Salı, Temmuz 14, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

SİSTEMİN ARIZASIYIM

Emine Aydoğdu by Emine Aydoğdu
03/06/2023
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Sanat, Yaşam, Yazarlar
A A
1
SİSTEMİN ARIZASIYIM
0
SHARES
11
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Gülümsüyorum. Ölüme gülümsediğim gibi yaşama da gülümsüyorum. Neden, niçin, başlangıç ve sonuç aramadan gülümsüyorum. Gülümsemelerim, nedenlere, niçinlere ve zamana sığmayacak kadar büyük. Yaşamayı göze alabilmek için önce ölümü göze almam gerektiğini öğrendim; ölmeyi göze alamayan, yaşamayı da göze alamaz, demiştim, ardından da gülmüştüm. Başkaları da gülmüştü. Onların gülüşleri benim gülüşüme benzemiyordu; dudaklarından dökülen küçümseyici sesleri ayırt edebiliyordum. Yaşamamın amacını hissetmek ve bağlarımdan kurtulmak için farklı bir düşünce sistemine gereksinimim vardı. Bunun ne olduğunu, uzun uzun düşündüm. Zihnimde durmaksızın dönen bilinç tekerleğine yönelmem gerektiğini anlamam kısa sürdü. Bilinç tekerleğimin yönünü değiştirdiğim için seslerin yükü artık beni incitmiyordu. Şimdiye değin yüklendiğim şeylerden kurtuldum, beni ağırlaştıran yoluma engel olan her şeyi bıraktım, artık tüy gibi hafifim, taşıyacak hiçbir şey kalmadı, keşkeyi, pişmanlığı, suçluluğu, kızgınlığı, öfkeyi, ve hüznü kucaklamaktan vazgeçtim. Geçmiş, olduğu yerde duruyor, dertleşmek istediğim zaman ona uğruyorum.

Sikik kapitalist cehennemin metalarından kurtuldum. Bir şeyler satın alarak özgürleşmediğimi, içimdeki boşluğun dolmadığını anladım. Bugünün neşesini, coşkusunu, umudunu ve hayalini kucaklayıp, düşüncelerimin dışındaki her şeyi terk ettim. Düşüncelerim bir hayli ağır, onların ağırlığı beni neşelendiriyor. Zihnime kazınan bu düşünceleri oluşturmama katkı sağlayanları saymaya kalkarsam, upuzun bir liste olur. Beş yüz yıl önceden yazanlar da var, bugün yazmaya devam edenler de.

Hayalci biriyim, hayallerim olmadan, yaşam bir anlam ifade etmiyor, bazen ölmeye karar veriyorum. Bu kesinlikle kötü bir şey değil. Karar verme anlarını çok severim. Kendimi bildim bileli tutkuyla bağlı olduğum ve anlamlı bulduğum şeyler yıkılıp yok olunca, yaşamaya devam etmek bana anlamsız geliyor. Hayallerim ve mücadele biçimim, istediğim zaman hayata veda etme hakkını bana fazlasıyla veriyor.

Kendi tarihimin en utanç verici  dönemini yaşıyorum. Herkes kendini kurban sayıyor, hiç kimse kendini suç ortağı saymıyor. Aslında her kurban kendi celladını bilerek veya bilmeyerek  yaratıyor ve tapınma sonsuza değin sürüyor. Daha fazla para, daha fazla yaşamak uğruna alçaldıkça alçalıyor. Alçalmanın bir sınırı olmadığını anlamam oldukça şaşırtıcı oldu.

Marketin önündeki yaşlı kadın cüzdanındaki paraları sayıyor, bir daha sayıyor, tekrar sayıyor, içeri girip yüz gram kıyma alıyor, en ucuzundan, sakatattan yapılmış olandan, bir de ekmek. Oto tamircisinde günlük otuz liraya çalışan oğlan, yırtık pantolonun cebinden çıkarıp avcunun içinde sıkıca tuttuğu parayı kasiyere uzattığında, kasiyer çocuğun yüzüne değil, yaşlanmış, çatlamış, parmak uçları kanamış, eline bakıyor, paranın üstünü almak isteyen oğlanın eli boş kalıyor, kasiyer bozuk paraları metal tezgaha sertçe bırakıyor, eline dokunmak istemiyor. Çocuk olanların farkında değil, o, buz gibi soğuk kolasını içiyor. Kömür madeninin kara tozunu solumaktan ciğerleri çürümüş otuşbeş yaşındaki Hasan, kan kusuyor. Odayı temizliyen işçi kadın yüzüne tükürür gibi bakıyor. Bu sahneleri izlemekten utanıyorum. Utancım, reddiyeyi doğuruyor.

Emeği ve yaşamayı kutsallıkla tanımlayan bütün doktrinleri, dogmaları reddediyorum.

Bugüne değin bunları düşünmeden kabul ettiğimiz için yalnızca çocuklarımıza değil, doğaya ve bütün canlılara, anı olarak bir utanç dönemi bırakıyoruz. Korkarak, susarak, sinerek, ihbar ederek, çalarak, görmemezlikten, bilmemezlikten gelerek, duymayarak, bir merdiven altakinden kendimizi üstün görerek, her daim çarkların dişlilerinden biri olarak, bütün hayatımızı diz çöküp, önünde secdeye durduğumuz para için harcadık ve adına yaşamak dediğimiz, yarı ölü hayatı sürdürdük.

Bu zavallıca hayatı sürdürdükçe, sikik kapitalizmin harabeleri altında ezildik, alçaldık, alçaldık, alçaldık ama mücadele etmedik. Mücadelenin ne olduğunu bile bilmiyoruz. Hiçbir şey yapmadan mucize beklemek, devrimi hayal etmek, pencere kenarında saksıda büyüyen bitkiler nasıl ki bahçedeki toprakta ne olup bittiğini bilmiyorsa, masa başı muhalifleri olarak mücadelenin ne olduğunu, nasıl verilmesi gerektiğini bilmiyoruz. Yalnızca konuşuyoruz, çöplüklerden elde ettiğimiz paçavra bilgileri, düşünce diye boyun damarlarımızı şişirerek oturduğumuz masalarda savunuyoruz. Kibrit alevine benzeyen savunmalar, anlık bir pırıltıdan geriye kalan siyah küle benziyor. Yaşama dair tek bir iz yok içinde.

Gerçeği düşman saydık, özgürlüğü de düşman saydık, ütopyanın hayatın döngüsü içinde büyüdüğüne, hayatın içinde ve bugünde saklı olduğuna hiçbir zaman inanmadık. Onun çok uzaklarda, erişilmez olduğunu düşündük. Özgürlüğü basit bir şey gibi algıladık, onun ne olduğunu bilmeden, onun uğruna ölmeyi öğrendik.  Hep geleceği bekledik. Gelecek hiçbir zaman kendiliğinden ve bizim istediğimiz gibi gelmedi. Hayatta kalmak için, umuttan, erdemden, onurdan, özgürlükten, hayalden, ütopyadan, vazgeçtik. Köleliğin ve alçaklığın tarihi ancak böyle yazılabilirdi, biz de yazdık, nasıl zavallıca bir durum bu?..

Bazen aklımı kaçırdığımı, dünyanın renginin kaybolduğunu, harabeye dönen kentlerden gelen çığlık seslerini ve açlık kokusunu düşünüyorum, saçlarım diken gibi dimdik oluyor. Oğlunun ölüm haberini alan Gülsüm Ananın simsiyah saçları bir gecede ağarmıştı. Saç tellerim bana delirdiğimi söylüyor, zaten önce saçlar delirirmiş ve beyazlaşırmış.

Bugün, ölmeye karar vermiştim. Herşey hazırdı. Üzerinde çok fazla düşünmedim, bir sandalye, bir çamaşır ipi yetiyordu. Sonra vazgeçtim, şimdilik ölüme karşı direnmiştim, ipi sakince koluma dolayıp, sokağa çıktım, koşmaya başladım, yağmurdan sırılsıklam oldum, gülümsüyordum, neşeliydim, yağmurda ıslanmak ne hoş bir duyguydu. Hayallerimi ve düşüncelerimi seviyordum, onları  hiç kimseyle hiçbir şeyle değişmem. Onların içinde bugün, yarın ve gelecek var; geçmiş de.

Çoğu zaman gözlerimi kapatıp yürüyorum. İlk kez aşık olduğumda denemiştim. Onu hayal ederek yürüyordum. Omzuma dokunduğunu hissettim. Toprak kar altındaydı, karaçamların olduğu bir parkta durdum. Çok sevdiğim türküyü söylemeye başladım. Gökyüzü duyuyor, uzaktaki denizin dalgaları  da dinliyordu beni. Yakınlarda uçan kuşların cıvıltıları, toprağın neşeli kokusu, sokak köpeğinin kocaman sarılma hissi, mutluluğumun göğünü aydınlatıyordu.

Dünyanın dışında başka bir gezegenin bahçesindeydim, sonra, karaçama çarptım, yere yuvarlandım, ardından gülümseyerek ayağa kalktım. Dünyanın kurduğu bütün tuzaklardan kurtulmuştum. Özgürdüm. Ne yaptığımın, niçin yaptığımın, nerede olduğumun, nasıl uyandığımın, kaç kez hata yaptığımın, kiminle seviştiğimin, sevişmediğimin, başarısızlıklarımın, başarılarımın hiçbir önemi yoktu.

Ütopyadaydım, ölümü ve hayatı seviyordum. Hiç kimseye bir açıklama borcum yoktu. Ne düşündüğüm, ne hissettiğim, ne yaptığım kimseyi ilgilendirmiyordu. Yaşadığım koca bir hayat ve seçtiğim eşsiz bir ölüm vardı. Öğrenmiştim, benden başka hiç kimsenin beni mutlu edemeyeceğini. Rüzgârı arkama alıp, yola çıkmıştım. Sikik kapitalist cehenneminin kapılarını sonsuza değin kapatmış ve alçalmaktan kurtulmuştum.

Emine AYDOĞDU

Tags: #secim2023EmekEmine Aydoğdufelsefehayatinsankapitalizmsömürütürkiye
Previous Post

Ahmet Aslan Zürih Konseri 4 haziran 2023 Kloten`da

Next Post

BİR ŞİİRİN ÖMRÜ KAÇ YIL?

Emine Aydoğdu

Emine Aydoğdu

Dinamik Dergisi’nde çıkan yazılarıyla ilk kez yazın dünyasına adımını attı. Makine Mühendisleri Odası’nın meslek dergisinde yazıları yayımlandı. Uğur Mumcu Yaratıcı Yazarlık seminerlerine, Özgür Üniversitesi’nin Küresel Emperyalizm ve Kapitalizm üzerine derslerine, Ulus Baker’in Spinoza üzerine söyleşilerine katıldı. Sokak Yazarları Dergisi’nin oluşturulup gelişmesinde önemli katkıları oldu. Bu dergide öykü ve şiirleri yayımlandı. Anayasa, Anayasa Yargısı, Kararlar Dergisi ve İnsan Haklarına ilişkin yayınlar başta olmak üzere, yüze yakın hukuk kitabının editörlüğünü yaptı. “TEMMUZU BEYAZA BOYADIM” adlı öykü kitabı, Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla Mart 2001’de yayımlandı. “TEŞKİLÂTI ESASİYE’DEN GÜNÜMÜZE ANAYASALAR” adlı çalışması Palme Yayıncılıktan Mayıs 2005’te yayımlandı. “ADO” adlı öykü kitabı, Yoğunluk Dergisi tarafından 2006’da yayımlandı. “BİR ISLIK ÇAL” adlı öykü kitabı, Favori Yayınlarından 2014’te yayımlandı. “DÜNYA BİR AVUÇ” adlı öykü kitabı, Tulpars Yayınlarından 2016’te yayımlandı. “AFORİZMALAR” adlı kitabı, Artshop Yayınlarından 2018’te yayımlandı. “KİMSE İNANMIYOR BANA” adlı öykü kitabı SRC yayınlarından 2024’te yayımlandı. Çeşitli gazetelerde denemeler yazmış, kimi televizyon kanallarında edebiyat söyleşilerine katılmış, Halk Evlerinde ise gençlere edebiyat ve sanat üzerine seminer vermiştir. “Sokak Yazarları, Evrensel Kültür, Yaşam Sanat, Yoğunluk, Deliler Teknesi, Öykü Teknesi, Tavır, İlk İnci, Nikbinlik, Çağdaş Yaşam, Bağlaç, Ekin Sanat, Kıyı Dili, Çağdaş Türk Dili, Bulut Yazar, Sarmal Çevrim, Eliz Edebiyat, Edebiyat Nöbeti, Lacivert, Edebiyat Kolektifi, Güney Dergisi, Çini Kitap, MYART Sanat Dergisi, Altı Yedi, adadergi.com, cigdergisi.com,” gibi kültür sanat ve edebiyat dergilerinde öyküleri ve şiirleri, “Feniks, İnsanokur.org, Çerçi Sanat, adananewstv.com, Son Baskı, Edebiyat-Kültür Sanat ve Farkındalık, Yaşa-Der Platformu (Yazar Şair ve Sanatçı Dernekleri Platformu) Yobazlıkla Mücadele, Kürecik TV Kültür Sanat Edebiyat, Solmedya.com ve sendika.org’da denemeleri ve öyküleri yayımlanmıştır. BUDEP (Bursa Dergiler Platformu) çatısı altında düzenlenen Bursalı edebiyatçıların “Kış Buluşması” 2025 yılının Mart ayı etkinliğinde, ortak inisiyatif ile belirlenen ve “Bursa’dan Edebiyata Katkı” adıyla verilen 2024 Yılı Bursa’dan Öykü/Romana Katkı Ödülüne layık görülmüş ve “2024 Bursa’dan Öyküye Katkı Ödülü” ile onurlandırılmıştır. Gazetemizde “Öykü Köşeşi” yazarı olarak öykü ve deneme yazmaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları

Yeraltından Yükselen Sessiz İsyan: Emine Aydoğdu’nun yeni kitabı çıktı
Kitap Önerileri

Yeraltından Yükselen Sessiz İsyan: Emine Aydoğdu’nun yeni kitabı çıktı

09/04/2026
TANRILARIN DOĞUŞU İNSANI KÖLELEŞTİRDİ
Manşet Haberler

TANRILARIN DOĞUŞU İNSANI KÖLELEŞTİRDİ

08/03/2026
Hatay’a düşen mühimmat tartışma yarattı: İran Türkiye’yi hedef almadığını açıkladı
Manşet Haberler

Hatay’a düşen mühimmat tartışma yarattı: İran Türkiye’yi hedef almadığını açıkladı

05/03/2026
BİR YUMAK HAMUR
Manşet Haberler

BİR YUMAK HAMUR

09/02/2026
VENEZUELA VE EMPERYALİZM
Manşet Haberler

VENEZUELA VE EMPERYALİZM

19/01/2026
LAİKA’YA BARIŞ GETİRECEKLER MİŞ!
Manşet Haberler

LAİKA’YA BARIŞ GETİRECEKLER MİŞ!

02/01/2026
Next Post
BİR ŞİİRİN ÖMRÜ KAÇ YIL?

BİR ŞİİRİN ÖMRÜ KAÇ YIL?

Comments 1

  1. Yunus Cetinkaya says:
    3 yıl ago

    Eline emegine kalemine klavyene saglik…

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Deniz Göktaş için uluslararası dayanışma çağrısı: platFORUM imza kampanyası başlattı

Deniz Göktaş için uluslararası dayanışma çağrısı: platFORUM imza kampanyası başlattı

by Sonhaber
14/07/2026
0

Avrupa merkezli sivil girişim platFORUM, ifade ve sanat özgürlüğüne yönelik ihlallere dikkat çekmek amacıyla Change.org üzerinden uluslararası bir imza kampanyası...

Hürmüz’de gerilim tırmanıyor: ABD İran’ı vurdu, Tahran Körfez üslerini hedef aldığını duyurdu

Hürmüz’de gerilim tırmanıyor: ABD İran’ı vurdu, Tahran Körfez üslerini hedef aldığını duyurdu

by Sonhaber
14/07/2026
0

ABD ile İran arasındaki askeri gerilim Hürmüz Boğazı ve Körfez ülkelerine yayılarak tırmandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Başkan Donald...

Magyar’dan Erdoğan’ın NATO hediyesine gönderme: Herkes tabanca vermez

Magyar’dan Erdoğan’ın NATO hediyesine gönderme: Herkes tabanca vermez

by Sonhaber
14/07/2026
0

Macaristan Başbakanı Péter Magyar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Ankara’da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine hediye...

Trump: İran’la anlaşma hâlâ mümkün

Trump: İran’la anlaşma hâlâ mümkün

by Sonhaber
14/07/2026
0

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la gerilime ilişkin yeni açıklamalarda bulundu. Oval Ofis’te düzenlenen imza töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump,...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik