1968 yıllarında II. Dünya savaşı bitmiş ama kapitalizmin kronik krizleri sürüyordu. Toplumsal eşitsizliklerin giderek artması, Vietnam savaşı ve ABD’nin dünya ekonomisinde yeri gittikçe kendini hissettirirken Avrupa’da  kapitalizm Sovyetler’in de etkisiyle daha özgürlükçü, eşitlikçi, adaletli bir dünya ve çevre sorunları etrafında sloganlara dönüşüp sokaklara taşmış, İnsanlık bu sömürü ve kaos sisteminden bir kez daha kurtulmak için ayaktadır. Amerika’da içeride işçi sınıfının ve siyahların mücadelesi gittikçe artmakta, bunlara karşı sürek avı ve ırkçılık yükselmekte dışarıda ise “SSCB – ABD yarışı” vardır.

Tarihin akışının sürekli değiştiği bu yıllarda yarım milyona yakın Amerikalı Vietnam savaşına gider. ve bunlarında çoğu siyahtır. Siyahların bugünlerde olduğu gibi tenlerinden dolayı başları beladadır. Muhammed Ali  “Neden, Negro (zenci köle) diye adlandıkları kişiler arasından biri olan benden, üstelik burada siyahlara köpek gibi davranılıp, onların en temel insanlık ve kişisel hakları reddedilirken, evimden 16.000 km. uzaktaki bir yere gidip, deri rengi farklı insanların üzerine bomba, obüs topları atmaya gitmek için bir üniforma giymemi istiyorlar?” dedikten sonra Şampiyonluk ünvanı geri alınır. Yıllarca boks müsabakalarına çıkamaz. Tüm spor müsabakalarından madalya ile dönen siyahlar Amerikan marşı okutularak Amerika’ya gelirler ama Amerika da her türlü ırkçılığa maruz kalırlar. Bir çok sanatçı müzisyen savaşa ve ırkçılığa karşıdır.  John Lennon Amerika da ev ev kovalanır. Muhalifler zordadır.  Mücadele ilerledikçe çetinleşir.

39 yaşında ki siyahi lider Martin Luther King  4 Nisan günü öğleden sonra saat 6’da Memphis’teki Lorraine Motel’in balkonunda uğradığı silahlı saldırıda öldürüldüğünde yapılan otopsi sonucu 60 yaşında bir insanın kalbine sahipti. Bunun nedeni 13 yıl gibi kısa bir sürede yürüttüğü yurttaş hakları eylemciliği sırasında yaşadığı stres dolu yaşamdı. Buna göre, King yaşamının son 13 yılında 34 yıl yani normal bir hayat yaşayan bir insana göre 2,5 kat daha hızlı yaşlanmıştı.

Martin Luther King'in Cenazesi

Martin Luther King’in Cenazesi

1968 Mexico City Olimpiyat oyunlarında 200 metre koşuda siyahi atletler , Tommie Smith birinciliği, John Carlos üçüncülüğü kazanırlar ve Amerika’daki zencilerin ikinci sınıf muamele görmesine dikkat çekmek için tüm dünyanın izlediği Olimpiyat Oyunlar’ında eylem yapma kararı alırlar. Ve bu eylem planını ikinciliği kazanan Avustralyalı Peter Norman‘a söylerler. Norman tereddütsüz kabul eder.

1968 Mexico City Olimpiyatları

1968 Mexico City Olimpiyatları

 

1968 Mexico City Olimpiyatları

1968 Mexico City Olimpiyatları

 

 

1968 Mexico City Olimpiyatları Peter Norman, Tommie Smith, John Carlos ödülleri aldıktan sonra

1968 Mexico City Olimpiyatları Peter Norman, Tommie Smith, John Carlos ödülleri aldıktan sonra

Ödül töreni için isimleri okunduğunda eylemde kullanacakları eldivenlerden birini Smith diğerini Carlos giyer. Amerikan marşı okunur kürsüye doğru yalın ayak yürüdüklerinde yumruklarını sıkıp göğe kaldırırlar,  sağ kalkan yumruk Amerika’nın birliğini, sol yumruk ise Siyah Amerika’nın birliğini, Smith’in boynundaki atkı siyahların gururunu, çıplak ayakla yürümeleri yoksulluğu temsil eder. Peter Norman’da OPFHR (İnsan Hakları İçin Olimpiyat Projesi) rozetiyle çıkar. Giydikleri, kuşandıkları her şeyi ırkçılığa karşı bir protestoya döndürürler. Bu protesto hiç hoş karşılanmaz. Amerikan Ulusal Olimpiyat Komitesi tarafından yapılan uzun tartışmalar sonucu iki siyahi atlet kamptan atılır. Ve ülkelerinde bir kesim tarafından coşku bir kesim tarafından nefret ile karşılanırlar. Peter Norman ülkesi Avustralya’da hiç hoş karşılanmaz. Bunalıma girer. Alkolik olur. Üç arkadaş ölüm tehditleri alırlar. Yuvaları dağılır. Üçünün de evlilikleri bu durumu daha fazla kaldıramaz. Artık spor hayatları da bitmiştir… Ama dostlukları hiç bitmez. istediklerini de elde etmişlerdir. tüm dünyada Amerika’da ki ırkçılığa karşı bir tepki oluşmuş farkındalık yaratılmıştır.

Paol Norman'ın Tabutunu Omuzlarken

Paol Norman’ın Tabutunu Omuzlarken

Bu üç kahramanın son buluşmaları kalp krizinden ölen Peter Norman’ın cenazesinde olur. Kendilerini eylemlerinde yalnız bırakmayan bu cesur arkadaşlarını onlarda yalnız bırakmaz ve tabutunu omuzlarlar.

Cenazede Tommie, Normanın ailesine dönerek şunları söyler ; “Peter Norman, doğru olanın hiçbir zaman yanlış olmayacağına inanan bir adamdı. Her zaman benim dostum olarak kalacaktır. Bu ruh hiç ölmeyecek. Siz de bu kaya gibi sağlam miras ile yaşayacaksınız”

Yıllar sonra sayısız ödüller ile mükafatlandırılırlar. Heykelleri dikilir bu üç kahramanın. özürler dilenir ülkeleri tarafından. Ama tüm bunlara en iyi cevap San Jose State Universitesi’ndeki heykel ile verilir.
Bu heykelde Peter Norman yoktur. İkincilik basamağı boştur.
“Peter Norman’ın yerine siz geçin ve haksızlıkların karşısında cesurca durun.  Durun ki dünya Norman gibiler/ sizin gibiler ile yaşanılabilecek bir yer olsun…”

San Jose State Universitesi’ndeki heykelleri

San Jose State Universitesi’ndeki heykelleri

Erdal Bal

 

 

 

 

 

 

Yazar Profili

Erdal Bal
Erdal Bal
Haber Etiketleri
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x