Çocukların ve gençlerin sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve çevrim içi oyunlarda karşı karşıya kaldığı riskler büyüyor.
UNICEF’in yayımladığı yeni rapora göre, 21 ülkede 12-17 yaş aralığındaki yaklaşık 20 milyon çocuk ve genç, bir yıl içinde dijital teknolojiler aracılığıyla cinsel sömürü veya istismara maruz kaldı. Bu oran, araştırmaya katılan ülkelerde aynı yaş grubundaki internet kullanıcılarının yaklaşık beşte birine karşılık geliyor.
Raporda, istismar vakalarının yalnızca yabancılar tarafından gerçekleştirilmediğine dikkat çekildi. UNICEF’e göre çocukları hedef alan kişilerin önemli bir bölümü mağdurların tanıdığı kişilerden oluşuyor. Failler arasında arkadaşlar, aile çevresinden kişiler, romantik ilişki yaşanan kişiler ve yetişkinlerin yanı sıra reşit olmayanlar da bulunabiliyor.
UNICEF verilerine göre vakaların yaklaşık yüzde 60’ı Facebook, Instagram, Snapchat, TikTok ve WhatsApp gibi yaygın sosyal medya platformlarında yaşandı. Çevrim içi oyunlar da çocukların riskle karşılaştığı alanlar arasında yer aldı.
Raporda, çocukların önemli bir bölümünün yaşadıklarını kimseyle paylaşmadığı da vurgulandı. Utanç, korku, baskı ve güvenilir başvuru mekanizmalarının yetersizliği, çocukların yardım istemesini zorlaştıran başlıca etkenler arasında gösterildi.
UNICEF, hükümetlere ve teknoloji şirketlerine dijital platformların çocuk güvenliği merkeze alınarak tasarlanması, reşit olmayanların mahremiyetinin güçlendirilmesi, etkili ihbar mekanizmaları kurulması ve cezai düzenlemelerdeki açıkların kapatılması çağrısı yaptı.
Rapor, sosyal medya platformlarının gençler üzerindeki etkilerine ilişkin tartışmaların büyüdüğü bir dönemde yayımlandı. ABD’de Meta, eyalet başsavcılarıyla yaptığı uzlaşma kapsamında Instagram ve Facebook’ta genç kullanıcılar için varsayılan günlük iki saatlik kullanım sınırı, gece erişim kısıtlaması ve ebeveyn denetimi gibi yeni önlemleri kabul etti.
Çocuk hakları savunucuları, dijital güvenliğin yalnızca ebeveynlerin sorumluluğuna bırakılamayacağını, platformların algoritmaları ve tasarım tercihleri nedeniyle doğrudan sorumlu tutulması gerektiğini belirtiyor.












