Soykırım ve Bir Çözüm Projesi

HomeManşet Yazarlar

Soykırım ve Bir Çözüm Projesi

Mahmut Alınak

Soykırım ve Bir Çözüm Projesi

Dün öğlen üzeri köydeki evimin kapısı çalındı. Kapıyı açtığımda köyde ilkokulu okuyan küçük dostlarımdan üç çocuk dışarıda beni bekliyordu. Haziran güneşi sanki onların yanaklarında açmıştı; bana gözlerinde pembe bir ışıkla gülümsediler. Onlara Kürtçe, ‘Serçava,’ dedim. Biri elindeki poşeti bana uzatarak, Türkçe, “Sana yağ getirdik,” dedi. Bir anne bana tereyağı göndermişti. Kürtçe, ‘Spas teşekkür ederim,’ dedim. Birbirlerine bakıp kıkırdayarak güldüler. ‘Nasılsınız?’ dedim. Türkçe “İyiyiz,” dediler. Neden Kürtçe konuşmadıklarını sordum, kısa bir tereddütten sonra, bir bilmişlik edasıyla, “Türkçe daha güzeldir,” dediler. Ne diyeceğimi şaşırdım. Onları Kürtçe konuşmaya ikna etmeye çalışırken gördüm ki, çocuklar kendi anadillerini konuşmaya utanıyorlardı.

Ruhlara Operasyon

Irkçı eğitim sistemi çocukları işte böyle kendilerine yabancılaştırıyor. Sadece mazlum halkların çocukları değil, Montesorri eğitim almayan yoksul Türk çocukları da yalan ve talan üzerine kurulan bu militarist eğitimle zehirleniyor ve beyinleri yıkanıyor.

Çocuklar – eskiden bize yapıldığı gibi- okulda köklerinden koparılıp ruhsal bir ameliyata tabi tutuluyorlar. Ruhları ırkçı neşterlerle alınıp, yerine yabancısı oldukları başka bir ruh monte ediliyor. Böylece büyüdüklerinde ezik, özgüvensiz, parçalanmış ve yolunu şaşırmış bir kişilik ortaya çıkıyor.

Bu, halkların asimilasyon zehriyle yavaş yavaş yok edilmesi, yani soykırımdır.

Ermenilere 1915’de, Pontus Rumlarına da 1919’larda soykırım uygulandı. Kürtler, Çerkesler, Araplar ve diğer mazlum halklar da bir asırdır asimilasyon zehriyle yok ediliyorlar. Bir örnek vermek gerekirse, Lazistan’ın kadim halklarından olan Lazlar neredeyse tamamen asimile edildiler.

Peki bu jenosit karşısında biz ne yapıyoruz? Yapma, etme diyerek, devleti devlete şikâyet ediyor ve sürüp giden bu soykırımı seyrediyoruz.

Çözüm İçin İki Proje

Oysa bu faşist eğitimin kapısına kilit vurmanın imkânları vardır. İki şey yapılabilir:

İlki, Kürtçe ve diğer yasaklı dillerle eğitim yapılması için hükümetten üç ay içinde kanun çıkarması istenir.

Hükümet bu üç ay içinde kanun çıkarmazsa okullar boykot edilir ve alternatif sivil okullar oluşturulur. Halkın bu çağrıya uymayacağı söylenebilir. Ki bunda haklılık payı da vardır. Bu nedenle bu projenin uygulanması (şimdilik) zordur.

İkincisi…

Yazın ve kışın okul dışı zamanlarda mahalle ve köylerde sivil okullar oluşturulur ve çocuklara bu okullarda anadilleriyle eğitim verilir.

Seve Seve Öğretmenlik Yaparım

Devlet bu asimilasyoncu eğitim sistemi baltalanacağı için buna izin vermek istemeyecektir. Ama yasakları sivil itaatsizliklerle çiğnemek görevimiz olduğuna göre biz yolumuza devam ederiz.

Böyle bir seferberliğin başlatılması halinde ben köydeki evimi hemen bir okula dönüştürüp seve seve öğretmenlik yapabilirim. Eminim benim gibi evlerini okul olarak kullanacak daha on binlerce insan vardır.

Özgürlüğe ancak yeni bir yaşamı kuracak köklü projelerle ulaşabiliriz.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments