Dünya çapında ölümlere neden olan koronavirüs, milyonlarca insanı tedirgin etmeye devam ediyor. Geçen yıl Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve dünyaya hızlıca yayılan ölümcül salgın koronavirüs (KOVİD-19) için tüm ülkeler teyakkuz haline geçti. Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın ardından bir açıklama yayınlayan Genel Sağlık-İş Sendikası, virüsten çok rantçı sağlık politikalarından kaynaklı kaygılarını dile getirdi.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Çin’de ortaya çıkan Covid-19 adlı hastalığa yol açan yeni tip koronavirüsün Çin dışında da hızla yayıldığını açıkladı. Çin’de yeni vakaların sayısı dün itibarıyla 411 olarak kayda geçerken, Çin dışında yeni tespit edilen rakamın ise 427 olduğu duyuruldu. Örgütten yapılan açıklamada salgının Çin dışında Güney Kore, İran ve İtalya’da da hızla yayıldığı kaydedildi.
Türkiye’de ise Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarına göre henüz virüs bulgusuna rastlanılmadı. Bakan Koca, yaptığı açıklamada, “Türkiye, yeni korona virüse karşı tedbirleri DSÖ’nün uyarılarından bile önce hayata geçiren ilk ülkelerden birisi olmuştur. Etkili önlemler sayesinde, dünyanın her bölgesinde hastalık görünmesine rağmen ülkemizde rastlanmamıştır. Bütün çabamız bunun bu şekilde devam etmesi yönündedir. Çin’e yönelik aldığımız tedbirler sayesinde bu konuda önemli bir başarı sağladık. Ancak kara komşumuz İran’a hastalık ve ölüm vakalarının bildirilmesiyle tedbirlerimiz yoğunlaştırdık” ifadelerini kullandı.
‘TAKİPÇİ BİLDİRİMLERİ YETERSİZ’
Genel Sağlık-İş Sendikası da yaptığı ‘Virüs İçin Değil Rantçı Sağlık Politikaları İçin Kaygılıyız’ başlıklı açıklamada “Sağlık Bakanlığının Koronovirüs ile ilgili sürecin temel unsurlarına yönelik takipçi bildirimleri yetersiz kalmakta, alınan önlem ve gündeme getirilen sağlık çalışanları rehberlerinin hayata geçirilmesinde ciddi yönetimsel ve teknik sorunlar yaşanmaktadır” ifadelerine yer verdi.
Virüsler, bakteriler ve diğer mikrobiyolojik ajanların kişi ve toplum sağlığını tehdit edecek bir düzeye ulaşması, büyüyen ve kozmopolitikleşen dünyamız için beklenen doğal bir gelişme olduğu kaydedilen açıklamada; İnsanlık tarihinde de farklı dönemlerde Veba, kolera, İspanyol gribi gibi ciddi yıkıcı sonuçları olan salgınlar ile karşılaşıldığı, yakın dönemde de SARS, EBOLA, MERS, H1N1 (Domuz Gribi) gibi salgınların da gündeme geldiği hatırlatıldı.
KOVİD-19’un yeni bir koronovirüs olduğu belirtilen açıklamada “Yapısına dair bilgimiz olmasına karşın, kaynağı, yayılması ve sağlığı tehdit etme potansiyeline yönelik bilgilerimizin henüz değerlendirme aşamasındadır. Aşısına ve hastaların klinik tedavilerinin düzenlenmesine yönelik sonuç alıcı çalışmalar ise zaman gerektirmektedir. Ölüm oranlarının ve etkilenen yaş gruplarının özellikleri dikkate alındığında önceki viral salgınların gerisinde kaldığı gözlenmekle birlikte, virüsün hızla nitelik değiştirmesi ve daha tehlikeli sonuçlara yol açması mümkündür. Bu nedenle, sürecin sadece sağlıkla ilgili bilimsel verilerin ışığında yol almasına terkedilmeden, bireylerin ve toplumun sağlığını genel olarak etkileyen boyutlarıyla birlikte ele alınması zorunludur. Ancak, dünya ölçeğinde Çin’in bıraktığı ekonomik alanların devşirilmesi, ülkemiz ölçeğinde ise maske, dezenfektan ve tıbbi koruyucuların karaborsaya düşmesi ile sonuçlanan nitelikleri kaygılarımızı artırmaktadır” uyarısı yapıldı.
SAĞLIK ÇALIŞANLARI
Şehir Hastaneleri üzerinden yapılandırılan kamusal sağlık hizmeti modelinin, parçalı ve ayrıştırılması gereken niteliklere sahip sağlık hizmet alanlarının kullanımında da ciddi sıkıntılara yol açtığını ifade eden Genel Sağlık-İş Sendikası açıklamasının devamında “Nitekim karantina için çözüm olarak bulunan Zekai Tahir Burak Hastanesi; Ankara’da Şehir Hastane rantı için kapatılmış bir hastane olmuştur. Bir başka handikap ise, halen ülkemizde resmileşen herhangi bildirim olmamasına karşın, İran örneğinde olduğu gibi sağlık turizmine ve benzer alanlardaki yatırımların bu süreçten etkilenmemesi esasına yönelik olarak sürecin işletilmeye çalışılmasıdır” denildi.
Öte yandan sağlık çalışanlarının bu süreçten etkilenmemesi için alınacak önlemler konusunda ise ciddi kaygıların olduğu belirtilen açıklamada “Sağlık Bakanlığının sürecin temel unsurlarına yönelik takipçi bildirimleri yetersiz kalmakta, alınan önlem ve gündeme getirilen sağlık çalışanları rehberlerinin hayata geçirilmesinde ciddi yönetimsel ve teknik sorunlar yaşanmaktadır. Zaten, halkın sağlık okuryazarlığı gereksinimine yönelik boşluk ortadadır. Sosyal medya ve basın kuruluşlarından edinilmeye çalışılan bilgiler tam bir karmaşaya yol açmakta, halkın daha da kaygılanmasına neden olmaktadır. Bu durum esas olarak, halkın sağlık konusunda bilgi ve bilinç düzeyine artırmaya yönelik koruyucu sağlık politikalarının terkedilmesinin bir sonucudur” ifadeleri kullanıldı.
HALKÇI, ULUSAL VE KAMUCU ANLAYIŞ
Açıklamada KOVİD-19 olarak adlandırılan Koronovirüs’ün dünya ölçeğinde ciddiye alınması gereken bir yayılım göstermesi ve ülkemiz sınırlarına dayanmış olması, sürecin yönetiminde halkçı, ulusal ve kamucu bir anlayışa olan mutlak ve yakıcı ihtiyacın bir kez daha gözler önüne serildiği belirtildi.
Global ölçekte tehdit eden enfeksiyonlara yaklaşımda başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere uluslararası kurumların ve ulusal düzeyde sağlık organizasyonlarının sürece yaklaşımlarının önem kazandığı ifade edilen Genel Sağlık-İş açıklamasında, “Bir taraftan global ölçekte uluslararası sağlık tekellerinin, diğer taraftan da ulusal düzlemde rantçı anlayışların baskısı altında gerçek çözümler üretecek yaklaşımlar sınırlı kalmaktadır. Dünyanın neresinden kaynaklanırsa kaynaklansın, her tarafa yayılma olasılığı güçlü salgın tehditlerinin, toplumu ilgilendiren bir sağlık konusu olmasından ziyade, ekonomik ve kimi zaman siyasi sonuçlarıyla birlikte ele alınması en büyük handikabı oluşturmaktadır” denildi.
Genel Sağlık-İş açıklamasında son olarak şu uyarılara dikkat çekildi:
- Yayılımın önlenmesi, sınırlandırılması ve takibinin en etkin bir biçimde yapılması için Karantina süreçlerinin tam bir kararlılık ve disiplin içinde hayata geçirilmesini bekliyoruz.
- Aktif görev alacak sağlık personelinin zarar görmemesi için gerekli tüm organizasyon, tıbbi malzeme ve donanım önlemlerinin alınmasını talep ediyoruz.
- Sürecin her noktasında bütün kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra, sağlık sendikaları ve sağlık meslek örgütleri ile tam bir iş birliği içinde hareket edilmesini bekliyoruz.











