Sudan’ın en etkili iki figürü arasında süren iktidar kavgası, hafta sonundan bu yana yaklaşık 330 insanın ölümüne sebep oldu. Ülkeyi fiilen yöneten Devlet Başkanı General Abdülfettah el-Burhan’ın birlikleri ile yardımcısı Mohamed Hamdan Dagalo’ya bağlı paramiliter Rapid Support Forces (RSF) arasındaki şiddetli çatışmalar, başkent Hartum’da cuma sabahı da devam etti. Yorumcular gelişmeleri yorumluyor.
Çatışma hızla başka yerlere de sıçrayabilir
Le Monde, bölgede domino etkisi yaşanabileceği uyarısında bulunuyor:
“Afrika’nın en büyük üçüncü ülkesinde ortaya çıkan istikrarsızlık ve bölünme tehdidi, çatışmalar ile silah ve milis varlığının tüm bölgeye yayılabileceği endişelerini büyütüyor. Kızıldeniz’in kıyısındaki Sudan, stratejik konumuyla önemli bir ticaret merkezi ve yedi ülkeyle sınır komşusu. Bunların da bazılarında (Libya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Güney Sudan) zaten gergin bir ortam var. Bölgedeki Fransız nüfuzunun merkezi olan Çad’da ise devlet liderleri, sıklıkla Sudan’dan gelen isyancıların tehdidine uğruyor.”
Batı yanlış insanlara yanaşmaya çalıştı
Afrika muhabiri Johannes Dieterich, Frankfurter Rundschau’da yaşananlardan Batı diplomasisini de sorumlu tutuyor:
“Sudanlı asker çetelerine akla gelen tüm yaptırımları uygulayabilecek ve onları siyaseten ciddiye almayabilecekken, tam tersini yaptılar. Yetkililerden görüşmeleri ısrarla sürdürmelerini istediler, hiçbir yaptırım uygulamadılar, üyeleri her hafta düzenledikleri protestolarda hayatlarını riske atan [muhalif] sokak komiteleri, ihanete uğramış hissetti. Batı şimdi yine yaptırım çağrısında bulunuyor – sanki artık bir işe yarayacakmış gibi.”
Sebebi açgözlülük ve doğal kaynaklar
Sudan’da aynı dram tekrar tekrar yaşanıyor, diyor De Standaard:
“Toprak, petrol ve altın: Sudan’da on yıllardır süren iç savaş ve şiddetin kan kırmızısı gerekçesi, doğal kaynakları kimin kontrol edeceği. Katolik Güney ile İslamcı Kuzey arasındaki 50 yıllık kavga, en başta da göçebe çobanlar ve çiftçiler arasındaki arazi anlaşmazlıklarından kopmuştu. Güney Sudan’ın kuzeyinde, 1970’lerin sonlarında büyük petrol yataklarının keşfedilmesi ise yangını körükledi. … El-Burhan ve Dagalo, mağdurları hiç değişmeyen aynı dramın yeni aktörleri, bütün halka ait olması gereken serveti kendileri toplayan savaş ağaları.”
Halkın olmadığı bir iç savaş
Tages-Anzeiger, çatışmadaki tırmanışı şaşkınlıkla izliyor:
“Silahlı kuvvetlerdeki bir grubun diğerine baş kaldırması, pek çok ülkede görülen bir durum. Ancak Sudan’da olduğu gibi iki ordunun birbirine girmesinin neredeyse hiçbir emsali yok; bunu tarif edecek bir kavram bile yok, halkın olmadığı bir iç savaş, darbe içinde darbe. … Her iki taraf da zayıflamaktan korkuyor. Sırf kendilerini düşünüyorlar, insanlar hiç umurlarında değil. … Artık savaşa dönen bu vahşet, şu an için bir ‘ya hep ya hiç’ kavgası gibi duruyor. Sonunda ikisinden biri kazanabilir, ama kazanan gücü pek de paylaşmak istemeyecektir. Her hâlükârda ülke kaybetmiş oldu.”
Yeni Libya tehlikesi kapıda
Naftemporiki şöyle yazıyor:
“Tıpkı Libya’da olduğu gibi, irili ufaklı güçler bölgesel çıkarları uğruna istikrarsızlıktan istifade etmeye çalışıyor. … El-Burhan, Sudan’daki askeri ve endüstriyel tesislerin büyük bölümünü kontrolü altında tutan Mısır’dan, Dagolo ise Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’dan destek alıyor. Dagolo, altın ihracatına hükmediyor ve Sudan ile komşusu Orta Afrika Cumhuriyeti’nde de faaliyet gösteren Rus paralı asker grubu Wagner ve dolayısıyla Rusya’yla yakın ilişkilere sahip. Avrupa için ‘yeni Libya’ tehlikesi kapıda ve Sudan’ın Kızıldeniz’in kıyısı ile Süveyş Kanalı’nın girişinde yer alan stratejik konumu, petrol arzı sorunları ve yeni sığınmacı dalgası endişelerini artırıyor.”
Batı buna göz yumamaz
Dagens Nyheter, tarafların uzlaşmaya varacağından pek umutlu değil:
“Her ikisi de Sudan ekonomisini ayağa kaldıracak ne iradeye ne de beceriye sahip: Büyüme dibe vurmuş, enflasyon üç haneli rakamlara yükselmiş, nüfusun üçte biri yeterli gıdaya erişemiyor. Hal böyleyken el-Burhan ve Hamdan, güvenlik güçlerini tek bir kuvvet halinde birleştirme planlarında sözünü geçiren taraf olmak için savaşıyor. Hafta sonu bütün kıyamet bu yüzden koptu. … Batı’nın gözü kulağı Ukrayna ve Çin’de, ama Afrika Boynuzu’nda olup bitenler görmezden gelinemez. Bunun hem stratejik hem de ahlaki nedenleri var.”
Eski suç ortaklarının çatışması
La Stampa, üniformalı suçlular arasında bir hesaplaşma yaşandığını düşünüyor:
“Gasp ettikleri madalyalarla bezeli kirli kleptokratların hesaplaşması bu. Bir yanda 2021’deki kırılgan demokrasi girişimini makineli tüfeklerle bastıran askeri cuntanın başı General Abdülfettah el-Burhan, diğer yanda ise ‘Hemeti’ adıyla bilinen ve Darfur’da soykırım yapan ölüm mangalarına önderlik eden [yardımcısı] Mohamed Hamdan Dagalo. … Ganimet olarak gördükleri Sudan uğruna savaşan iki eski suç ortağı. Rapid Support Forces ya da kısaca RSF adlı paramiliter milisler, darbeden sonra orduya dahil edilmişti. Bunlar ayrıca, Avrupa Birliği’nin mali desteğiyle kârlı sınır ve göçmen kontrolleri işini üstlenmekle de görevlendirilmişti.”











