SADECE HEYKELE Mİ SALDIRDILAR?

HomeManşet Yazarlar

SADECE HEYKELE Mİ SALDIRDILAR?

Yoldaşça Diyaloglar

Cengiz Türüdü&Naim Kandemir

Naim- Samsun’da Onur Anıtı’na saldırıyı çok sabıkalı iki lümpen yaptı görünüyor. Bu iş itirafçıların kullanılmasına benziyor. Yap bunu, silelim eski dosyalarını, denilmiş olabilir. Saldırı için dünya çapında da bilinen  Onur Anıtı’nın seçilmesi önemli. Bir nevi nabız yoklaması yaptırıyor malum odaklar. Onlar kendi tabanlarında konsolidasyon yapacaklar ama öte yandan karşılarındakileri de uyandırıyorlar. Bu saldırıya karşı çıkmak gericiliğe karşı çıkmaktır. Bu saldırıya karşı çıkmak hiçbir sosyalistin Kemalizm eleştirisi hakkını elinden almaz. Bunu unutmamak lazım.

Cengiz- Türkiye’de son zamanlarda sol sorgulama genel olarak liberal eksende yapılır oldu. Türkiye’de öncelikle bir sorgulama yapılacaksa; cehaletin, pisliğin, bu pervasızlığın kaynağı gericilik ve faşizm sorgulanmalıdır. Sen sorgulayacaksan önce bu gericiliğin kaynağını, bu ırkçılığı, faşizmi sorgula.

Türkiye solu sorgulamada; Kürt milliyetçiliğinin, İslamcı eleştirinin ve liberallerin eleştirilerinin etkisinde kaldı. Bunun  sebebi yenilgiden sonra kendi sosyalist hattını oluşturamamaktır.

Sen sosyalistsin, Marksistsin; sorgula ama liberal gibi, İslamcılar gibi, Kürt milliyetçileri gibi sorgulama; sen sosyalistçe, Marksistçe, devrimci bir açıdan sorgula. Senin argümanların farklı olsun, zeminin farklı olsun. Liberaller bir sorgulama yapıyor, sol hemen sazan gibi atlıyor…

Kürt milliyetçileri, İslamcılar bir sorgulama yapıyor bizim “sosyalistler” arkalarına diziliyor. “Bunlar doğru diyorlar,” mış; neyi doğru diyor İslamcılar?

68’li öğrencilerin üzerlerine yürüyen, saldıranlar MTTB’li öğrenciler değil miydi? İslamcılar, tarikat mensupları değil miydi? Kanlı Pazar’da üç işçiyi öldürenler tarikatçılar, MTTB’li değil miydi? Maraş’ı bu gericiler yapmadı mı? Kanlı katliamlar gericiler, faşistler kullanılarak uygulandı. Bu işlerin failleri bunlar oldu.

Naim- 80’de sosyalist hareket darbeyi yiyip yok edilince, doğal olarak önderliğini de kaybedince geride kalan sosyalistler bocaladı, bocalıyor. Örgüt olarak çökertilmiş olabilirsin ama akıl, fikir, duygu ve devrimci refleksler insanı doğruya yöneltmez mi? Bir konuda doğru davranmak için ille de örgütsel yapı mı gerekir?

Cengiz- 68 Kuşağı bizden daha uyanıktı. Çetin Özek’in “100 Soruda Türkiye’de Gerici Akımlar” kitabı vardı. 1968’de çıktı bu kitap…

Naim- Tehlikenin o zaman farkına varmış adam. O yıllarda bugünkü gibi gericilik bu denli tehlikeli de değildi üstelik…

Cengiz- Ahmet Yücekök’ün “100 Soruda Türkiyede Din ve Siyaset” kitabı var yine eskilerden. Elli sene önce yazılmış bu kitaplar. Bırak eleştiriyi falan, sen hâlâ Çetin Özek’in ve Ahmet Yücekök’ün elli yıl önceki yerine gelememişsin!

Sen hâlâ onların gördüğünü göremiyorsun! Maraş, Sivas, Malatya, Çorum katliamlarının sarmalını eşelediğin zaman tarikatçılar, Ortaçağcılar, faşistler çıkmıyor mu? Türkiye’de sol, aydınlanma, cumhuriyet, laiklik, modern hayat karşıtı bütün eylemlerin, provokasyonların, sabotajların özneleri bu dinciler, faşistler ve şeriatçılar değil mi? Türkiyenin başına bunları emperyalizm bela etmedi mi? Yeşil Kuşak ne? Ilımlı İslam ne? Bunları düşünmeden olur mu?

Naim- Tamam, bazıları “keskin “ sosyalist olarak bu Onur Anıtı’na saldırıya karşı çıkmayı çok basit bir eylem olarak görebilirler. O zaman sen; ülke ve toplum bu hale getirilmiş, bırak bu heykeli, sen daha iyi bildiğin ve sence daha “keskin” eylemleri örgütle, icra et! Onu da yapamıyorsun; hem kelsin hem fodulsun!

Cengiz- Samsun’daki bu heykele saldırı; Kurtuluş Savaşı’ndaki cumhuriyetçi güçlere, Kuvayı Milliye’ye karşı iç isyanların sönmüş bir devamıdır. Emperyalizme karşı savaşırken Kuvayı Milliye’yi “dinsiz, Allahsız, Bolşevik” diye yok etmek için ayaklanan o gericilerin devamı bu anıta saldıranlar, saldırtanlar, onun uzantıları.

Naim- Samsun’daki Onur Anıtı’nı yıkmaya kalkışmanın sembolik mesajı şu: kurulmaya başladığınız yerde yıkarız! Cumhuriyetçilik burada başladı, burada yıkarız, demek istiyorlar.

Cengiz- Bazıları sembollerin tarihsel bağlamlarını düşünemiyorlar. Bunu analiz edemiyorlar. “İnziva Diyalogları*”nda boşa demedik: Türkiye solunun en büyük eksikliği tarih bilinci eksikliğidir…

Naim- Tarih bilinci eksikliği, kendini beğenmişlik, kibir, halkçılık eksikliği, her şeyi küçümseme ama yerine yeni bir şey koyamama… Beğenmeyebilirsin ama beğenmediğinin yerine daha iyisini önermen, koyman lazım. O da yok. Lafazanlıktan emekli de olmuyor!

Cengiz- Samsun’daki heykele yapılan saldırıya karşı tavır geliştirenlerin tavrı, tarihsel süreçte geleneksel solun tavrından çok daha ilerici bir tavır olarak yerini alacaktır.

Bu gericiler, faşistler bu şekilde kendi tabanını konsolide ederken karşı taraftaki devrimci tabanı da konsolide ediyorlar. Her şey zıttını yaratır.

Naim- Çok da normal bu. İçki sofralarında, bar köşelerinde geçmişe ve devrime methiyeler düzenlere güvenerek “az solcu” bulunan insanlar varlıklarını tehlikeye atmaktansa kendi bildiklerince, meşreplerince adım atıyorlar. Önderlik hayat içinde gelişen olaylara müdahale ederek ele alınır. Methiyecilikle ve biz ne şen çocuklardık güzellemeleriyle değil.

Cengiz- Eskiden etik vardı. Ne denirdi? Biz devrimci anıları, devrimci marşları, şarkıları içki masalarına meze etmeyiz, denirdi. Şimdi bu da unutuldu. Barda şiir mi okunur? Barda devrimcilik mi yapılır?

Naim- İnsanlara birçok konuda yazarsın, pek dikkate almazlar ama bu tip olaylar insanlar için dank ettirici oluyor…

Cengiz- Geçmişte iki önemli kavramımız vardı:

1-Yol ayrımı,

2- Karar anı.

Bunlar bizim çok güzel kavramlarımızdı…

Naim- Bir musibet bin nasihatten evladır. Al sana bir musibet, bin nasihatten daha öğretici!…

Cengiz- Ne olacak, ne yapacaklar değil artık. Tartışma artık bunlar ne yapar değil. Bunların yaptıklarına göre biz ne yapacağız? Sorun bu. Sivas Madımak yangını, Kanlı Pazar vb’nin bir devamı bu eylem. O zincirin bir halkası.

Naim- Bizim sosyalist kesimde Sezen Aksu meselesinde gösterilen tepki kadar bu eyleme tepki gösterilmedi…

Cengiz- Bunlarda tarih bilinci, Türkiye bilinci olsaydı; Sezen Aksu meselesinde gösterdikleri tepkinin yüz mislini gösterirlerdi…

Naim- Burada savunulan nesne değil. O heykele saldırının özündeki gericiliğe, aydınlanma karşıtlığına, faşizme karşı çıkılması gerekir. Laikliği, aydınlanmayı, çağdaşlaşmayı savunmak için ille de Atatürkçü olmak gerekmiyor.

Cengiz- Atatürkçüye; laikliği, aydınlanmayı, çağdaşlığı sen savunuyorsun diye savunma! mı diyeceksin? Böyle bir hakkın var mı? Bazı şeyleri kendi tekelinde görme hastalığından kurtulmak gerek. Hayat kimsenin tekelinde değil. Doğası gereği hayat çoğulcudur, tek renk değildir. Kimsenin tekelinde hayat olmaz. Benim tekelimde toplumsal hayat diye bir şey olmaz, saçmalıktır bu.

Naim- Megolamanlıktır. Benim dediğim, benim yaptığım doğru, ne demektir? Sen bir şey demezsen, yapmazsan millet senin ağzına mı bakacak saf saf?

*İnziva Diyalogları, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2017

6 Şubat 2022

Çanakkale- İstanbul

Older Post
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments