Pandemi süreci: Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm

HomeManşet Haberler

Pandemi süreci: Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm

Yalnız olmayan özgürleşemez, âşık olamaz; yalnız olmayan gürültüden kopup yalınlığa varamaz. Şiir, yalnız yazılır yalnız okunur, diyen Şeref Bilsel’in gözüyle 2020

 

2020 yılı için şiire gidersek Şair Şeref Bilsel’e göre şiirin neresindeyiz?

Şeref Bilsel:  ‘Şiire gidebiliyorsak’ ortada hâlâ şiir var demektir. Son insan kalıncaya kadar da şiir varlığını koruyacak. Şiirin neresinde olduğumuz bahsine gelirsek:  Çok katmanlı değil ama çok yönlü, farklı bahçelere bakan, farklı imkânlardan beslenen şiirler 2020’de de yazılmayı sürdürdü. Elektronik ortamın, yaygınlığı artıran ve hız veren gücü şiirde de kendini duyurdu. Facebookta,  sağlam şair Burhan Bilal Mahrebel’in yayımladığı “uzun gecenin ertesi”  adlı şiir bile geçen yılın boşa gitmediğini gösterir. Dört dize okuyalım oradan:

 

herkese bir sözü var yarınların

bana da annem

tek bir şiir arıyorum

bulduğumda bitecek bu cehennem harı  (Burhan Bilal Mahredel)

 

 

Kapalı kaldığımız Mart 2020’den bu yana, “sosyal medyayı” da göz önünde bulundurarak; şiir hayatın ve insanın neresindedir?

Şeref Bilsel:  Sosyal medyada daha çok ‘yazı dili’ne değil ‘konuşma dili’ne yaslanıyor metinler. Konuşma hızıyla, kontrolsüz yazılıyor. Bu yüzden şiir adı altında sıralanan ürünlerin çoğu günlük konuşma diline yaklaşan metinler. Arabesk duyarlılık, iç dökme, aforizmatik kabarmaların ağırlığı elektronik ortamda öne çıkıyor. Yaşadığımız hayata benziyor yazılanlar da. Herkes pandemi döneminde benzer şeyleri yaşadığı için daha bir benzerlik kazandı şiir adı altında ortaya konan metinler. Ömer Erdem’in Karar gazetesindeki köşe yazıları şiir ve edebiyat ortamı için ufuk açıcı nitelikteydi. Facebook’ta Osman Nuri Aydın, tek başına, edebiyatın önüne edebiyattan başka bir yönlendirme aracı, engel koymadan, gayet demokratik bir zeminde şair ve yazarları bazen doğum tarihlerini bazen ölüm yıldönümlerini vesile ederek samimiyetle gündeme getirmeyi sürdürdü.

Duvar gazetesinde Enver Topaloğlu’nun şiire dair kuşatıcı yazıları önemliydi. Geçen gün bir tv programında görüş beyan eden Psikolog Prof. Dr. Ferhunde Öktem,  pandemi sürecini, Karac’oğlan’ın şu mısrasıyla çok güzel özetledi:

“Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm”.

 

Birçok şiir kitabı yayımlandı 2020 yılında da. Bize, okumamızı önereceğiniz ya da sizin dikkatinizden kaçmayan şiir kitaplarını sorsaydık, yine izlediğiniz ve özgün bulduğunuz dergi(ler) oldu mu deseydik 2020 yılında, ne derdiniz?

Şeref Bilsel: Dergiler:  Virüs,  Ecinniler, Yeni E,  Buzdokuz, Sincan İstasyonu,  Natama dergilerini sayabilirim. Dosyalarıyla ve genç şairlere açtığı yerle öne çıkan dergiler bağlamında ise: Varlık, Dergâh, Hayâl, Lacivert,  Deliler Teknesi. Çok sayıda kitap ulaştı elime. Bunlar arasında- birkaç yerde- beğendiklerimi sıraladım. Daha sonra elime geçen 2020 tarihli kitaplar da oldu. Bu kitaplarda ortak bir yön aranacaksa, o da ‘birbirine benzememeleri ‘ diyebiliriz. Üç kitap deseydiniz daha rahat olurdu, ama 10 kitap 11 olduğunda ardından başka kitaplar da sökün ediyor ve böylece kolaylıkla 21…25 olabiliyor.

Emel İrtem: “Hu” (Yitik Ülke yay.)

Ebubekir Eroğlu: “ Açık Kaldıkça Defterim” (YKY)

Hakan Savlı: “Kırgın Karnaval” (YKY)

Osman Serhat Erkekli: “Ürperişler Kitabı” (Artshop yay.)

Burhan Bilâl Mahrebel: “ Bütün Günahlarımı Seviyorum” (Klaros yay.)

Derya Çolpan: “Ölü Toprağı” (Pikaresk yay.)

Serdar Koçak: “Basübadelmevt  Beşlemesi” (artshop yay.)

Mustafa Ruhi Şirin: “ Sabah Gibi Uyandıran” (Muhit Kitap)

Sadık Yaşar: “Sadıknâme” (Artshop yay.)

Ali Özgür Özkarcı: “Sonu Yoktur” (Edebi Şeyler)

Gülce Başer: “Gözde Bir Kordon” (Pikaresk Yay.)

Seyyidhan Kömürcü: “ Kendinin Ağacı” (Everest Yay.)

Hicran Aslan: “Tanrı Beni Dansa Kaldırdı” (Klaros yay.)

Veysi Erdoğan: “Kendimden Biri Değilim” (Ve Yayınevi)

Okan Alay: “(H)iç Ses” (Klaros yay.)

Oğulcan Kütük: “Oğlan Çıkmazı”

(İthakiYay.)

Naile Dire: “Türbülans” (İthaki Yay.)

Mehmet Özkan Şüküran: “Aynada Yürüyen Sesler” (İthaki yay.)

Bahadır dadak: “Rahime’nin Yüz Görümlüğüne Ağıt” (İzdiham yay.)

Hicran Aslan: “Tanrı Beni Dansa Kaldırdı” (Klaros yay.)

Veysi Erdoğan: “Kendimden Biri Değilim” (Ve Yayınevi)

İbrahim Yolalan: “Teslim” (Dergâh yay.)

Gökhan Akçiçek: “Adını Andığım Günler” (Edebiyat Ortamı yay.)

Halil İbrahim Özbay: “Yayı Eksik Viyola” (Dip yay.)

Ayşen sarıbaş: “Yağmuru Bağlamak” (klaros yay.)

 

Yıllarca yalnızlık ve şiir hep ilişkilendirilmişti şairlerce, 2020 yılı için “yalnızlık ve şiir” ilişkisine dair ne dersiniz?

Şeref Bilsel: Ben ‘Yalnızlık’ sözcüğünü şiir ve edebiyata dair yazdığım kitapların adından eksik etmedim. Yalnız olmayan özgürleşemez, âşık olamaz; yalnız olmayan gürültüden kopup yalınlığa varamaz. Şiir, yalnız yazılır yalnız okunur. Duyduğumuzu duyurabilmek için kendimizi dinleyebileceğimiz tenhalar olmalı. Sevgili dostumuz Doğan Ergül (1968- 2007)’ün ilk kitabına adını veren “Aşkın ve Suların Öğleni”nde dediğidir:

yalnızlık
yol üstü çiçeği
o hep bir şiiri ağırlayan

 

Şeref Bilsel (1972, Rize)

Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Yayımlanmış dört şiir kitabı var: Dar Zaman Rivayetleri (1996), Magmada Kış Mevsimi (2003), Mecnûn Dalı (2007),  Dünyanın Külü (2013).   Son kitabı ‘Dünyanın Külü’yle 18. Altın Portakal Şiir Ödülü’ne değer görüldü. Şiir Defteri’nin eş editörlüğünü yaptı. Tozan Alkan’la birlikte ‘Şairin Günah Defteri’ adlı kitabı hazırladı. Çevirmenin Notu (Ç.N.) dergisinde editörlük yaptı;   Sonra Edebiyat dergisini yayına hazırladı. 2014 yılında bütün şiirlerini ‘Sürgündeki  Rüzgâr’ başlığı altında topladı. ‘Yalnız Şiir’ adlı deneme kitabıyla 2016 yılında Melih Cevdet Anday Deneme Ödülü’ne değer görüldü. Karadeniz Kitabı’nı yayına hazırladı. 2019’da ‘Yalnız Edebiyat’ adlı kitabı okurla buluştu. Varlık dergisinde ‘Yeni Şiirler Arasında’ başlığı altında düzenli yazmaktadır.

Söyleşi: Mazlum Çetinkaya

Sonhaber.ch’da  yayınlanan yazılar yazarın kendi görüşünü yansıtmakta olup, ilgililerin cevap hakkı saklı tutulmuştur.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments