Pazar, Mayıs 10, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet

Sıfır Tolerans Ayrımcılık Mıdır?

Sonhaber by Sonhaber
01/02/2024
in Manşet, Manşet Yazarlar, Sanat
A A
0
Sıfır Tolerans Ayrımcılık Mıdır?
0
SHARES
464
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Öğretmenler Odası

“Öğretmenler Odası”, tam bir tartışma ortamında giriyor gösterime… Eğitim birincil mesele, o açık, ama filmin üzerinde durduğu “disiplin”, bir diğer bakışla demokrasi ve hukukun işlerliği… Okul yönetimi “sıfır tolerans” diye bakarken apaçık bir ayrımcılığın kapısını aralıyor.

Dünden beri Anayasaya uygunluk, hukuk, adalet tartışıyoruz. Oldubittiye getirilerek Yargıtay kararının Meclis’te okunmasıyla tutuklu Can Atalay’ın milletvekilliği, düşürüldü. Kime sorsanız hukuksuzluk, kime sorsanız hata, ama yaşandı. Her ne kadar bu yazıyı daha önce yazmış olsam da, gündemin bu can alıcı, bu önemli konusuyla da doğrudan ilişkili. 

 

İşte, okulda, sokakta, yaşadığımız her yerde bir aradayız; kim neci, ne yapar, neyi niye yapar bilemediğimiz gibi gizli saklı yapıldığında da saptayamayabiliriz. Hırsız da, yalancı da, kötü niyetli olan da var muhakkak. Temkinli oluyoruz o nedenle, kapımızı kilitliyoruz, pek tanımadığımızla sıkı fıkı olmamaya çalışıyoruz. Ama ya o(nlar) aynı işyerinde birlikte çalıştığımız insanlarsa… İki seçenek çıkıyor önümüze: ya sessiz kalacağız ya da itiraz edeceğiz.

İlker Çatak’ın, Almanya’nın Oscar adayı olarak da gösterilen filmi “Öğretmenler Odası” tam da bu ikilemi anlatıyor. Tabii, benim yukarıda yazdığım kadar basit değil çözümü bulmak. Mahalle baskısı belirleyici. Sosyal, dinsel, ekonomik konum ve (özellikle artan göçmenlikle birlikte ırkçılığa varan) etnisite karar vermede en önemli etkenlerden. Bir de yönetimin (bunu sadece bir okul, bir işyeri, bir fabrika olarak alabileceğimiz gibi ülke olarak da düşünebiliriz) “aman tatsızlık çıkmasın” düşüncesiyle, muhafazakâr tutumu da eklenince çözüm giderek daha da zorlaşıyor. Hemen baştan söyleyeyim: Kürt sorununun çözümlenememesi de aynı nedene bağlanıyor. Egemen erk işine geldiği kimi zaman barışçıl kimi zaman savaşçıl oluyor.

Öğretmen itiraz ediyor!

Matematik ve beden eğitimi öğretmeni Carla, (ayrımcılığı ortadan kaldıracak “günaydın” uygulaması ile 0,9 ile 1 arasında bir sayı var mı sorusu da gösteriyor ki, sorgulayıcı bir eğitim taraftarıdır) okula yeni gelmiştir. Sınıfı, Türk, Kürt, Arap, Polonyalı, Hristiyan, Müslüman öğrencilerden oluşuyor. Çocuklar arasında -aslına bakarsanız- çok kolay çözümlenebilecek bir hırsızlık, etnik kimliği nedeniyle bir çocuğun üzerine atılıyor. O çocuğun yapmadığı belirlense de, okul yöneticileri ve onu suçlayan öğretmenler (hatta veliler bile) özür dilemekten kaçınıyor; kaldı ki okulun “sıfır tolerans” kararı var.

 

İhkak-ı hak

Bizim ülkemizde sürekli yapılmak istenen (genellikle de yapılan) kendi işini kendin gör mantığıyla hüküm vermek ve ceza kesmek, hukukta kabul gören bir şey değil. Hukukçu olmadığım için nerede ve nereye kadar doğrudur, nereden sonra “suç” oluşturur, bilemiyorum. “Sallandıracaksın Taksim’de, bak bakalım bir daha yapıyorlar mı” diyenler, bin yıllardır aynı suçların işlendiğini nedense göz ardı ediyor. Şimdi bizde idam yok, ama varken, onlarca insan asılırken de cinayetler işleniyordu, soygunlar yapılıyordu… Demek ki, başka bir şey yapmak, düşünmek gerek.

Carla, okul yönetiminin ve öğretmenlerin bu duruma göz yummasının hata olduğunu kanıtlamak için gizli kamerayla çekim yapar ve bir kişinin hırsızlık yaptığını belirler. Ancak o, bir Almandır ve okul yönetimi gibi veliler de o “hırsız”dan yanadır. Düğüm orada daha da sıkılaşıyor… gizli kamerayla çekim yapmasının yanlış olduğu belirtilerek (her ne kadar hırsız kadın okuldan uzaklaştırılmışsa da) Carla’ya karşı da tavır alınır. Carla’nın da bir göçmen olduğunu belirtmem gerekiyor mu, neden suçlandığını anlatmak için…

Her şeye rağmen Carla, iyiden, idealist diyebileceğimiz kadar doğrudan, ama özellikle de çocuklardan yana davranmayı sürdürür. Yönetime ve arkadaşlarına anlatmaya çalışır. Kopya çeken, arkadaşını döven, hatta kendisinin bilgisayarını kanıt yok etmek adına kaçırıp atan çocuğa karşı aynı davranır.

Bir yere kadar…

Burada aklımıza gelen bir soru var… Sineklerin Tanrısı romanını (en azından filmini) biliyorsunuzdur. Yazarının Nobel aldığı bu romanda, çocukların içlerindeki iktidar hırsıyla akla gelmeyecek kadar kötü olabileceği anlatılıyordu. Sonradan kurgu olduğu belirtilen bu romanda yaşananların gerçeği yansıtmadığı Rutger Bregman’ın, “Çoğu İnsan İyidir” kitabında anlatılıyor.

Bir okul, bir derslikteki öğrenciler, öğretmenler üzerinden anlatılsa da, “Öğretmenler Odası” üzerinde yaşadığımız dünyanın, ülke iktidarlarının, yönetim sistemlerinin eleştirisi olarak gösteriyor kendisini.

 

Usul esastan önce gelir

Evet, usul esastan önce gelir. Evet, yalanla dolanla, gizli kamerayla, işkenceyle elde ettiğiniz kanıt/itiraf üst mahkeme tarafından geçersiz sayılır ve davanın yeniden görülmesi istenir. Suçlamanın haklı ve geçerli bir temele oturması istenir. Sanık (veya hükümlü) belki de o fiili işlemiş olabilir, ancak iddia makamının daha farklı deliller sunması istenir. “Öğretmenler Odası”nda da, benzer bir durum söz konusu… Konu yüzeysel gibi gözükse de alabildiğine derin ve gerçekten çok, hatta çoktan da çok önemli.

Böylesi bir durumda (bizim ülkemizdeki siyasiler edinilmiş bilgileriyle kendilerince karar varırlar ve halk da bunu kabul edebilir, ama gerçeklik hiç de böyle sürmüyor) ne yapılması gerektiğini tartış(tır)an “Öğretmenler Odası”nın izlenmesi ve çerçevesinin genişletilerek tartışılması (yerel seçimler öncesi, oy kullanmadan) gerekli, bence.

Filme gelince… Yine Aytekin Çakmakçı’yı anmadan geçemeyeceğim. Ünlü ve gerçekten de başarılı görüntü yönetmeni Aytekin, “Bir filmde görüntüyü, kamera hareketini, oyuncunun oyununu görmüyorsanız (unutuyorsanız, yani film sizi taşıyorsa) o filmin kameramanı doğru iş yapmıştır” diyordu. Erken kaybettik, doğanın kucağında yine kamera alinde görüntü peşinde koşuyordur muhakkak.

2 Şubat’tan başlayarak gösterimde…

The Review

Tags: Korkut Akınöğretmenler odasısinema
Previous Post

Korsiko Ulusal Kurtuluş Cephesi Macron’u Uyardı

Next Post

Fransa’da Öğretmenler Greve Başladı

Sonhaber

Sonhaber

Yazarın Diğer Yazıları

Hakan Tosun’un kamerası kayıtta!
Manşet Haberler

Hakan Tosun’un kamerası kayıtta!

07/05/2026
Sebat ve Azim
Kültür Sanat

Sebat ve Azim

05/05/2026
Anlam boşluklarını tamamlayan…
Kültür Sanat

Anlam boşluklarını tamamlayan…

27/04/2026
Tesadüfün böylesi…
Manşet Haberler

Tesadüfün böylesi…

23/04/2026
Demo-k-rasi!
Manşet Haberler

Demo-k-rasi!

20/04/2026
Renklerin birleşiminde, hareketliliğin uçuculuğunda…
Kültür Sanat

Renklerin birleşiminde, hareketliliğin uçuculuğunda…

13/04/2026
Next Post
Fransa’da Öğretmenler Greve Başladı

Fransa’da Öğretmenler Greve Başladı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Boş Düşünceler / Dolu Kalpler

Boş Düşünceler / Dolu Kalpler

by Meltem Uzuner
10/05/2026
0

Bosch Türkiye'nin 2026 Anneler Günü için hazırladığı ve büyük tepki çeken reklam filmi, anne kavramını evcil hayvan sahipliğiyle eşdeğer tuttuğu...

Savaşın ve krizin faturası emekçilere kesiliyor!

Savaşın ve krizin faturası emekçilere kesiliyor!

by Mustafa Durmuş
10/05/2026
0

Siyasal iktidarın son yıllarda arkasına sığınabildiği (ama toplumun büyük bir kısmı için herhangi bir anlamı olmayan) tek gösterge olan ekonomik...

İsviçre’de sağcı SVP’nin “10 Milyon” dayatmasına karşı barikat kuruluyor: “Geleceğimiz satılık değil!”

İsviçre’de sağcı SVP’nin “10 Milyon” dayatmasına karşı barikat kuruluyor: “Geleceğimiz satılık değil!”

by Sonhaber
10/05/2026
0

Mehmet Murat Yıldırım/BERN İsviçre’de aşırı sağın göçmenleri hedef göstererek halkı 10 milyonluk bir nüfus sınırına hapsetmek istediği "Kaos İnisiyatifi"ne karşı...

Mansur Yavaş’tan Burcu Köksal yorumu: “Parti değiştirecekse halkın onayı alınmalı”

Mansur Yavaş’tan Burcu Köksal yorumu: “Parti değiştirecekse halkın onayı alınmalı”

by Sonhaber
10/05/2026
0

Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyonu tamamlanan Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın açılışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yavaş, Burcu Köksal hakkında...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik