Resmi sonuçlara göre sağ muhafazakâr PiS, Polonya’daki parlamento seçimlerini birinci sırada tamamlasa da iktidarını sürdürmek için gereken çoğunluğu sağlayamadı. Avrupa yanlısı üç muhalefet partisi ise bir koalisyon hükümeti kurabilecek durumda: Donald Tusk’un liberal Sivil Koalisyon’u KO, sol liberal Trzecia Droga ve solcu Lewica. Avrupa basını, ülkeyi bekleyen pek çok zorluğa dikkat çekiyor.
Saygın bir Avrupa devletine dönüş
Deník N rahat bir nefes almış gözüküyor:
“Polonya demokrasiye geri dönüyor. Bundan böyle hâkimler siyasi emirlere uymayı reddettikleri için kovuşturmaya uğramayacak, kamu yayıncısı sadece bir siyasi partinin propagandasını yapmayacak, kadınlar umarız yakında yasal olarak kürtaj yaptırabilecek ve artık hamile kalma korkusu yaşamayacak. Siyasi kararlar artık parti bürosunda oturan yaşlı bir adam tarafından değil, hükümet ve parlamento tarafından alınacak. LGBT bireyler devletin en yüksek makamları tarafından dejenere olarak adlandırılmayacak ve öğrenciler din dersinden notlandırılmayacak. Yakın zamanda yönetmen Agnieszka Holland’ın başına geldiği gibi, eleştirel filmler yapan sinemacılar başbakan ve hükümet tarafından linçlenmeyecek.”
PiS’ten arındırmak zor olacak
Tarihçi Timothy Garton Ash, La Repubblica’da devleti PiS’ten arındırmanın uzun ve zorlu bir süreç olacağını yazıyor:
“Yeni Lehçe bir kelime öğrendim: depisyzacja – komünizmden arındırmaya benzer bir şekilde PiS’ten arındırma anlamına geliyor. Fakat Polonya devletini PiS’ten temizlemek zor olacak. Çünkü bu, yargı bağımsızlığının yeniden tesis edilmesini, devlet medyasının gerçek bir kamusal medyaya dönüştürülmesini, kamu hizmetleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri üzerindeki derin siyasi nüfuzun sonlandırılmasını, seçim bölgesi sınırlarının nüfus gelişimini yansıtacak şekilde yeniden çizilmesini ve çok daha fazla tedbirin alınmasını gerektiriyor. Üstelik tüm bunlar [PiS’e yakın Cumhurbaşkanı] Duda elinde geniş veto yetkileri bulunduruyorken yapılmaya çalışılacak.”
Başarısızlığın sorumlusu kendileri
Hükümet çoğunluğunu kuracak bir ortak bulamaması PiS’in kendi kusuru, diyor Der Standard:
“Demokrasilerde başarılı siyaset için farklı görüştekilerle asgari düzeyde iletişim kurabilmek gerek. PiS’in son yıllarda giderek daha az becerdiği şey tam da buydu. En başta da yargıyı yeniden yapılandırdı ve kamusal medyayı hükümetin propaganda aygıtına dönüştürdü, nihayetinde de bir bütün olarak devletin istikrarını da güvenceye alan önemli tashih mekanizmalarını ortadan kaldırdı. Bu yalnızca seçmeni değil -mutlak çoğunluk sağlanamaması halinde- potansiyel hükümet ortaklarını da kendinden uzaklaştırabilir.”
Rekor katılımın bir anlamı var
LRT seçime katılım oranının yüksekliğine dikkat çekiyor:
“Gelen ilk sayılara göre, Polonya’da seçmenin yaklaşık yüzde 73’ü seçimlere katılarak bugünkü jeopolitik vaziyete ve hükümetin demokrasiye yönelik tavırlarına kayıtsız kalmayacaklarını gösterdi. Seçime paralel olarak ve iktidar partisinin girişimiyle gerçekleştirilen dört referandumda, kararların tavsiye niteliğinde değil bağlayıcı olması için gereken yeterli katılımın sağlanamaması da manidar. Muhalefet seçmenleri referandum için oy kullanmayı reddetti.”
Macaristan hükümeti için fiyasko
Népszava, Viktor Orbán’ın artık AB’de yalnız kalacağı tahmininde bulunuyor:
“Kaybeden bir tek PiS olmadı, Macaristan’daki iktidar partisi de büyük bozguna uğradı. … Varşova’da hükümet değişirse, Macaristan AB karşıtı son popülist müttefikini de kaybedecek. AB’deki oylamalarda yalnız kalacağız, AB’ye şantaj yapan bir tek biz olacağız ve toplumumuz uyanmazsa, ki bunun emaresini görmek pek mümkün değil, yakında kendimizi yine AB’nin dışında bulabiliriz.”
Kutuplaşma baki kalacak
Observator Cultural’ın genel yayın yönetmeni Matei Martin, seçim kampanyasının açtığı yaraların yakın zamanda kapanacağını düşünmüyor:
“Seçim sonuçları ve yakında gerçekleşecek siyasi değişim ne olursa olsun, toplumsal gerçeklik hâlâ baki. Polonya, çalkantılı bir seçim kampanyasının ardından muhtemelen uzun süreler derinden kutuplaşmış bir toplum olmayı sürdürecek. Bilhassa da yeni hükümet vaat edilen reformları uygulamakta acele edeceği için siyasi kutuplaşma çözülemeyecek. Dolayısıyla, toplumsal kutuplaşmanın sürmesi hatta derinleşmesi muhtemel.”











