinde (27 Mart CARES Yasası ve 24 Nisan eki) büyük sermayeye gitti. (Kanada, İngiltere ve Avrupa Birliği’nin benzer programları zorlamasıyla bu gerçekleşti).

 

Finansörlere verilen veya zenginlere aktarılan servetle yapılabilecek çok şey var. Örneğin milyarder servetindeki 1,1 trilyon dolarlık kazanç, en az 500 milyar dolar olacağı tahmin edilen tüm eyalet ve yerel yönetimlerin iki yıllık tahmini bütçe açığının iki katı. Haziran 2020 itibariyle, eyalet ve yerel yönetimler zaten 1,5 milyon işçiyi işten çıkarırken, kamu hizmetleri, özellikle de eğitim, büyük bütçe kesintileriyle karşı karşıya kaldı. Ekonomi Politikası Enstitüsü, federal yardım gelmezse, 2021 sonuna kadar öğretmenler, kamu güvenliği çalışanları ve sağlık çalışanları da dahil olmak üzere 5,3 milyon kamu sektöründekilerin işini kaybedeceğini öngörüyor.

 

Salgının ilk aylarında, Uluslararası Çalışma Örgütü, dünyadaki çalışan insanların yarısının felaket durumda olduğunu teyit eden bir rapor yayınladı ve “kayıt dışı ekonomide 1,6 milyar işçi – yani küresel işgücünün neredeyse yarısı – geçim kaynaklarının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya ”ve” Krizin ilk ayının küresel olarak kayıt dışı çalışanların gelirlerinde yüzde 60’lık bir düşüşle sonuçlandığı belirtiliyor. ”

 

Yıkım kesinlikle böyledir, ancak rasyonel ölçülere göre ” Ne yazık ki, kapitalistler,  tek taraflı  sınıf savaşı olarak kalan süreçte, kendi sınıf çıkarlarını dünyanın emekçilerinden daha iyi anlamışlardır.

 

Çeviri:  Sonhaber

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x