Etkin Haber Ajansı (ETHA) çalışanları Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz ve Elif Bayburt hakkında yürütülen soruşturmalarda iddianameler yaklaşık yedi ay sonra tamamlandı.
Gazetecilerin davaları farklı mahkemelerde ve tarihlerde görülecek. Pınar Gayıp 14 Eylül’de İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinde, Nadiye Gürbüz 15 Eylül’de İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde, Elif Bayburt ise 29 Eylül’de İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinde ilk kez hâkim karşısına çıkacak.
İddianamelerin kabul edilmesiyle gazetecilerin dosyaları soruşturma aşamasından kovuşturma aşamasına geçti. Gazetecilerin tutukluluk durumlarının ilk duruşmalarda yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.
Şubat ayında gözaltına alındılar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 3 Şubat 2026’da 22 kentte eş zamanlı operasyonlar düzenlenmişti.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Kadın Meclisleri, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu, ETHA, DİSK/Limter-İş, Polen Ekoloji ve BEKSAV’ın da aralarında bulunduğu kurumların yöneticileri, çalışanları ve üyelerinden 100’ü aşkın kişi gözaltına alınmıştı.
ETHA çalışanları Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz, Elif Bayburt ve Müslüm Koyun da operasyon kapsamında gözaltına alınmış, 6 Şubat’ta “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddialarıyla tutuklanmıştı.
Gürbüz, Gayıp ve Bayburt Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne, Koyun ise Metris Cezaevi’ne gönderilmişti. Züleyha Müldür hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol kararı verilmişti.
Haberler ve mesleki ilişkiler soruşturma konusu oldu
Basın ve ifade özgürlüğü örgütlerinin aktardığı bilgilere göre gazetecilere emniyet ifadelerinde hazırladıkları haberler, sosyal medya paylaşımları, izledikleri basın açıklamaları ve yaptıkları görüşmeler soruldu.
Dosyada telefon trafiği kayıtları, mesleki temaslar, sendikal ilişkiler ve para transferleri de inceleme konusu yapıldı. Pınar Gayıp adına Uluslararası Gazeteciler Federasyonu basın kartı için Türkiye Gazeteciler Sendikasına yapılan ödemenin de Nadiye Gürbüz’e sorulduğu ortaya çıkmıştı.
Basın meslek örgütleri söz konusu işlemin uluslararası basın kartı ücreti olduğunu belirterek gazetecilik faaliyetleri ile sendikal ilişkilerin suçlama konusu yapılamayacağını vurguladı.
Meslek örgütlerinden tahliye çağrısı
Türkiye Gazeteciler Sendikası, DİSK Basın-İş, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Uluslararası Basın Enstitüsü, PEN Norveç, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, Haber-Sen, ECPMF ve P24’ün de aralarında bulunduğu kuruluşlar, gazetecilerin serbest bırakılması için ortak çağrı yapmıştı.
Kuruluşlar, haber takibi, kaynaklarla görüşme ve kamusal etkinlikleri izlemenin gazetecilik faaliyetleri kapsamında bulunduğunu belirterek tutuklamaların basın ve ifade özgürlüğü üzerinde baskı yarattığını ifade etti.
İddianamelerin düzenlenmesi gazeteciler hakkındaki suçlamaların kesinleştiği anlamına gelmiyor. Üç gazeteciye yöneltilen isnatlar ve tutukluluklarının devam edip etmeyeceği eylül ayında yapılacak duruşmalarda mahkemeler tarafından değerlendirilecek.












