ABD ve Rusya’nın Ukrayna savaşına ilişkin hazırladığı 28 maddelik barış planı, özellikle Ukrayna’ya çok uluslu bir güç konuşlandırılması önerisiyle uluslararası alanda büyük tartışma yarattı. Fransa ve İngiltere, savaş sonrası güvenliğin garanti altına alınması için “Gönüllüler Koalisyonu” ülkelerine askerî katkı çağrısı yaparken; Polonya, İtalya ve Yunanistan bu öneriye karşı çıkıyor.
Euronews’in aktardığına göre Avrupa ülkeleri, Türkiye, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Japonya’nın da yer aldığı koalisyon, ABD’nin öncülüğünde yürütülen barış taslağını salı günü çevrimiçi toplantıda ele aldı. Açılış konuşmasını yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Gerçek bir barış için ilk kez bu kadar net bir fırsat var. Bunun olmazsa olmazı ise kâğıt üzeri değil, sahada güçlü güvenlik garantileridir” ifadelerini kullandı.
Macron, çatışmaların durmasının ardından Fransız, İngiliz ve Türk askerlerinin Kiev ve Odesa gibi kritik bölgelerde eğitim ve güvenlik operasyonları yürütecek “güvence gücü” içinde yer alacağını açıkladı.
Toplantı sonunda 35 ülke, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Macron ile birlikte güvenlik garantilerini netleştirecek bir çalışma grubu kurulması konusunda uzlaştı. Grup, Fransa ve İngiltere liderliğinde ABD ve Türkiye’yi de içerecek.
Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Rusya üzerindeki baskının artırılması için Rus Merkez Bankası’nın dondurulmuş varlıklarının Ukrayna’ya aktarılmasını önerdi. Uluslararası hukuk açısından “emsali olmayan” bu adımın Batı içinde yeni bir tartışma yaratması bekleniyor.
TRUMP–ZELENSKİ GÖRÜŞMESİ KRİTİK
Barış süreci, ABD ve Ukrayna arasında “temel koşullar üzerinde ortak anlayış” açıklamasıyla hız kazanmıştı. Ancak CNN’in yayımladığı analiz, anlaşmazlıkların hâlâ sürdüğünü gösteriyor. Adının açıklanmaması şartıyla konuşan bir Ukraynalı yetkiliye göre tartışmalı üç madde öne çıkıyor:
-
Donbas’taki Rus işgali altındaki alanların Moskova’ya devri
-
Ukrayna ordusunun 600 bin personelle sınırlandırılması
-
Kiev’in NATO üyeliği talebinden vazgeçmesi
Yetkili, bu maddelerin Kiev için “kabul edilemez” olduğunu vurguladı.
Bloomberg’in ortaya çıkardığı ses kaydı ise süreci daha da alevlendirdi. Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff’un, Kremlin yetkilisi Yuri Ushakov’a “barış için Ukrayna’nın toprak tavizi vermesi gerektiğini” söylediği kayıtlara yansıdı. Witkoff’un, Donetsk’in Rusya tarafından kontrol edilmesini önerdiği belirtildi.
SAHADA RUS İLERLEYİŞİ
Moskova’nın sahadaki askeri baskısı da sürüyor. Rusya Savunma Bakanlığı, Donetsk bölgesindeki İvanopolye yerleşiminin ele geçirildiğini açıkladı. Açıklamada, Kiev yönetiminin Rus topraklarına “terör saldırıları” düzenlediği, karşılık olarak Ukrayna’nın askeri sanayi ve enerji altyapısının vurulduğu belirtildi.
UKRAYNA’YA ÇOK ULUSLU GÜÇ: KİM NE DİYOR?
Destekleyenler:
Fransa, İngiltere, İsveç, Danimarka, Avustralya
Karşı çıkanlar:
Polonya, İtalya, Yunanistan
Temkinli yaklaşanlar:
Almanya, Macaristan
Türkiye’nin ise güvenlik gücüne katkı sağlayacak ülkeler arasında yer alabileceği, Macron’un açıklamalarıyla ortaya çıktı.
Barış sürecine ilişkin ayrışmalar derinleşirken, nihai kararın Zelenski ile Trump’ın yüz yüze görüşmesinde şekillenmesi bekleniyor. Ancak Donbas, NATO üyeliği ve askeri sınırlama gibi başlıklarda hiçbir tarafın geri adım atmaması, barış yolunda çetin bir müzakere sürecinin sürdüğünü gösteriyor.












