Pazartesi, Haziran 15, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Sanat

Tüm insanlar insanlığına dönmeli

Sonhaber by Sonhaber
11/12/2019
in Sanat
A A
0
0
SHARES
8
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Kürt Müzisyen Ciwan Haco Felek albümünün hemen ardından 1980 yılında yayımladığı ilk stüdyo kaydı albümü olan Peşmergene’yi 38 yıl aradan sonra ilk kez dinleyenleriyle buluşturdu. Dijital olarak yayımlanan albüm Ciwan Haco’nun en radikal albümü olarak biliniyor.  Avrupa’da kaydedilen ve Türkiye’de yayımlanmayan albüm için Haco, “Her yerde çatışma, savaş ve huzursuzluk var. Bundan dolayı da “Peşmergene” albümünün çıkması gerektiğini düşündüm.  Toplumsal meselelerle bire bir ilişkili bir albüm…” diyor.

İsveç’te yaşayan ve yaklaşık olarak da 5 yıldır Türkiye’ye gelmeyen Ciwan Haco, tüm albümlerini dijital olarak da yayımlama kararı aldı. 1980 ile 1984 arasında yayımladığı radikal albümleri de Peşmergene’den hemen sonra yayımlanacak… Red Müzikle anlaşan Ciwan Haco’yla bir araya geldik, Kürtçe yaptığımız röportaj Ali Arslan’ın tercümesiyle Türkçe’ye çevrildi… Ve 38 yıllık müzik geleneğini, Peşmergene sürecini, hayatını konuştuk…

-“Felek”  albümünüz çok yeni çıktı ama siz 1980’deki ilk stüdyo kaydınız olan “Peşmergene” albümünü dijital olarak yeniden yayınladınız. 38 yıl sonra verdiğiniz bu kararı nasıl açıklıyorsunuz?

Evet, o zamanlarda CD yoktu. Kaset vardı. Yani 70’lerin sonu 80’lerin başından söz ediyorum, kasetler vardı. Peşmergene adını taşıyan albümümü o yıllarda çıkartmıştık. O günün şartlarına göre albümü bir günde canlı olarak kaydedip mixledik.

Albüm o yıllarda Kürtler arasında çok iyi tepkiler almıştı ve bu bir başlangıç oldu benim için. Profesyonel anlamda ilk çalışmaydı ve anlamı çok büyüktü. Pesmergene’de şarkı sözleri radikaldi, müziği militandı. O dönemin üzerimizdeki etkisiyle belirlenmişti şarkılar. Sözlerin çoğunluğu büyük Kürt şairlerinden Cigerxwin’e ait. Benimle beraber toplam 4 müzisyenle Almanya’nın Bochum kentinde bir günde kayıt ve mixi yapılmıştı.

-Peki, şöyle soralım, bu albümü yeniden yayımlamanızı bu karışık sürece bağlayabilir miyiz? Ki sizin bazı albümleriniz toplumsal hareketliliğe göre de şekilleniyor…  Bu albüm de yaşanılanlara tepki mi?

Muhakkak ki ilişkisi var! Orası Ortadoğu ve Kürdistan… Kürdistan benim ülkem, oradan geliyorum. Neticede 70’li yıllarda yaşanılan, gerçekleşen olaylar  “Peşmergene” albümüne etki etti.  Albümde yaşanılan olayların devamı olarak ortaya çıktı. Fakat genelde durum aynı,  iyileşme yok maalesef… Gittikçe kötüleşiyor. Her yerde çatışma, savaş ve huzursuzluk var. Bundan dolayı da “Peşmergene” albümünün çıkması gerektiğini düşündüm.  Toplumsal meselelerle bire bir ilişkili bir albüm…

-“Peşmergene” oldukça radikal bir albüm… Hatta en radikal albümünüz diyebiliriz sanırım…

Ben halkımın içinde bulunduğu koşullara bağlıyım.

Eğer o yıllarda Kürtlerin durumu kötü olmasaydı belki bu albüm bu kadar da radikal olmazdı. Olurdu ama farklı olurdu. Kürtlerin gündeminde hep savaşlar, acılar, zulüm ve huzursuzluk olduğu için, bu albümde bu şekilde çıktı

–İlk albümünüz üzerinden 38 yıl geçti. O albümlerin hep bir hikâyesi vardı. ‘Peşmergene’de öyle… Yıllar geçtikçe pop rock, caz, blues tarzlarına yöneldiniz… Bir nedeni var mı?

Bunun belirgin bir nedeni yok. Dünyanın farklı coğrafyalarının müzikleri hep kulaklarımızın içinde bir yerlerde zaten duruyordu. Birçok albümde müzisyenlerle hücum kayıt yapıyorduk. Bir günde iki günde bitiriyorduk. Sürekli konserlerde olduğumuz için ayni müzisyenlerle kayıt da daha pratik oluyordu. Tabi herkes kendinde bir şey katıyordu. Biz sadece uyuma bakıyorduk. Uyum varsa şarkının içinde country, ya da blues, pop aklınıza gelebilecek her tini ve stil den alabildiğince yararlanıyorduk.

-Peki, aynı şekilde yayımlıyoruz albümü dediniz…

Bunun zaten başka yolu yok. Yıllar önce yayınlanmış bir çalışmayı yıllar sonra yayınlarken orijinaline sadik kalmak gerekiyor. Tabi ki kalkıp yeniden yapmaya kalkışsanız bambaşka bir şey çıkar. Özgünlüğü kalmaz.

Dinlediğinizde, sizi o yıllara götürdüğünde içinizde neler kopuyor?

Albümü dinlediğimde anılar tabi ki canlanıyor. İnanıyorum ki 80’lerde Pesmergene’yi dinlemiş olan bir insan, simdi yeniden dinlediğinde de ayni duyguları yaşayacaktır. O zaman dilimine ait bazı anıları hatırlayacaktır…

 -Toplumsal temalı eserler yaptınız. Bazen bu eserleri etnik-cazla buluşturdunuz. Mehmet Uzun’un hikâyesinden aldığınız Destana Egideki gibi… 99 yılında çıkarmıştınız. Kürt Edebiyatı açısından önemli biri… Peki sizin için?

Mehmet Uzun değerli bir insan… Her ne kadar aramızda değilse de kalbimizde… Mehmet Uzun Kürtler için bir sembol haline gelmiştir. Destana Egdeki eseri elime geçtiğinde çok hoşuma gitti, orada o karakterlerin doğayla olan ilişkileri beni çok etkiledi. Ben de bir müzik yapma gereği duydum. Eserin müziğini yaptıktan sonra, geceydi, hemen Mehmet Uzun’u aradım, o da çok sevindi.  Eserin kendisi her ne kadar içli olsa da müziği moderndi. Etnik-caz yapmıştık. Dünyaca tanınan müzisyenlerle çalışmıştık.  Ama o dönemde Kürtler o müziği çok iyi anlayamadı. Anlaşılmadı. Fakat beni sevindiren yeni neslin Destana Egideki dinliyor ve anlıyor olması…

-Müziğiniz her zaman toplumsal meselelerden etkilendi. Kamışlo’da geçen çocukluğunuz vs… Şimdi neler hissediyorsunuz?

Şüphesiz ki bir insan ve Kürt olarak bu durum beni de üzüyor. Görüyorsunuz ki halkım bir savaşa sürükleniyor. Her zaman söylediğim bir şey var; Kürtler savaş istemiyor, Rojova’da da Kürtler savaşmadı, direndi. Diğerleri onlara saldırdı, savaş ilan etti, savaş kutsal bir şey değil, iyi bir şey değil, ben bir insan olarak savaşı kabul etmiyorum.

Kaldı ki benim de çocukluğum o topraklarda geçti, özellikle Kamışlo, orada meydana gelen olaylar hakkında şarkılar söyledim…  Ne yazık ki yüzyıllardır bu savaşın içindeyiz, şunu söylemek istiyorum. Tüm insanlar insanlığına dönmeli. Savaşa, onun tüccarlarına lanet okumalı!

–Ciwan Haco kendi müzikal geleneğini bağımsız olarak sürdürdü ve bu zamana kadar getirdi. Bestecilik geleneğini hiç bırakmadınız. Şimdi, yeni nesil müzisyenleri nasıl görüyorsunuz? Özellikle Kürt müzisyenler açısından sormak isterim. Ki Çok yeni isimler, gençler çıktı…

Ben ilk stüdyo kaydı Pesmergene’yi 1980 de yaptım. 82’de Diyarbekir, 83’de Gulasor, 84’de Leyla’yı yaptım.  Albümleri çalışırken insanlar beğenir mi beğenmez mi diye pek düşünmedim. Sadece yapmak istediklerimi içimdekileri dökmeye calistim.80-84 arası 4 albüm yaptım ve tam 3-4 yıla yakın albüm çalışmalarına ara verdim. Sonra tekrar Girtiyen Azadiye ile start vererek peş peşe çalışmaya başladım. Ben de böyle oldu. Başkasında farklı olacaktır. Ama bir şey var ki sadece çalışmak lazım. Çok çalışmak gerekiyor. Yeni Müzisyenler var. Çok iyi çalışmalar var. Ne yazık ki sayısı çok az. Kürtçe müzik de üretim çok düşmüş. İlk albümünü yapan ikincisini yıllar sonra yapıyor. Tabi bunun böyle olmasında bir çok başka sorunlar da var. Dilin yasayabilmesi için de müziğin önemi çok büyük.

-İlk başladığınız müzik serüveninizle, şimdiyi kıyasladığınızda neler söylersiniz?

O zamanlar daha bir heyecanlıydık. Hiç uyumadan günlerce durabiliyorduk. Tüm bunlar yazdığımız şarkılara da yansıyordu. Şimdi tabi daha bir ağır oluyorsunuz, sorumluluklarınız var, daha planlı programlı olmak zorundasınız. Böylelikle şarkılarınız da değişiyor. Bu doğanın bir yasası…

-ilk stüdyo kaydı dijital olarak çıkacak, peki diğer albümleriniz?

Tüm albümler kronolojik sıraya göre yayınlanacak. Albümler redakte edildi. Daha önce yayınlanan albümlerde birçok hata vardı. Eksik trackler, şarkı sözlerindeki yazım hataları, karıştırılan şarkı isimleri gibi. RED müzik bütün albümleri elden geçirerek yeniden editörlüğünü yaptı ve yayına hazır hale getirdi. Eylül ayında Diyarbekir ve Gulasor albümlerim yayınlanacak. Ve sırasıyla diğerleri de yayınlanacak. Sanıyorum önümüzdeki 5-6 ay içinde tüm albümler düzeltilmiş kapaklar, izin alamayacağından dolayı çıkarılmış trackler de dahil edilmiş üzere dinleyicilere sunulacak.

-Müziğiniz her ne kadar Kürtçe olsa da evrensel müzik kodlarından gidiyorsunuz… Aşk şarkıları, kadına yazılan eserler… Bunun yanında gelenekseli batıyla buluşturdunuz… Müzikal olarak sizce yeniliğe açık bir toplum muyuz? Türkiye açısından değerlendirirsek?

Kürt toplumu açısından değerlendirirsek; genel olarak yaptığım albümler kabul gördü diyebilirim. Tabii ki beğenmeyenlerde olabiliyor. Buna da saygı duymak lazım. Ya da bazı albümlerde mesafeli duranlar, üzerinden bir kaç yıl geçtiğinde aynı albümü bu sefer daha bir sevmeye başlıyorlar. Şahsen ben buna alışığım. Demek çabuk tüketilen bir müzik yapmıyoruz… Müziğimizin dili Kürtçe, içinde Kürtlerin yaşadığı coğrafyanın tınıları da var. Ama ayni zamanda Dünyanın çeşitli bölgelerinin tınıları da oluyor. Bu sentez güzel oluyor. Eklektik durmadığı sürece müzik te her şey olabilir.

-İsveç’te yaşıyorsunuz… Neler yapıyorsunuz?  Zamanınız nasıl geçiyor?

Evliyim. İki kızım var. Hayatimiz belirli bir rutinde geçiyor. Alışveriş, yemek, temizlik vs gibi aslında herkesin yaşadığı şeyler bunlar.

-Sanıyorum ki Avrupa’da çok fazla konserler vermiyorsunuz, anmalara vs de katılmıyorsunuz… Özel bir nedeni var mı?

Anma ya da etkinliklere artık eskisi gibi katılmıyorum çok yoruyor. Organizeler iyi değil. Fakat konser ya da festivaller başka. Onlara zamanım oldukça katılıyorum

-Son olarak yeni çalışmalarınız var mı?

Su an yeni bir dönem başlatıyoruz; iki albüm dışındaki tüm albümlerimi geri aldım. Ve bunları tekrar yayına hazırladık. Bu konu da RED Müzik’le gayet güzel bir uyum içerisinde çalışıyoruz. Üzerinde çalıştığım, çekmecemde duran birçok şarkı var. Bunların prodüksiyonlarını yapıp bölüm bölüm dinleyicilerimizle buluşturmak istiyorum. Sanıyorum önümüzdeki yılın başlarında veya ortalarına doğru yeni çalışmalarımız dinleyicilerimize sunacağız… Bu konuda çok heyecanlıyım.

Next Post

Dünyayı Değiştirecek Sır: Nigâhdar

Sonhaber

Sonhaber

Yazarın Diğer Yazıları

İsviçre’de kadınlar sokaktaydı: 14 Haziran grevi ülkenin dört bir yanında alanları doldurdu
İsviçre

İsviçre’de kadınlar sokaktaydı: 14 Haziran grevi ülkenin dört bir yanında alanları doldurdu

15/06/2026
15-16 Haziran’ın 56. yılında işçi direnişleri sürüyor
Emek Dünyası

15-16 Haziran’ın 56. yılında işçi direnişleri sürüyor

15/06/2026
Bulanmadan, donmadan akmak…
Kültür Sanat

Bulanmadan, donmadan akmak…

15/06/2026
İsviçre’de “10 milyon nüfus sınırı” referandumuna ret
Avrupa

İsviçre’de “10 milyon nüfus sınırı” referandumuna ret

15/06/2026
Etimesgut Askeri Havaalanı ‘Ankara Havalimanı’ adıyla açılıyor
Manşet Haberler

Etimesgut Askeri Havaalanı ‘Ankara Havalimanı’ adıyla açılıyor

15/06/2026
ABD ve İran arasında anlaşma: İmzalar İsviçre’de atılacak
Dünya

ABD ve İran arasında anlaşma: İmzalar İsviçre’de atılacak

15/06/2026
Next Post
Dünyayı Değiştirecek Sır: Nigâhdar

Dünyayı Değiştirecek Sır: Nigâhdar

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

İsviçre’de kadınlar sokaktaydı: 14 Haziran grevi ülkenin dört bir yanında alanları doldurdu

İsviçre’de kadınlar sokaktaydı: 14 Haziran grevi ülkenin dört bir yanında alanları doldurdu

by Mehmet Murat Yıldırım
15/06/2026
0

Mehmet Murat Yıldırım İsviçre’de 14 Haziran, otuz yılı aşkın bir süredir kadınların eşitlik mücadelesinin en önemli simgelerinden biri olarak görülüyor....

15-16 Haziran’ın 56. yılında işçi direnişleri sürüyor

15-16 Haziran’ın 56. yılında işçi direnişleri sürüyor

by Fulya Çağlar
15/06/2026
0

Türkiye işçi sınıfının hafızasında özel bir yere sahip olan 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin üzerinden 56 yıl geçti. 1970 yılında...

Bulanmadan, donmadan akmak…

Bulanmadan, donmadan akmak…

by Korkut Akın
15/06/2026
0

Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, her şey birbirine girmiş, kördüğüm olmuş, bir ipucu bile yok ucundan tutacağımız. Sosyal, siyasal, ekonomik,...

İsviçre’de “10 milyon nüfus sınırı” referandumuna ret

İsviçre’de “10 milyon nüfus sınırı” referandumuna ret

by Sonhaber
15/06/2026
0

İsviçre’de sağ popülist İsviçre Halk Partisi’nin nüfusu 2050 yılına kadar 10 milyon kişiyle sınırlandırmayı hedefleyen girişimi referandumda kabul görmedi. Henüz...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik