Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin verileri, iş gücü piyasasındaki iki farklı tabloyu ortaya koydu. Nisan-haziran döneminde dar tanımlı işsizlik yüzde 7,9’a gerilerken çalışmaya hazır olduğu hâlde iş aramayanlar ve daha uzun süre çalışmak isteyenler de hesaba katıldığında oran yüzde 29,9’a ulaştı.
Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre resmî işsiz sayısı, yılın ilk çeyreğine kıyasla 84 bin kişi azalarak 2 milyon 799 bine indi. Aynı dönemde istihdam edilenlerin sayısı 155 bin kişilik artışla 32 milyon 479 bine çıktı.
Ancak orta vadeli karşılaştırma, istihdamda kalıcı bir artış gerçekleşmediğine işaret ediyor. İstihdam edilenlerin sayısı 2024’ün ilk çeyreğinde 32 milyon 535 bin düzeyindeydi. Buna göre çalışma çağındaki nüfus artmasına rağmen 2024’ün başından 2026’nın ortasına kadar istihdam yaklaşık 56 bin kişi azaldı.
Resmî oran ile geniş tablo arasındaki fark büyüdü
TÜİK’in dar tanımlı işsizlik göstergesi, son dört hafta içinde aktif olarak iş arayan ve kısa süre içinde çalışmaya başlayabilecek kişileri kapsıyor. İş bulma umudunu kaybettiği için aramayı bırakan kişiler ise çalışmadıkları hâlde bu hesaplamada işsiz sayılmıyor.
Atıl iş gücü göstergesi ise resmî işsizlerin yanı sıra çalışmaya hazır olduğu hâlde aktif olarak iş aramayan potansiyel iş gücünü ve haftalık çalışma süresini artırmak isteyen eksik istihdamdakileri de kapsıyor.
İkinci çeyrekte 2 milyon 799 bin kişi resmî işsiz olarak kayda geçerken atıl iş gücü kapsamındaki toplam sayı 12 milyon 129 bine ulaştı. İki gösterge arasındaki fark 9 milyon 330 bin kişi oldu.
Zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin birlikte hesaplandığı oran yüzde 19,3, potansiyel iş gücü ile işsizlerin bütünleşik oranı ise yüzde 20 olarak belirlendi.
İki yılda geniş işsizlik 5,5 puan arttı
Dar ve geniş kapsamlı göstergelerin son iki yıllık seyri de birbirinden ayrıştı. Resmî işsizlik oranı 2024’ün ilk çeyreğindeki yüzde 8,8’den yüzde 7,9’a geriledi. Aynı dönemde atıl iş gücü oranı yüzde 24,4’ten yüzde 29,9’a yükseldi.
Böylece resmî işsizlik yaklaşık bir puan azalırken geniş kapsamlı oran 5,5 puan arttı. İstihdam oranı da aynı dönemde yüzde 49,5’ten yüzde 48,5’e düştü.
Çalışma çağındaki 15 yaş ve üzeri nüfus ise iki yılda 1 milyon 159 bin kişi artarak 66 milyon 922 bine çıktı. Nüfus artışına rağmen istihdamın aynı düzeyde kalması ve iş gücüne katılımın gerilemesi, resmî işsizlikteki düşüşün önemli bölümünün iş aramaktan vazgeçenlerden kaynaklandığı değerlendirmelerine yol açtı.
İş bulma umudunu kaybedenlerin sayısı arttı
Çalışmaya hazır olmasına rağmen iş aramayanlar ile iş bulma umudu kalmayanların toplamı 2021’in başında yaklaşık 3,7 milyon kişiydi. Bu grubun büyüklüğü 2026 ortasında 5,2 milyona ulaştı.
İş bulma ümidi olmadığı için arama yapmayanların sayısı aynı dönemde 1,7 milyondan yaklaşık 2,5 milyona çıktı. Çalışmaya hazır olduğu hâlde çeşitli nedenlerle iş aramayanların sayısı da 2,6 milyona yaklaştı.
Bu kişiler, aktif iş arama koşulunu yerine getirmedikleri için dar tanımlı işsiz sayısına dâhil edilmiyor. Dolayısıyla istihdam edilmedikleri hâlde resmî işsizlik oranının hesaplandığı iş gücü kitlesinin dışında kalıyorlar.
İstihdam artışını hizmet sektörü taşıdı
İkinci çeyrekte hizmet sektöründe çalışanların sayısı 240 bin kişi arttı. İnşaatta 25 bin, tarımda ise 10 bin kişilik artış kaydedildi. Sanayide çalışanların sayısı aynı dönemde 121 bin kişi azaldı.
Toplam istihdamın yüzde 59,8’i hizmet, yüzde 19,7’si sanayi, yüzde 13,7’si tarım ve yüzde 6,8’i inşaat sektöründe yer aldı. Veriler, istihdamdaki sınırlı artışın büyük ölçüde hizmet sektöründe yoğunlaştığını gösterdi.
Haftalık ortalama fiilî çalışma süresi ise 0,1 saat artarak 42,3 saate yükseldi.
Kadınların istihdama katılımı erkeklerin yarısında kaldı
İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,7, kadınlarda yüzde 10,3 olarak hesaplandı. İstihdam oranı erkeklerde yüzde 65,8’e ulaşırken kadınlarda yüzde 31,6’da kaldı.
İş gücüne katılma oranı da erkeklerde yüzde 70,6, kadınlarda yüzde 35,3 olarak kaydedildi. Kadınların iş gücüne katılım oranı 2024 başındaki yüzde 37 seviyesinden 1,7 puan geriledi.
15-24 yaş grubundaki genç işsizliği yüzde 13,9 oldu. Bu oran genç erkeklerde yüzde 11, genç kadınlarda ise yüzde 19,3 olarak ölçüldü.
“Sorun ölçümde değil, istihdam yaratamayan politikada”
Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, resmî işsizlikteki gerilemenin istatistiksel bir çarpıtmadan değil, insanların iş gücü piyasasından çekilmesinden kaynaklandığını belirtti.
Çelik’in TÜİK verileri üzerinden yaptığı değerlendirmeye göre çalışan sayısı artmadığı hâlde iş aramayı bırakanların çoğalması, dar tanımlı işsizlik oranını düşürüyor. Buna karşılık atıl iş gücündeki yükseliş, çalışmak isteyen ancak iş bulamayan veya yeterli süre çalışamayan daha geniş kitlenin durumunu görünür kılıyor.
Veriler, resmî işsizlikteki gerilemenin tek başına iş gücü piyasasında iyileşme anlamına gelmediğini; istihdam, iş gücüne katılım ve atıl iş gücü göstergelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.












