Salı, Temmuz 14, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
30/04/2026
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor
0
SHARES
531
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

“Siyasal iktidar denen şey, bir sınıfın başka bir sınıfı ezmekte kullandığı örgütten başka bir şey değildir…”

Friedrich Engels

“Radikal olmak sorunları kökeninde ele almaktır. İnsan için bu köken insanın kendisidir”

Karl Marx

“Görünen hükümetin gerisinde, halka ne bağlılık duyan ne de ona karşı sorumluluk hisseden gizli bir iktidar hüküm sürmektedir”.

Theodore Roosevelt

Bağnaz Resmî tarih ve resmî ideoloji rejimin tartışılmasını ve anlaşılmasını engelledi… Anayasada Türkiye Cumhuriyeti “demokratik, laik, bir sosyal hukuk devletidir” deniyor… Aslında geride kalan dönemde bunların hiçbirinin reel bir karşılığı olmadı… Söylemle gerçek durum arasında derin bir uçurum vardı…

Geride kalan yüz yılın yarısında (1923-1950 ve 2002-2026) tek parti iktidarları vardı… Arada kalan yarım yüzyılda da rejim onar yıllık aralıklarda, 1960, 1971, 1980 ve 1997’de askerî darbelerle dizayn edildi… Yapılan seçimler, sahnelenen ‘demokrasi oyunu’, kitleleri aldatma/oyalama operasyonu olmanın ötesine geçemedi… Seçenlerle seçilenler arasında gerçek bir temsiliyet ilişkisi söz konusu değildi…

Aslında geride kalan dönem, kitle katliamlarının, siyasi cinayetlerin, ne demekse, göz altında kayıpların yüzyılıydı… Fakat ‘katliam bir Osmanlı geleneğidir… Onun doğrudan devamı olan TC’ de de başka türlü olması mümkün değildi… İnsanlar gözden kaybolmasınlar, el altında olsunlar diye yakalandıklarına göre, nasıl kayboluyorlar?

Defaten yazdığım gibi, Türkiye’de siyaset, bütçeyi, hazineyi ve müşterekleri (topluma ait olan, herkesin olanın, herkesin hizmetine sunulması gereken, yaşam alanlarını ve kaynakları) yağmalama, talan etme aracıdır… Aksi halde bu ülke bu günkü sefil durumda olmazdı… Oysa, müştereklerden yoksun bir toplumsal yaşam mümkün değildir… Lâkin dinci-ırkçı iktidar koalisyonu döneminde, geride kalan çeyrek yüzyılda doğa yağma ve talanı bütün rekorları kırdı… Açlıkla, yoksullukla bir şekilde başa çıkılabilir ama, doğa tahribatı belirli sınırı aştığında, yaşamın temeli aşındığında durumun vahim hal alması kaçınılmazdır, artık bir sürdürülebilirlik imkânı kalmaz… Eğer vakitlice bu sefil saldırı durdurulmazsa, ülke hızla yaşanabilir bir yer olmaktan çıkacak…

Aslında bu iktidarın hiçbir sorun çözme yeteneği yok… Esasen öyle bir kaygı da yok… Her şeyi çökerttiler ama bu ‘beceriksizliğin’ değil, bilinçli bir tercihin sonucu… Türkiye’yi bir İslam Emirliği yapmak gibi bir hedefleri, öyle bir niyetleri var… Eğer başarabilirlerse, ilelebet iktidarda kalmayı düşünüyorlar… Bunun için de mevcut yapının çökertilmesi gerekiyordu… Artık çökertilmemiş bir şey bırakmadılar… Ekonomik durum Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine benziyor… Ülke küresel tefeciler tarafından rehin alınmış durumda… Toplanan vergi oluk-oluk holdinglere, ‘iş bitirici kapitalistlere, tefecilere aktarılıyor… Ve onlara da yatırımcı diyorlar… Kimin kimi yatırdığı ortada değil mi?

Aslında bu ülkenin emekçileri (proleterleri) açlıkla, yoksullukla, sefaletle cebelleşirken, ülke kaynaklarını oluk-oluk emperyalist tefecilere aktarmak, kendisi kan nakline ihtiyacı olan hastadan kan almaya benziyor… Yıllardır tutturmuşlar, işte ‘yabancı sermaye gelecek, ülke kalkınacak… Bir yatırımcı güzellemesidir gidiyor. Yabancı sermaye bir ülkeye neye gelir? Ülkenin insanlarının emeğini sömürmek, doğal kaynaklarını yağmalamak, talan etmek için… Hesap orada değil mi?

İyi de bunca akılsızlık, bunca kepazelik nasıl mümkün oluyor? Eğitimli kesimin, diplomalıların ki, -bizde onlara aydın, “kanaat önderi” deniyor- ihaneti sayesinde… Bu sefil düzeni meşrulaştırmak, kabullendirmek için ellerinden geleni yapıyorlar… Bu ülke derin bir entelektüel zaafıyla malûl…

Bu çöküş tablosundan çıkmak için:

  1. Geride kalan dönemde “özelleştirme” adı altında toplumdan çalınanı kamulaştırmak-sosyalleştirmek, ortak yaşam, bir arada yaşam için vazgeçilmez olan müşterekleri asıl sahibine iade etmek;
  2. Madencilik adıyla yapılan doğa yağma ve talanını vakitlice durdurmak;
  3. İç ve dış borç ödemelerini durdurmak… İnsanlar açlık ve sefaletle, çaresizlikle cebelleşirken ülke kaynaklarını oluk-oluk yerli ve yabancı tefecilere aktarmak kabul edilebilir değildir;
  4. Yüksek oranlı bir servet vergisi uygulamak;
  5. Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik sistemini adına layık hale getirmek;
  6. Tarımı ve hayvancılığı piyasa mantığının dışına çıkarmak;
  7. Yap-işlet devret, kamu-özel iş birliği adı altında yapılan ne varsa ivedilikle kamulaştırmak;
  8. Ekolojik yıkım ve iklim krizine karşı, kısa, orta ve uzun vadeli bir stratejiyi hayata geçirmek;
  9. Bütün bunlar için de demokratik bir ekonomik, sosyal ve ekolojik planlama…
  10. Velhasıl radikal bir paradigma değişikliği olmadan çöküş tablosundan çıkmak mümkün olmayacak… İrade sahibi insanlar değil miyiz? Ellerimiz ilelebet armut toplamak zorunda mı? 

 

Tags: Fikret Başkaya
Previous Post

Diyalektiğin Vurulması ve Çözüm için Yöntemsel Adres

Next Post

Çöp Değil, Hayat Toplayanlar

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi. Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi. Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Aracı da rotayı da değiştirme zamanı…
Manşet Haberler

Aracı da rotayı da değiştirme zamanı…

03/07/2026
Fikret Başkaya: “Şeylerin gerçeğiyle yüzleşme zamanı…”
Manşet Haberler

Fikret Başkaya: “Şeylerin gerçeğiyle yüzleşme zamanı…”

21/06/2026
Politik İslamcı son hamle…
Manşet Haberler

Politik İslamcı son hamle…

02/06/2026
“Terazi Bozuk”
Manşet Haberler

“Terazi Bozuk”

09/05/2026
Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…
Manşet Haberler

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…

17/04/2026
“İç Cepheden” Sevgilerle…
Manşet Haberler

“İç Cepheden” Sevgilerle…

01/04/2026
Next Post
Çöp Değil, Hayat Toplayanlar

Çöp Değil, Hayat Toplayanlar

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Deniz Göktaş için uluslararası dayanışma çağrısı: platFORUM imza kampanyası başlattı

Deniz Göktaş için uluslararası dayanışma çağrısı: platFORUM imza kampanyası başlattı

by Sonhaber
14/07/2026
0

Avrupa merkezli sivil girişim platFORUM, ifade ve sanat özgürlüğüne yönelik ihlallere dikkat çekmek amacıyla Change.org üzerinden uluslararası bir imza kampanyası...

Hürmüz’de gerilim tırmanıyor: ABD İran’ı vurdu, Tahran Körfez üslerini hedef aldığını duyurdu

Hürmüz’de gerilim tırmanıyor: ABD İran’ı vurdu, Tahran Körfez üslerini hedef aldığını duyurdu

by Sonhaber
14/07/2026
0

ABD ile İran arasındaki askeri gerilim Hürmüz Boğazı ve Körfez ülkelerine yayılarak tırmandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Başkan Donald...

Magyar’dan Erdoğan’ın NATO hediyesine gönderme: Herkes tabanca vermez

Magyar’dan Erdoğan’ın NATO hediyesine gönderme: Herkes tabanca vermez

by Sonhaber
14/07/2026
0

Macaristan Başbakanı Péter Magyar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Ankara’da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine hediye...

Trump: İran’la anlaşma hâlâ mümkün

Trump: İran’la anlaşma hâlâ mümkün

by Sonhaber
14/07/2026
0

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la gerilime ilişkin yeni açıklamalarda bulundu. Oval Ofis’te düzenlenen imza töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump,...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik