3 Ocak gecesi Venezüella Devlet Başkanı Maduro, ABD’nin Delta Force ekibi tarafından eşiyle birlikte yatak odasından alınıp yargılanmak üzere ABD’ne götürüldü. Artık dünyada Görevimiz Tehlike gibi dizilere taş çıkartırcasına emperyal haydutlar rakip olmaya başladı.
***
Kuramsal olarak zor kavramı literatürde zengin bir kaynağa sahip. Tarihte Zorun Rolü kitabında Engels: Zor, yeni topluma gebe olan eski toplumun ebesidir, diyor. Gramsci’nin o meşhur rıza kavramı kapitalizmi artık kesmiyor ki, ABD başta olmak üzere emperyal güçler mealen şöyle diyor olmalılar; Zor, anahtarların en maharetlisidir veya zorun açmayacağı kapı yoktur!
***
Zaman sadece bizlerin tevellüdünü eskitmiyor, zaman aynı zamanda fikirleri, tezleri de eskitir. Bizim kuşak hatırlar; ’80 öncesi çeşitli siyasi yapıların savunduklarıydı: Kapitalist Olmayan Kalkınma Yolu, Toplumsal İlerleme, Barış İçinde Birlikte Yaşama(Detant), İleri Demokrasi(Fransa Solu da savunurdu), İleri Demokrasi İçin Tekelleri Kuşatmak… Zor, bu tezlere de rahmet okuttu!
Kendi serüveni içinde kapitalizm krizleri çözemez hâle geldi. Hatta diyebiliriz ki; kapitalizm, doğası gereği kriz üretme fabrikasıdır!
Nasıl ki uygarlık, barbarlığı bastırırsa, SSCB çökünce, barbarlık tekrar gemi azıya aldı, reformlarla ıslah edilmiş vahşi kapitalizm aslına rücu etti.
Kapitalizmi frenleyen Sosyalist Sistem çökünce deliler, tımarhaneler boşaldı! Dünya, deliler evine, büyük bir tımarhaneye döndü. SSCB dağıldıktan sonra dünya köpeksiz köyde haydutların çomaksız dolaştığı bir yer oldu!
2. Dünya Savaşı, 1. Dünya Savaşı’ndan kapsam olarak büyüktü. Dünya Savaşları büyüyerek geliyorsa, muhtemelen 3. Dünya Savaşı’nın büyüklüğünü hesap edebilecek insanlık kalacak mıdır şüpheli.
3 Ocakta yapılan siyasi gangsterlik gösterdi ki bu işin başındaki Trump, Âhir Zaman Führeri’dir.
***
Şimdi madalyonun arka yüzüne bakalım: Âşık Mahzuni’nin sesiyle Amerika Katil Katil! diyelim de diğer tarafın hiç mi hatası yok?
Venezüella 28 milyonluk bir nüfusa sahip ve coğrafi büyüklüğü Türkiye’den biraz büyük. Önceki sosyalist-asker lider Chavez kanserden 58 yaşında vefat etmeden önce Maduro’yu veliaht olarak bilinçli bir tercihle verdiği destekle; otobüs şoförlüğünden gelip, sendika liderliğine, oradan da Venezüella Devlet Başkanlığı’na uzanan yolda ona el vererek hazırlamıştı. Şimdi sormayalım mı, koca ülkede Chavez’in emanetini teslim edeceği daha yetkin bir sosyalist unsur veya bir heyet yok muydu?
Ülkemizde de bir Derviş Günday vardı. Uzun yıllar Maduro gibi şoförlerin, otomobilcilerin odalarında, federasyonlarında başkanlık yapmıştı. Burjuva devlet Günday’a en çok vekillik mertebesine gelecek şekilde el verdi… Bir yanlış, bir ulusun kaderini belirliyorsa o yanlışı yapan hiç kimse masum değildir.
***
Bir diğer bakmamız gereken noktaya geldik şimdi. Venezüella ordusunun aktif asker sayısı en çok 150 bin civarında. Tam teyit edilemese de bu ordudaki general sayısı iki bin civarında imiş. Bu yoğurdun bolluğu nereden geliyor?
Sınırlarıyla devasa, 623 yıl ömrü olmuş Osmanlı İmparatorluğu’nda-benzetme yaparak- paşa sayısı bir padişah döneminde bile bu kadar olmuş mudur? Ki Osmanlı’da paşalık daha çok unvan sahipliği idi.
Osmanlı’da Abdülhamid zamanında en çok paşa unvanı verilmiş. Demek ki otoriterlik arttıkça yemleme de artıyor!
***
Maduro’nun paketlenmesi olayında bir başka husus da operasyonu yapan Dolce Force… İşin mizahı sokak mizahına dek düştü. Ardeşen’de bir vatandaş operasyonun bu yönüne dikkat çekip yerel şivesiyle diyor ki; Bizim Ardeşen’e 50 helikopterle bile gelseler, kaymakamın bir ayakkabısını alamazlar! Gülelim de biraz da sol adına utanmak icâp etmez mi?
Bir azraile çare yok, denir halk arasında. Bu sözün teyidi 3-4 Ekim 1993’te Somali’de yapıldı. Direniş hareketinin lideri Muhammed Ferah Aidid’i Gotik Yılan Harekâtı ile kaçırmaya giden Delta Force ekibini, başkent Mogadişu’da direnişçiler taş, sopa ve el bombalarıyla pusuya düşürüp, forsunu alaşağı ettiler. ABD’nin hesabı çarşıya uymadı ve ava giden avlandı. Somali’deki direniş hareketi ve imkânları Venezüella’dan çok mu ileriydi?
***
Maduro’nun ABD’nde çıkarıldığı mahkemede ilk sözlerini, Ben masumum, suçlu değilim, diye ajanslar geçti. Şöyle söyleseydi çok mu kırıcı olurdu veya infazı mı yanardı: Ben sizin gibi emperyalist haydutların mahkemesini tanımıyorum, siz beni yargılayamazsınız!
Yargılama süreci sonunda çıkacak karar ve kararın ne şekilde uygulanacağı gösterecek işin foyasının derecesini ve nerede başlayıp ne yöne evrildiğini.
Maduro’nun direnmesini ve halkının onurunu korumasını umuyor ve diliyorum.







