ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te düzenlenen imza töreninde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
İran ile yürütülen diplomatik sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, görüşmelerin olumlu ilerlediğini söyledi. Buna karşın Tahran’ın anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde ABD’nin yeniden sert önlemler alabileceğini ifade etti.
Trump, İran’ın savaş sürecinde ciddi kayıplar yaşadığını öne sürdü. İran’ın donanma ve hava gücünün büyük ölçüde zayıfladığını savunan Trump, ülkenin ekonomik yapısının da ağır darbe aldığını belirtti.
ABD Başkanı, İran’ın bölgesel askeri kapasitesinin eski seviyesinde olmadığını ileri sürdü.
Hürmüz Boğazı mesajı
Hürmüz Boğazı’na ilişkin de konuşan Trump, ABD’nin bölgede etkili bir pozisyon elde ettiğini söyledi. Trump, bu süreçte iki temel hedefe ulaştıklarını belirterek bunları Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi olarak sıraladı.
Trump, deniz trafiğinin güvenliği konusunda gerekirse yeni önlemler alınabileceğini de söyledi.
İran’a yönelik baskı politikalarına değinen Trump, deniz ablukasının hava saldırılarından daha etkili bir araç olabileceğini savundu.
Trump, İran’ın anlaşmaya uymaması halinde benzer uygulamaların yeniden gündeme gelebileceğini belirtti.
İsviçre görüşmelerine olumlu değerlendirme
İsviçre’de yürütülen ABD-İran temaslarına da değinen Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance’in diplomatik çalışmalarını övdü.
Trump, İsviçre görüşmelerinin başarılı geçtiğini ve sürecin nihai anlaşmaya zemin hazırlayabileceğini söyledi.
ABD yönetimi, İran’la yürütülen müzakerelerde nükleer denetimler, yaptırımlar, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması ve bölgesel gerilimin düşürülmesi başlıklarında ilerleme sağlandığını savunuyor.
Netanyahu sorusuna doğrudan yanıt vermedi
Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Lübnan’daki İsrail varlığına ilişkin açıklamaları konusunda doğrudan eleştiri yöneltmedi.
Bu başlıkta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun yürüttüğü diplomatik temaslara işaret eden Trump, yönetimin bölgesel krizleri diplomasi yoluyla çözmeye çalıştığını belirtti.












