Uluslararası Af Örgütü, 28 Aralık’ta başlayan ülke çapındaki protestoların ardından İran’da yaşanan hak ihlallerine ilişkin bir acil eylem çağrısı yayımladı. Açıklamada, aralarında çocukların da bulunduğu binlerce kişinin gözaltına alındığı, gözaltındaki kişilere yönelik ciddi ve çok sayıda hak ihlali iddiasının belgelendiği belirtildi.
Örgüte göre, gözaltına alınanlara yönelik keyfi muamele, işkence, cinsel şiddet, zorla kaybetme ve adil olmayan yargılamalar yaşandığına dair güçlü bulgular bulunuyor. Açıklamada, bu ihlallerin “yaygın ve sistematik” bir nitelik taşıdığı vurgulandı.
Af Örgütü, gözaltındaki kişilerin darp, cinsel saldırı, yargısız infaz tehdidi ve temel ihtiyaçlardan yoksun bırakılma gibi kötü muamelelere maruz kaldığını ileri sürdü. Bazı tutukluların resmi cezaevlerine sevk edildiği, bazılarının ise askeri tesisler gibi kayıt dışı merkezlerde tutulduğu, bunun da işkence ve kötü muamele riskini artırdığı ifade edildi.
Açıklamada, İran yargı makamlarının savcılara protestoculara karşı müsamaha gösterilmemesi yönünde talimat verdiği, üst düzey yetkililerin ise protestolara katılımı ölüm cezası gerektiren suçlarla eş tuttuğu iddia edildi. Tutukluların avukatlara erişiminin sistematik biçimde engellendiği, bazı kişilerin içeriğini okumalarına izin verilmeyen belgeleri imzalamaya zorlandığı da öne sürüldü.
Uluslararası Af Örgütü, çok sayıda kişinin nerede tutulduğuna dair ailelerine bilgi verilmediğini, bunun uluslararası hukukta “zorla kaybetme” olarak tanımlandığını belirtti. Belgelenen vakalardan birinde, güvenlik güçlerinin bir protestocunun evine baskın düzenlediği, protestocu ile iki kız kardeşinin cinsel şiddete maruz bırakıldığı ve protestocunun daha sonra gözaltına alınıp kaybedildiği iddiasına yer verildi.
Örgüt, İran makamlarına barışçıl toplanma hakkını kullandıkları için gözaltına alınan herkesin derhal serbest bırakılması, tutukluların işkence ve kötü muameleden korunması, zorla kaybedilen kişilerin akıbetinin açıklanması ve ölüm cezalarının durdurulması çağrısında bulundu. Af Örgütü ayrıca, suç isnadı bulunan kişilerin uluslararası adil yargılanma standartlarına uygun biçimde ve ölüm cezası uygulanmadan yargılanması gerektiğini vurguladı.












