Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün, yönetmen Bingöl Elmas’ın “Şiirli Oda’nın İzinde” adlı belgeseli için sağladığı yapım desteğini faiziyle geri istemesine sinema dünyasından ortak tepki geldi.
Bağımsız Sinemacılar tarafından hazırlanan açıklamaya 200’ü aşkın sinemacı, sanatçı, akademisyen ve meslek örgütü imza attı. İmzacılar, kamu kaynaklarıyla oluşturulan desteklerin sanatsal içeriği denetleyen bir baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini vurguladı.
Resmî gerekçe ile görüşmelerde söylenenler farklı
Sinema Genel Müdürlüğü, belgeselin başvuru dosyasındaki senaryo ve yaklaşım metniyle uyuşmadığını, ayrıca teknik bakımdan yeterli bulunmadığını bildirdi. Yönetmen Bingöl Elmas ise kurum yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde kendisine filmin “politik” bulunduğunun söylendiğini açıkladı.
Elmas’ın anlatımına göre Bakanlık ve Kapadokya Alan Başkanlığına yöneltilen eleştiriler de filmin kabul edilmemesinde etkili oldu. Bakanlıktan, resmî kararla sözlü görüşmelerde aktarılan gerekçeler arasındaki farklılığa ilişkin kamuoyuna açık bir açıklama yapılmadı.
Belgesel Kapadokya’daki tahribatı anlatıyor
“Şiirli Oda’nın İzinde”, Kapadokya’nın kültürel belleğini korumaya çalışan yerel tarihçi ve çevre savunucusu Mükremin Tokmak’ın hikâyesine odaklanıyor. Filmde bölgedeki turizm baskısı, yol çalışmaları, yerel tarih ve çevresel tahribat iddiaları ele alınıyor.
Ortak açıklamada, belgesel yapımının doğası gereği çekim sırasında yeni gelişmelerin ortaya çıkabileceği ve filmin ilk başvurudaki metinle bütünüyle aynı kalmasının beklenemeyeceği belirtildi. Değerlendirmelerin hangi teknik ölçütlere dayanılarak ve kimlerden oluşan bir kurul tarafından yapıldığının açıklanması istendi.
“Ekonomik baskı otosansürü büyütüyor”
İmzacılar, tamamlanan bir esere verilen desteğin içerikle bağlantılı gerekçelerle faiziyle geri istenmesinin bağımsız sinemacılar üzerinde ekonomik baskı yarattığına dikkat çekti. Bu uygulamanın yönetmenleri daha proje aşamasında otosansüre yöneltebileceği uyarısında bulunuldu.
Açıklamada, kamu kaynaklarından sağlanan sinema desteklerinin siyasi veya kişisel beğenilere göre dağıtılan bir ayrıcalık olmadığı vurgulandı. Bakanlığa kararın yeniden değerlendirilmesi, sinemacıların uğradığı mağduriyetin giderilmesi ve destek kurullarının şeffaf, nesnel ve denetlenebilir ölçütlerle çalışması çağrısı yapıldı.







