Sevgisiz Cinsellik

Duygu Fırat Tellioğlu

 

Cinsellik çok konuşulan ama az araştırılan konulardan biri. Sağlıklı bir cinselliğin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini çokça duydunuz. Daha doğrusu sağlıksız bir cinselliğin ne kadar çok psikolojik rahatsızlığa sebep olduğunu da duydunuz ve okudunuz. Bu yazı da bazı cinsel mitlerden ve cinselliğe yaklaşım tarzının sizi nasıl sağlıksız bir cinsel yaşama davet ettiğini yazmaya çalışacağım.

Bir sebzeyi kesebilmek bizi iyi bir aşçı yapmaz, çocuk doğurmak bizi iyi bir anne yapmaz, okumayı bilmek bizi iyi bir okur yapmaz vs. Bunların hepsi için zaman ayırmalı, öğrenmeli ve kendimizi geliştirmeliyiz. Cinsellikte bunlardan biri. Cinsellik yaşayabiliyor olmak iyi bir cinselliğe sahip olunduğu anlamına gelmez. İlk bahsetmek istediğim yön, cinselliğin konuşmalarda güç gösterisi olarak kullanılması. Birine şaka yaparken, aşağılarken, kızarken, nefret ederken, kavga ederken edilen küfürlerin büyük bir bölümü cinsellikle alakalıdır. Peki bu kadar üstünlükle bağdaştırdığımız ve karşı tarafı rencide etmek için kullandığımız cinsel tabirleri daha sonra nasıl sevdiğimiz insan ve sevgiyle bağlayacağız? Güçlü olmakla iyi cinselliğe sahip olmak arasında nasıl bir bağlantı var? Zayıf olanlar iyi bir cinselliğe sahip olamaz mı? Ayrıca iddialı olunan bir konu kişiyi kaygılandırmaz mı?

Asabiyet ve gücü cinsellikle özdeşleştirdiğimiz bu zamanlarda, sağlıklı bir cinsellik mümkün mü?

Bir erkek gücü konusunda ne kadar kaygılanırsa iktidarsız olmaya yatkın olacaktır. Kadın orgazm olabildiğini kendine ispatlamaya uğraşırsa soğuk olmaya yatkın olacaktır. Sigmund Freud’a göre kişi yaşamın anlamını veya değerini sorguladığı an hastadır. Peki cinsellik içinde aynısını söyleyebilir miyiz? Performans ve güç sorgulamaya başlandığı andan itibaren cinsel rahatsızlıklardan bahsedebiliriz. Özellikle erektil disfonksiyon yani ereksiyon problemleri için karşılaşılan ilk nedenlerden biridir.

Asabiyet ve güç ile bağladığımız bir konuda sevgiden de bahsedemeyiz. Frankl’a göre ise sevgiden söz etmeksizin insan cinselliğinden söz edilemez.

Cinsellikle ilgili bir diğer yanılgı ise cinselliği fazla spermden kurtulma çabası olarak görmektir. Bunun kişinin kendisini tatmin etmesiyle arasında bir fark yoktur. Karşı tarafı bir nesne değil, insan düzleminde görüldüğü takdirde cinsellikten bahsedebiliriz. Maslow’a göre sevmeyen insanlarla sevebilen insanların seksten aldıkları haz aynı değildir. Frankl ise bunu çok daha derinlemesine analiz etmiş ve şöyle yazmış; “sevgiyle karşılaşım ,başka bir insanı kendi amaçları için bir araç olarak (libidinal veya saldırganlık itkilerini ve içgüdülerinin yarattığı gerilimleri azaltma aracı olarak) görmeyi veya kullanmayı engeller. Karşımızdakinin araç olması, mastürbasyona eşdeğerdir; aslında cinsel açıdan nevrotik hastalarımızın birçoğu eşlerine bu şekilde davranmaktan söz ederler: bu hastalar sık sık, eşlerinin üstünde mastürbasyon yaptıklarını söyler. Eşe yönelik böyle bir tutum, insan cinselliğinin özellikle nevrotik çarpıtmasıdır.”

Cinselliğe başka anlamlar yüklemeye başladığımızda da tekrar cinsel problemlerden bahsedebiliriz. Yalnızlık hissiyatı ve korkusu, yaşamın yeterince anlamlı olmaması, birinin desteğine ve ilgisine muhtaç olunduğu düşüncesi de kişiyi cinsellikten uzak bir yere götürecektir. Yakınlaşma ihtiyacının çok yüksek olması ne pahasına ve hangi düzlemde olursa olsun bana dokun çağrısına dönüşür. Varoluşsal boşluk cinsel enflasyonu artırır ve işin ticaret kısmına hizmet eder. Hayat kadınlarına tam burada ihtiyaç duyulur. Burada ise Prematür ejakülasyon yani erken boşalmadan bahsedebiliriz.

Cinselliğin iyi bir deneyim olarak dışa vurması için özünde sevgi olmalıdır. Saf cinsellik insana ait bir doyum değildir.

 

 

 

 

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x