İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İsrail’in Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği eylemler gerekçesiyle, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dahil 37 üst düzey İsrailli yetkili hakkında “soykırım” ve “insanlığa karşı suçlar” kapsamında tutuklama emri düzenledi.
Başsavcılığın talebi üzerine İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği kararı onaylayarak yakalama kararı verdi.
Karar, Türk Ceza Kanunu’nun 76. ve 77. maddeleri uyarınca hazırlandı. Başsavcılığın açıklamasında, İsrail’in Gazze’de “sistematik şekilde yürüttüğü askeri operasyonlarda” binlerce sivilin hayatını kaybettiği, hastaneler, okullar ve yerleşim alanlarının hedef alındığı belirtildi.
Açıklamada, 6 yaşındaki Hind Recep’in 335 kurşunla öldürülmesi, 17 Ekim 2023’teki el-Ehli Baptist Hastanesi saldırısında 500 sivilin yaşamını yitirmesi ve 21 Mart 2025’te Türk Filistin Dostluk Hastanesi’nin bombalanması gibi olaylar, suçlamalara gerekçe olarak yer aldı.
“Küresel Sumud Filosu” Soruşturması da Dosyada
Başsavcılık, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açılan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail donanmasının uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahaleyi de dosyaya dahil etti.
Açıklamada, olayın Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi ve Türk Ceza Kanunu’nun 12-13. maddeleri çerçevesinde değerlendirildiği, alıkonulan aktivistlerin Türkiye’ye döndükten sonra adli tıbbi muayenelerinin tamamlandığı bildirildi.
37 Yetkili Hakkında “Soykırım” Suçlaması
Soruşturma kapsamında, İsrail hükümeti ve ordusundan 37 isim hakkında cezai sorumluluk tespit edildi.
Tutuklama kararı çıkarılan isimler arasında:
-
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu,
-
Savunma Bakanı Israel Katz,
-
Sınır Güvenliği Bakanı Tamara Ben Gvir,
-
Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir,
-
Deniz Kuvvetleri Komutanı David Saar Salama da bulunuyor.
Başsavcılık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“İsrail Devletinin bugüne kadar Gazze’de sistematik bir şekilde gerçekleştirdiği soykırım ve insanlığa karşı suçlar neticesinde, binlerce insanın hayatını kaybettiği, Gazze’nin abluka altına alındığı ve insani yardıma erişimin engellendiği tespit edilmiştir.”
Açıklamada ayrıca, İstanbul 2 Nolu Baro Başkanlığı’nın 7 Kasım 2025 tarihli suç duyurusu ve mağdur aktivistlerin ifadelerinin de delil olarak dosyaya girdiği belirtildi.
.












