Pazar, Temmuz 12, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Varlığını “terörle mücadele” retoriğine borçlu bir rejim!

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
12/05/2023
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Politika, Türkiye
A A
0
Varlığını “terörle mücadele” retoriğine borçlu bir rejim!
0
SHARES
7
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Fikret Başkaya

 

Bağnaz resmî tarih ve resmî ideoloji rejimin niteliğinin tartışılmasını, bilince çıkarılmasını ve anlaşılmasını engelliyor… Ana okulundan Üniversiteye gençlerin bilinci resmî tarih ve resmî ideoloji yalanlarıyla iğdişleştiriliyor… Bu durum köklü bir entellektül zaaf ortaya çıkarıyor… Bilinci köreltilmiş insanlar her söylenene inanır hale geliyor. Osmanlı İmparatorluğunda devlet kutsaldı… Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti denilen Cumhuriyet rejiminde daha da kutsaldır… Devletin kutsal sayıldığı yerde gerisi teferrüattır denir…

 

Rejim bidayetten itibaren ırkçı ve mezhepçidir. Resmî ideolojinin tarifini yaptığı insan, soru sorma yeteneğini kaybetmiş insandır… Okullar ve üniversiteler de resmî tarihin ve resmî ideolojinin mayalandırıldığı, özgür düşüncenin boğulduğu kurumlardır… Bu rejim, özgür düşüncenin ve özgür tartışmanın, sanatın ve sanatçının iflah olmaz düşmanıdır… En değerli düşünce ve bilim insanlarını, şairlerini, yazarlarını, sanatçılarını gazetecilerini katletmediği zaman, hapisanelerde çürütmüş, issiz ve aç bırakmış, ilticaya zorlamıştır… İşte ‘modernliğin, çağdaşlığın, ilericiliğin timsali sayılan rejim böyle bir şeydir…  

 

Esasen rejimin bu niteliği, genetiğinde saklı temelli bir kötülüğün doğrudan sonucudur. Anadolu’nun kadim haklarının temizliği üzerine inşa edilmiştir. Emperyalist savaşı fırsata çevirip, Ermenileri, Anadolu ve Pontus Rumlarını Süryanileri, Keldanileri… katliam ve sürgünlerle bu topraklardan temizlemiştir… Tartışmasız bir insanlığa karşı suç işlenmiştir…

 

Cumhuriyet rejiminin anti-emperyalist bir ‘kurtuluş savaşının eseri olduğu kabulü tam bir kuyruklu yalandır… Anti-emperyalizm söylemi, resmî tarihin ve resmî ideolojinin bir tevatürüdür… Türkiye’nin sömürge halklarının kurtuluş mücadelesine esin kaynağı olduğu düşüncesinin de reel bir karşılığı yoktur… Tam tersine, sömürge halklarıyla kolonyalistler-emperyalistler her karşı karşıya geldiğinde Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri hep emperyalist cephe safında yer almıştır

 

Cumhuriyet rejimi için makbul olan, Türk, Müslüman, Hanefi “vatandaştır’… Kürtler asimile edilebilir oldukları düşüncesiyle bidayette temizlik hareketi dışında bırakılmıştır… Asimilasyona itiraz edince de önce “şaki” sonra da “terörist” sayılmışlar ve gereği yapılmış, yapılmaya devam edilmektedir… Velhasıl yüzyıl sonra da ‘şark cephesinde yeni bir şey yok!”… Geride kalan yüzyıl, katliamların, baskının, yasakların, inkârın, yok saymanın yüzyılıydı… Alevi düşmanlığı da imparatorluktan mirastır… Aleviler oldum olası ‘iç düşman’ sayılmışlar ve gereği yapılagelmiştir.

 

Bu sömürü düzeni iç ve dış düşmansız yapamaz… Zaten dış düşman verilidir… Sınırların dışındaki tüm halklar ‘düşmanımızdır’… Fakat ‘iç düşmanın’ yaratılması gerekir ve gereği yapılıyor… Son dönemde mülk sahibi sınıflar ve siyasi aktörler için ‘terör’ ve ‘terörle mücadele’ etkili bir yönetim (iktidar) aracına dönüştürüldü… Kendisi gibi olmayan, farklı olan, farklı düşünen, farklı yaşayan, itiraz eden herkes kolaylıkla “terörist” sayılabiliyor…

 

Burjuva siyaseti toplumu kutuplaştırarak yol alıyor. Toplum ne kadar kutuplaştırılırsa aldatmak, oyalamak, yönetmek o kadar kolaylaşıyor. Muhalif olmak, itiraz etmek “terörist sayılmanın yeterli koşulu…

 

Egemen söylem devletin kendi terörünü terör saymaz. Zira, neyin terör, kimin terörist olduğuna devletin adamları, onların akıl hocaları, egemen ideolojiyi/resmî ideolojiyi üretip yayan bilimi kendilerinden menkul zevat, “konunun uzmanı” denilenler karar verir… Boşuna, “nereye bakıldığı değil, nereden bakıldığı önemlidir” denmemiştir… Bir devlet ne kadar büyükse ne kadar güçlüyse, tedhiş [terör] uygulama, dayatma potansiyeli de o kadar büyüktür. Şimdilerde terörle mücadelenin sembolü sayılan Amerika Birleşik Devletleri en büyük terörist devlettir. Tabii en büyük teröristin ‘terörle mücadelenin sembolü’ sayılması da rahatsız edici bir ironidir… ABD’nin İkinci Emperyalist Savaş sonrasında Asya’da, Afrika’da, Latin Amerika’da, Orta-Doğu’da 55-60 milyon insanı hunharca katletmesi ‘devlet terörü’ değil miydi?

 

Neoliberal küreselleşme döneminde, geride kalan yaklaşık 30-40 yılda, terör, terörizm, terörle mücadele söylemi, emperyalist odaklar için devletleri çökertmenin (regime change- rejim değiştirmek diyorlar…), halk düşmanı rejimler için de muhalefeti etkisizleştirmenin, hak, özgürlük, eşitlik taleplerini etkisizleştirmenin, devlet terör rejimini dayatmanın etkili bir aracı haline geldi… “Uluslararası hukuku by/pass etmek kolaylaştı… Asıl önemlisi, evrensel bir hak olması gereken direnme hakkı da yok sayılıyor… Elbette yok saymak yok etmek değildir…

 

Burjuva siyaseti toplumu kutuplaştırarak yol alıyor… Bir toplum ne kadar kutuplaştırılır, hasım kamplara ayrılırsa, burjuva siyasetçilerinin işi o kadar kolaylaşıyor. Böylece ‘asıl sorunlar’ gündem dışına atılabiliyor… Türkiye bu konuda önemli bir örnek sayılabilir… Dinci AKP’nin elinde ‘terör ve terörist’, ”terör’le mücadele” söylemi dışında bir koz yok… Söyleyecek sözü yok… Muhalefeti topluca terörist ilan ediyor… Öyle ya, eğer bir “beka sorunu” varsa, ülke teröristler tarafından kuşatılmışsa… açlık, yoksulluk, işsizlik, sefalet, doğa yağması gibi… sorunları gündeme getirmenin , teröristlerin ekmeğine yağ sürmenin ne alemi var…

 

AKP’nin Türkiye’yi bir İslam Emirliği yapmak gibi bir niyeti ve perspektifi var… Eğer başarabilirse, ilelebet iktidar olacaklarını düşünüyorlar… Hesap ona göre yapılmış görünüyor ama aç tavuğun kendini darı ambarında görmesinin reel bir karşılığı yoktur… Önümüzdeki seçimler bu yüzden kritik öneme sahip… Aksi halde iş daha da zora girecek. Fakat sadece dinci AKP’den kurtulmak da yeterli olmaz… Rejimi değiştirmek, yeni bir şey yapmak, kapitalizmden çıkmadan mümkün değil… Aksi halde sınırlı bir rahatlama sonrasında araç kaldığı yerden yol almaya devam eder…

 

Kapitalizm bir sürdürülemezlik durumu, bir uygarlık krizi ortaya çıkarmışken, artık eski kafayla, eski yöntem ve araçlarla yol alma imkânı ortadan kalkmış bulunuyor… Vakitlice perspektifi ve paradigmayı değiştirmek gerekiyor, üstelik zaman da daralıyor… Aksi halde insanlığın ve uygarlığın bir geleceği olmayabilir… Velhasıl, ‘ne ile cebelleştiğini bilmek önemlidir’ denmiştir…

…

Tags: AkpartiDinIslamİslam EmirliğikapitalizmKatliamSeriatTayyip Erdogan
Previous Post

Zelensky: Taarruz için daha çok zamana ihtiyacı var

Next Post

İstanbul Sözleşmesi ilk 24 saatte yürürlükte olacak

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi. Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi. Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Okul saldırıları sonrası dijital riskler mercek altında
Manşet Haberler

Okul saldırıları sonrası dijital riskler mercek altında

18/06/2026
“ İşveren!”
Manşet Haberler

“ İşveren!”

21/05/2025
Neden ‘Kapitalizmden Çıkmak?’*
Manşet Haberler

Neden ‘Kapitalizmden Çıkmak?’*

21/04/2025
Ya kapitalizmin sonu ya da insanlığın ve uygarlığın sonu. Bir orta yol mümkün değil…
Manşet Haberler

Ya kapitalizmin sonu ya da insanlığın ve uygarlığın sonu. Bir orta yol mümkün değil…

25/12/2024
Çayırhan veya Soma’ya bak anlarsın…
Manşet Haberler

Çayırhan veya Soma’ya bak anlarsın…

28/11/2024
Sermaye Doğayla Savaşıyor, Kazanırsa Kaybedeceğiz!
Manşet Haberler

Sermaye Doğayla Savaşıyor, Kazanırsa Kaybedeceğiz!

04/09/2024
Next Post
İstanbul Sözleşmesi ilk 24 saatte yürürlükte olacak

İstanbul Sözleşmesi ilk 24 saatte yürürlükte olacak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

YARALI BİR NİDÂ: AHMET TELLİ

YARALI BİR NİDÂ: AHMET TELLİ

by Sonhaber
11/07/2026
0

Ömrünü yoldaşlıkla mühürlemiş, kelimeleri yaşanmışlıktan ayırmadan; acıdan, vicdandan ve kayıptan süzerek getiren, kırılganlığı saklamayan ama teslimiyeti kabul etmeyen bir söz...

AHMET TELLİ’NİN ARDINDAN

AHMET TELLİ’NİN ARDINDAN

by Nebahat Akın
11/07/2026
0

Varsayım üzerine tutuklanan suçsuz günahsız ihsanların olduğu bir dünyada, umutlarını kaybetmeden barışa bel bağlamış ve mücadele etmiş kişiler, ufukta barış...

Ahmet Telli’nin Ardından

Ahmet Telli’nin Ardından

by Mehmet Yeşiltepe
11/07/2026
0

Bir Şairden Fazlası Eksildi Bazı ölümler vardır; yalnızca bir insanı alıp götürmez. Bir ses, bir bakış, bir vicdan eksilir. Öyle...

Kuyu Tipi Cezaevleri Kapatılsın!

Kuyu Tipi Cezaevleri Kapatılsın!

by Mustafa Kumanova
11/07/2026
0

Özgürlüğün olmadığı yerde ne ahlak olur ne eşitlik olur ne de adalet olur. Sadece baskı ve cezaevi olur. O baskı...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik