Pazar, Nisan 12, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

PEKİ, YA ÖYLE DEĞİLSE?

Mert Kaya by Mert Kaya
02/12/2022
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Türkiye
A A
0
PEKİ, YA ÖYLE DEĞİLSE?
0
SHARES
8
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Mert Kaya

Yakın zamanda gerçekleştirilen bir panelde yaptığım konuşmanın ardından, dinleyicilerden biri Mübadele’nin benim anlattıklarımdan ziyade oldukça sistemli ve doğru şekilde yapıldığına inandığını söyledi. Cevap vermedim. Bazen cevap vermemek gerekir. Neresini tutacağını bilemezseniz. Nereden tutsanız elinizde kalır. İstediğine inanmak, muazzam bir özgürlük alanıdır. İnandığınız doğrultuda mücadele etmek, o çerçevede nefes almak, aldırmak, haz verir. Rahatlatır. İyi hissettirir.

Bir insan daha ne ister ki? Tüm mesele bir şeye kendinizin, hür iradenizle inanıp inanmadığıdır. Burada tahlil yeteneği devreye girer ve tahmin ettiğiniz üzere ulus-devletlerin en temel özelliklerinden birisi toplumların tahlil yeteneklerinin dibine kibrit suyu dökmektir. Acı gerçek, Türkiye’de de tam olarak bu yaşanmış, tahlil yeteneği ortadan kaldırılmıştır. Genç neslin tahlil yeteneği daha güçlü olsa da bu sefer devreye küreselleşme ve konfor alanından çıkmayı istememe dürtüsü girer.

Ne mübadele ne de dünyada yaşanmış zorunlu diğer göçler ne doğrudur ne sistemlidir. Herhangi bir olayı gününe göre yorumlamak, tarih yazımı bakımından bir yöntem sunabilir fakat olayın evrensel insan hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi, başka şeyler düşünmenize yarayacaktır. Renan’ın dediği gibi devletler hatırlamak üzerine değil, unutmak üzerine kurulur. Unuttururlar, ortak şeylerin varlığı dayatılır, toplum o ortaklık üzerinden inşa ettiği kimliğe tutunur. Toplum o çerçevede oluşturulan her şeye inanmaya başlar. Bu noktada verili olana inanmak güvenlidir. O güvenli alandan çıkmayı çoğu kişi göze almaz. Bu bağlamda düşman da ortaklaşır. Hayalet düşmanlar sarar ortalığı, Aleviler, Kürtler, Ermeniler, Rumlar topraklarınızı, dininizi, kutsal olarak inandığınız her ne varsa elinizden almak için hep hazır bekliyordur. Buna inanırsınız. Su uyur, düşman uyumaz derler. İnanırsınız. Koskocaman paranoyak bir toplum oluştururlar. Paranoyak olduğunuzu bilmez, yeni kutsallar yaratırsınız. Başta söylediğim gibi bir tahlil yeteneği de olmayınca, sebep-sonuç ilişkisi de kurulamayınca, tepenin ardında bekleyen bir düşmanı gözler durursunuz. Belki uykularınız kaçar.

Mezarlıktan atalarının kemiklerini yanlarında götüren Gelverili Rum mübadiller

Peki, ya öyle bir şey yoksa?

Bunu çoğu kez sormazsınız. Sormaya başlarsanız, egemen olan, dayatan, sinirlenir. Yolunuzdan dönmezseniz, siz de düşman olursunuz. Bir düşmanlık döngüsü sürer gider. Jeopolitik konumu, dört mevsimi yaşayan havası, verimli toprakları, elbette tüm düşmanlarınız almak ister diye kabullenirsiniz. Oysa ne jeopolitik önem kalmıştır ne dört mevsim yaşanıyordur ne de topraklarınız verimlidir. Buğday bile ithaldir. Bazen söylenirsiniz ama görmezsiniz.

“Bir arada, mutlu mutlu yaşardık” tahayyülü de benzer bir romantikliğin ürünüdür. Malum bir arada mutlu yaşardık denilenler, şimdi yoklar. Hatta şimdi düşmandırlar. Neden, çünkü topraklarınıza göz koymuşlar, sizi sırtınızdan vurmuşlar, size ihanet etmişlerdir. Yani aslında sizin hiç suçumuz yoktur, o güzelim ortamı onlar bozmuşlar, büyük devletlerin oyunlarına gelmişlerdir. Sonucunda ne olmuştur, 1915 ile Ermeniler, 1923 ile Rumlar terk-i diyar etmiştir. Buna inanmak kolaydır. Konforludur. Çoğunluk psikolojisi güçlü hissettirir. İnanmaya başlarsınız. Bunu kendinizin yaptığını sanırsınız oysa ilkokul sıralarında edindiğiniz Kral’ın tarihidir bildiğiniz. Ekstra bir okumaya, bir araştırmaya gerek duymazsınız.

Açık konuşalım; gerçek öyle değildir ve gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi çok lanet huyları vardır. Elbette inanmak zorunda değilsiniz. Zaten tahlil yeteneği azalmış, zaten güvenli alandan ayrılmak zor. Fakat başka bir şeyi öğrenmek mümkündür. Mesela dinlemek. Mesela başkasının acısına saygı göstermek. Yıllar önce Yunanistan’da tanıştığım çok yaşlı bir kadın, evinin bahçesindeki koca limon ağacını gösterip, “babam Türkiye’den gelirken getirmişti, her yaprağını ayrı ayrı siliyorum” derken, gözyaşlarını tutamamıştı. Yine yıllar önce Ermenistan’da karşılaştığım yaşlı bir adam, Türkiye’den gelirken mezarına koyulması için bir avuç toprak getirmediğim için bana kızmış, ağlayarak odayı terk etmişti. Diyarbakır’da Kürtçe şarkı söylediği için hapis cezası alan ve hapis yatmamak için yurtdışına giden oğlunun hasretini çeken adamı da anımsıyorum. Verdiğim örnekler uç ve romantik gelebilir fakat gerçek örneklerdir. Dahasını siz de duyabilirsiniz. Giderseniz, dinlerseniz, acılarına saygı gösterirseniz, bir yerlerde mutlaka birileri size de anlatır neler yaşa(n)dığını.

Siz tabi yine istediğinize inan(dırıl)makta özgürsünüz. Belki bu yazının tek bir ricası olabilir. Okuduğunuz ya da duyduğunuz bir düşmanlık hikayesini “peki ya öyle değilse?” diyerek, bir iki dakika düşünebilir misiniz? Sonra yine istediğinize inanın tabi ama mutlaka sorun bu soruyu. Peki ya öyle değilse….

Tags: 15 ekim 1923AlevilerermenilerKürtlerMert kayaMübadeleOrtodokslarRumlartürkiyeyunanistan
Previous Post

Hüseyin Yavuz’la “Limonlu Mektuplar

Next Post

TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı başlıyor

Mert Kaya

Mert Kaya

Mert Kaya, 1990 yılında İzmir’de doğdu. ODTÜ Sosyoloji bölümünde lisans eğitimini sürdürürken çeşitli öğrenci topluluklarında azınlık hakları, Türkiye-Ermenistan ilişkileri, ulus-devlet ve kimlik üzerine çalışmalar yaptı. Hacettepe Üniversitesi Kültürel Çalışmalar ve Medya bölümünde yüksek lisansını aile hikayelerinden hareketle yazdığı “1919-1925 yılları arasında Anadolu Rumlarının Müslümanlaş(tırıl)ması: Bir Bellek Anlatısı” başlıklı teziyle tamamladı. Tezi, 2018 yılında Libra Kitap tarafından “Müslümanlaş(tırıl)mış Rumlar: Bir Bellek Anlatısı” ismiyle yayınlandı. 2021 yılında ise Kyrakidis Yayınları tarafından Yunancaya çevrildi ve Yunanistan’da yayınlandı. Çeşitli gazete, radyo ve dergilerde konuya ilişkin röportajlar verdi, yurt içinde ve yurtdışında çeşitli konferanslarda konuşmacı olarak yer aldı. Belirli bir süre Mülteciler alanında çalışma yapan sivil toplum kuruluşlarında farklı pozisyonlarda görevler aldı. Kültürel Mirasın korunması üzerine çalışmalarda bulundu. Bitlisbülteni haber sitesinde ve yeniden hayat ve sanat dergisinde yazıları yayınlandı. Hacettepe Üniversitesi İletişim Bilimleri Bölümünde “Mübadele’nin Belleği: Müslümanlaş(tırıl)mış Rumlarda Kimlik ve Bellek İlişkisi” başlığıyla doktora tez çalışmasını sürdürmektedir. İyi derecede İngilizce, temel seviye Yunanca bilmektedir. 1 çocuk babasıdır. Daha güzel ve özgür bir dünya için çalışan herkes ile dayanışma içindedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Samandağ’da Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara protesto: Yüzlerce kişi sokağa çıktı
Manşet Haberler

Samandağ’da Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara protesto: Yüzlerce kişi sokağa çıktı

08/03/2026
Hatay’a düşen mühimmat tartışma yarattı: İran Türkiye’yi hedef almadığını açıkladı
Manşet Haberler

Hatay’a düşen mühimmat tartışma yarattı: İran Türkiye’yi hedef almadığını açıkladı

05/03/2026
Atina’da kritik silah pazarlığı: İsrail ve Yunanistan’dan Türkiye’yi merkeze alan savunma hamlesi
Dünya

Atina’da kritik silah pazarlığı: İsrail ve Yunanistan’dan Türkiye’yi merkeze alan savunma hamlesi

22/01/2026
Yunanistan Sağlık Bakanı Georgiadis’ten Türkiye vurgulu savunma açıklaması
Dünya

Yunanistan Sağlık Bakanı Georgiadis’ten Türkiye vurgulu savunma açıklaması

19/01/2026
Yunanistan’daki grev TIR geçişlerini durdurdu
Manşet Haberler

Yunanistan’daki grev TIR geçişlerini durdurdu

07/12/2025
Türkiye’ye SAFE blokajı: Yunanistan ‘Savaş Sebebi’ şartını masaya koydu
Dünya

Türkiye’ye SAFE blokajı: Yunanistan ‘Savaş Sebebi’ şartını masaya koydu

31/05/2025
Next Post
TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı başlıyor

TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı başlıyor

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

İslamabad’da Hürmüz kilidi

İslamabad’da Hürmüz kilidi

by Sonhaber
12/04/2026
0

İran basınına göre, ABD ile İran arasında İslamabad’da yürütülen müzakerelerde en büyük anlaşmazlık başlığı Hürmüz Boğazı oldu. Görüşmelerde belirli ilerlemeler...

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 2

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 2

by Salih Zeki Tombak
12/04/2026
0

İkinci Dünya Savaşı sonrasında ve SSCB güçlü bir kutup olarak emperyalist saldırganlığı dengelediği sürece kapitalist/emperyalist dünyada savaş kışkırtıcılığı, ırkçılık ve...

Son Duygu Bükücü: Algoritma

Son Duygu Bükücü: Algoritma

by Banu İmer
12/04/2026
0

Hayatımızın her alanına giren yapay zekâ modellerinin duyguları olabilir mi? İzlediğim videoda Anthropik firmasının, Claude modelinde duygu merkezleri belirlediğinden söz...

İsrail’den Türkiye’ye siyasi mesaj: Katz’tan Erdoğan’a sert sözler, İmamoğlu’ndan yanıt gecikmedi

İsrail’den Türkiye’ye siyasi mesaj: Katz’tan Erdoğan’a sert sözler, İmamoğlu’ndan yanıt gecikmedi

by Sonhaber
12/04/2026
0

Israel Katz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan ifadeler kullandı. Katz, mesajında Türkiye’de yürütülen...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik