Instagram’da bir video düştü önüme. Adamın biri ağzından köpükler saça saça sosyal medya fenomeni bir kadın hakkında konuşuyordu. Kadını hakarete varan sözlerle eleştiriyor, toplum tarafından linç edilmesi için adeta hedef gösteriyordu. Kadına duyduğu tahammülsüzlük öyle yoğundu ki hemen o anda tutuklanmasını bile istiyordu.
Bir videoya tıkladığınızda anında benzerleri çıkıyor ya önünüze, benim önüme de neler çıktı neler?
Kendisini uzman(!) psikolog olarak tanımlayan biri, kadınların selfi yapmasına takmıştı kafayı. Ona göre böyle kadınlar ilgi manyağıydı, kendini gösterme derdindeydi. Bak sen! Uzman(!) psikolog neler biliyordu?
Ya gömleğinin önü göbeğine kadar açık, kendisini pek yakışıklı(!) sandığı belli birinin söylediklerine ne demeli? Maddeler halinde sıralıyordu bir kadının erkeğini nasıl mutlu edebileceğini. Hem de kadını hiç yerine koyarak.
İnstagram böyle videolardan geçilmiyormuş meğer.
Kadınların nasıl görünmesi gerektiğini söyleyenler, nasıl davranması gerektiğini anlatanlar, nasıl yaşaması gerektiğini belirleyenler… Bitmiyordu, bitmiyordu…
Hepsinin ortak noktası, kadın varlığına duydukları gizli ya da açık öfke. Şaşırtıcı olansa bu kişileri destekleyen kadınların da azımsanmayacak sayıda olması.
Kadınların, kadınları aynı öfkeli tahammülsüzlükle hizaya sokma çabası görmezden gelinecek gibi değil.
Ataerkil düzen, doğduğumuz andan itibaren bizi öyle bir kıskaca alıyor ki bazılarımız maalesef kendi varlığından vazgeçip tahakküm altında yaşamayı meşru sayabiliyor. Ataerkil zihniyetin hararetli bir savunucusu haline gelip kendisi gibi olmayan hemcinslerini “bencil”, “haddini bilmez” ya da “kötü” olarak yargılayabiliyor. Onlar, kadınların ezilmesine etkin biçimde katkı sağladıklarının farkında bile değiller.
Öte yandan bu düzene itiraz eden, mahkûm olmamak için çabalayan kadınlar da var. Varlığına sahip çıkmanın, özgürlüğün değerini bilenler. Kendileri içinde olsa bile kafaları çemberin dışında olanlar. Kendi hayatlarında henüz ulaşamadıkları bir özgürlüğü başka kadınlar için isteyebilenler.
Bu videolardaki zihniyet rahatsız edici olsa da mesele yalnızca erkek zihniyetiyle ilgili değil. Kadınların bu düzenin sürmesinde pay sahibi olup olmayacaklarıyla ilgili.
Asıl mesele de düzene alet olmayan erkeklerle, varlığına sahip çıkan kadınların sayısını nasıl artırabileceğimiz?
Yoksa bu tarz videoların karşımıza çıkması kaçınılmaz olacak.












