Ukrayna’nın başkenti Kiev’de, Spaska Caddesi 35 numaradaki boş arazide, deniz aygırı burnuna ait 9 büyük kemik parçası bulundu.
Söz konusu alandaki kazılar 10 yıl önce sonlanmıştı. Fakat daha önce elde edilen bulguların analizi, sokağın Orta çağ zamanlarında Dinyeper nehri kıyısında canlı bir rıhtım olduğuna dair yeni teorilere hayat verdi.
1100’lü yıllara kadar uzanan toprak tabakasının içinde kafatası parçalarının yanı sıra, deniz aygırı köpek dişlerinden yapılmış oyma fildişi parçaları, altın teller, cam parçaları, Almanya kökenli demir bir kılıç ve binlerce hayvan kemiği de gömülüydü.
Natalia Khamaiko liderliğindeki bilim insanları, oyma fildişinden alınan DNA sayesinde, bu köpek dişlerinin sadece doğu Kanada ve Grönland yakınlarındaki kuzeybatı Atlantik Okyanusu’nda bulunan bir deniz aygırı genetik grubuna ait olduğunu keşfetti.
Bahse konu parçalar, Kanada ve Grönland’dan kuzey Ukrayna’daki Dinyeper nehrinin çamurlu kıyılarına uzanan 4 bin kilometrelik bir ticaret güzergahına işaret ediyor.
Scientist’in haberine göre, halihazırda Ukrayna Ulusal Bilimler Akademisi’nde arkeolog olarak görev yapan Khamaiko, “Çok şaşırmıştık. Daha önce, Kiev’de buna benzer bulgular olduğunu hiç bilmiyorduk” dedi.
Deniz aygırı fildişi, Orta çağ’da çok değerliydi. Oyma parçalar, Avrupa ve Ortadoğu genelinde oyun taşları ve kutsal nesneler olarak kullanılırdı.
Aarhus Üniversitesi’nden araştırmada yer almayan arkeolog Søren Sindbæk, söz konusu bulgunun Viking ticaret güzergahları hakkında bilinenlere “çok önemli ve beklenmedik şeyler kattığını” söyledi.
Bunun sebebiyse akademisyenlerin daha önce, Orta çağ’daki fildişi ticaretinin belirli bölgelerde yapıldığını düşünmesiydi.
Arkeologlara göre, Kiev’de çıkarılan büyük deniz aygırı kafatası parçaları Vikinglerin Ukrayna’yla fildişi ticareti yaptığını gösteriyor.











