Cuma, Nisan 17, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Yapay zekanın emek ve çalışma koşulları üzerindeki etkileri

Yapay zekanın ekonomi ve emek üzerindeki etkileri (VI-b)

Mustafa Durmuş by Mustafa Durmuş
12/03/2026
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Yapay zekanın emek ve çalışma koşulları üzerindeki etkileri
0
SHARES
365
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Günümüzde üretken yapay zekanın şu ana kadar en çok tartışılan boyutu istihdam üzerindeki etkisidir. Zira her gün yapay zekâ alanında yeni atılımlar yaşanıyor ve bu teknolojinin kitlesel işsizliğe (özellikle de beyaz yakalılar arasında) yol açma potansiyeli hakkında yeni endişeler ortaya çıkıyor.

İstihdam üzerindeki etkiler

Üretken yapay zekâ (örneğin, ChatGPT) ile ilgili son gelişmeler, kapitalist ürün ve işgücü piyasalarını kökten değiştirmek üzere olan yapay zekâ yazılım makinelerinde niteliksel bir sıçramaya işaret ediyor.

Diğer yandan, bu etkileri ortaya koyabilmek amacıyla bir grup araştırmacı, ChatGPT’nin Kasım 2022’de piyasaya sürülmesinden bu yana işgücü piyasasının nasıl değiştiğini, özellikle de son 33 ayda işgücü piyasasındaki meslek dağılımındaki değişimi analiz etti.

ChatGPT tam otomasyon sağlamadı

“ChatGPT gibi üretken yapay zekâ teknolojileri işleri büyük ölçekte otomatikleştiriyor olsaydı, otomasyon riskinin en yüksek olduğu işlerde çalışan işçi sayısının azalmasını beklerdik.  Verilerimiz bunun tam tersini ortaya koydu. Yale Üniversitesi Bütçe Laboratuvarı’nın yeni raporu aracılığıyla, ChatGPT’nin piyasaya sürülmesinden bu yana işgücü piyasasının genel olarak istikrarlı olduğunu ve herhangi bir bozulma yaşanmadığını ortaya koyduk. Yani yapay zekanın iş piyasasını yakında yok edeceği yönündeki korkulara rağmen, işgücü piyasası genel olarak ani bir çöküşten ziyade, süreklilik gösteriyor. Yapay zekaya yüksek, orta ve düşük düzeyde ‘maruz kalan’ işlerde çalışanların yüzdesi zaman içinde oldukça sabit kaldı. Benzer şekilde, yapay zekâ nedeniyle işini kaybeden işçilerin işsizlik istatistiklerine yansıyıp yansımadığını da inceledik. Yine, işsizler arasında yapay zekaya maruz kalma oranının arttığına dair bir eğilim bulamadık. (1)

Yazarlara göre, diğer yandan, “elde edilen bu bulgular, yapay zekanın son üç yılda hiçbir etki yaratmadığını göstermiyor. Buradaki ince detay şu: yapay zekâ mesleki kariyerlerinin henüz başındaki işçilerin işsizliğine neden olabilirken, genel bir işsizlik etkisinden bahsedebilmek için henüz çok erken. Bunun nedeni, bilgisayar ve internet gibi dönüştürücü teknolojilerin bile işyerlerindeki etkilerinin tam olarak ortaya çıkmasının on yıllarca sürüyor olması. Çünkü teknolojinin benimsenmesi, tamamlayıcı yatırımları, kültürel dönüşümleri ve yasal düzenlemeleri gerektiriyor”. (2)

300 milyon işi olumsuz etkileyebilir

Diğer yandan, Goldman Sachs, yapay zekanın 300 milyon işi etkileyeceğini öngörüyor. Kuruluşa göre, yapay zeka bazı işleri ya da meslekleri ortadan kaldıracak, bazılarını değiştirecek, birçoğunun çalışma saatlerini azaltacak ve ücretleri düşürecek. Ofis yönetimi desteği, hukuk, mimarlık ve mühendislik, iş ve finansal operasyonlar, yönetim, satış, sağlık, sanat ve tasarım işleri, otomasyondan etkilenecek sektörlerden sadece bazıları. (3)

Ünlü araştırma kuruluşu NBER’e göre, ABD’deki istihdam ve ücret yapısındaki birçok değişiklik, şirketlerin eskiden insanlar tarafından yapılan görevleri otomatikleştirmesinden kaynaklandı. Buna “imalatta mavi yakalı çalışanların yerini alan sayısal kontrollü makineler veya endüstriyel robotlar ya da büro çalışanlarının yerini alan özel yazılımlar” da dahil. Kamyon ve taksi şoförleri, kasiyerler, perakende satış elemanları ve imalat tesislerinde ve fabrikalarda çalışan insanların yerini robotlar ve teknoloji aldı ve almaya da devam edecek. Sürücüsüz araçlar, fast-food restoranlarındaki kiosklar ve mağazalardaki kendi kendine yardım, hızlı telefon taramaları yakında asgari ücretli ve düşük vasıflı işlerin çoğunu ortadan kaldıracak. İster self-servis kiosklarını devreye sokan ve maliyetleri düşürmek için saatlik çalışanları işten çıkaran McDonald’s olsun, ister borsada milyon dolarlık bahisler yapmak için traderler yerine yazılıma güvenen üst düzey yatırım bankaları olsun, şirketler kârlarını artırmak için teknolojiyi uygulamaya ve çalışanları küçültmeye devam edecekler. Bu eğilim, tüm emekçileri olumsuz etkileme potansiyeline sahiptir. (4)

Ekonomilerin gelişmişlik düzeylerine göre etki farklılaşabilir

Azgelişmiş ekonomilerde (genelde), otomasyona açık olan düşük vasıflı bilişsel ve büro işlerinde çalışanların oranı daha yüksek olduğundan, yapay zekâ ile birlikte belirli işlerde/mesleklerde başlangıçta iş kayıpları riski artıyor olabilir. Nitekim Hindistan ve Filipinler’deki çağrı merkezleri ve iş süreçlerinde yapay zekâ kullanımının istihdamı azaltan etkileri olduğu ortaya çıktı. (5)

Dahası, eğitim ve sağlık sistemleri (sermaye lehine kasıtlı olarak), kamusal finansmandan mahrum bırakılarak, bu sistemler çöküşün eşiğine getirildi. Yapay zekâ ile birlikte artık “resmi olarak gereksiz olan kişilerin” istihdamını da azaltan etki daha da belirginleşiyor.

İşlerin yüzde 18-yüzde 33’ü tehlikede

Nitekim, daha önce de sözü edilen IMF çalışmasına göre, yapay zekâ gelişkin ekonomilerdeki işlerin yüzde 33’ünü, gelişmekte olan ekonomilerde yüzde 24’ünü ve düşük gelirli ülkelerde yüzde 18’ini tehlikeye atıyor olabilir. (6)

Gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin ve düşük gelirli ülkelerin çoğu, gelişkin ekonomilere göre yüksek vasıflı işlerin daha küçük paylarına sahip, bu nedenle de muhtemelen daha az etkilenecek ve yapay zekadan daha az acil kesintilerle karşılaşacaktır. Diğer taraftan, bu ülkelerin birçoğu yapay zekanın potansiyel faydalarından yararlanmak için gerekli olan altyapıdan veya kalifiye işgücünden yoksun olduklarından, ülkeler arasındaki eşitsizlik daha da artacaktır. (7)

Bazıları yok olurken yenileri doğabilir

Diğer taraftan ünlü finans, maliye politikası ve kalkınma uzmanı C. P. Chandrasekhar yapay zekanın istihdam üzerindeki etkilerine daha temkinli yaklaşıyor.

Ona göre, yapay zekâ bazı işleri ortadan kaldırırken, yeni istihdam fırsatları da yaratabilir. Bu bağlamda, “işsiz bırakılan işgücünün bu şekilde ikamesinin, insan hatası olasılığını azaltıp azaltmayacağı, yoksa halüsinasyon gören botlar veya yazılım robotları tarafından yanlış yönlendirilmelere mi neden olacağı” gibi sorular asıl sorulması gereken sorulardır. Kaldı ki teoride, genel amaçlı bir teknoloji olan yapay zekânın, örneğin sağlık ve eğitim hizmetlerinin sunumuna olan etkileriyle, üretkenlik artışı, istihdam genişlemesi ve insan refahının iyileştirilmesi ile birlikte, insan faaliyetlerinin neredeyse her alanında devrim niteliğinde bir dönüşüm sağlayacağına inanılsa da pratikte bunların hiçbiri henüz deneyimlerle doğrulanmadı. (8)

Yapay zekâ emek biçimini ve çalışma koşullarını yeniden şekillendiriyor: “Görünmez Emek”

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından düzenlenen bir seminerde, dünyanın dört bir yanından gelen uzmanlar, yapay zekanın iş dünyasını nasıl etkilediğine dair bir dizi endişelerini paylaştılar.

Yapay zekanın çalışmasını sağlayan “görünmez” emek, birçok kişinin artık olağan kabul ettiği chatbot yanıtlarının, sosyal medya algoritmalarının ve diğer otomatik sistemlerin arkasında yer alıyor. Bu emek kabaca iki ana grupta toplanıyor: Zararlı içeriği inceleyerek platformları daha güvenli hale getiren içerik moderatörleri ve makinelerin öğrenebilmesi için gerçekliği yapılandıran veri etiketleyicileri ve açıklayıcıları. Bunların çalışma koşullarının ortak özelliği ise; “aşırı baskı, sürekli izleme, düşük ücretler ve ruh sağlığının bozulması” gibi insan sağlığına zararlı etkenler.

Büyük teknoloji şirketleri, içerik denetimi ve veri açıklamaları için genellikle Küresel Güney ülkelerindeki işçileri istihdam ediyor.

Örneğin sadece Hindistan’da on binlerce kişi bu tür işlerle uğraşıyor. Birçok kırsal bölge sakini (özellikle de kadınlar için), sadece internet bağlantısı gerektiren evden çalışma imkânı sunan iş ilanları, gelir ve bağımsızlık için nadir bir fırsat gibi görünüyor. Ancak bu kadınlar işe alındıklarında, genellikle hangi materyalleri inceleyeceklerini bilmiyorlar. Birçoğu, işlerini aile üyeleriyle bile tartışmalarını yasaklayan gizlilik anlaşmaları imzalamak zorunda kalıyor. Son zamanlarda yayınlanan bir medya raporuna göre, Hindistan’ın bir köyünden bir kadın, cinsel şiddet, trafik kazaları ve insanların ölümünü gösteren sahneler dahil olmak üzere günde yüzlerce video izlediğini söylüyor. Başka bir genç kadın ise, kendisinden çocuklara yönelik cinsel şiddet içeren içerikleri incelemesi ve pornografik materyalleri sınıflandırması istendiğini söyledi. (9)

Algoritmalarla gelen ölümcül kazalar

Avrupa’daki işçi sendikalarının izlemelerine göre, kuryelerin “algoritmalar tarafından belirlenen imkânsız teslimat hedeflerini kovalamaları” nedeniyle ölümcül trafik kazaları meydana geliyor.

Platformlar, işçilere güvenlik kurallarını ihlal etmeleri konusunda açıkça talimat vermese de, cezalar, hıza dayalı primler ve öncelikli sipariş tahsisi gibi teşvik sistemleri, işçilerin gelirlerini korumak için tehlikeli kararlar almak zorunda hissettikleri koşullar yaratıyor. (10)

Gelir dağılımı eşitsizliği daha da artacak

Yapay zekanın hızlı yükselişi, üretim sistemlerini yeniden şekillendiriyor ve beraberinde de işlerin geleceği hakkındaki endişeleri artırıyor.  Öyle ki yapay zekâ insan emeğini destekleyecek mi yoksa gereksiz bir hale mi getirecektir? Bu dönüşümden kimler yararlanacak: işçiler mi, sermayedarlar mı? İşçiler arasında olacaksa, hangi işçiler nispeten daha iyi durumda olacak: daha vasıflı olanlar mı, yoksa daha az vasıflı olanlar mı?

Bu sorularla ilgili olarak yapılan bir araştırma (21 Avrupa ülkesindeki 238 bölgeden elde edilen veriler kullanılarak), yapay zekâ ile ilgili yeniliklerin işgücü ve sermaye arasındaki gelir dağılımını ve farklı beceri sınıflarındaki işgücü arasında gelir dağılımını nasıl etkilediği inceledi.

Elde edilen bulgular (11); yapay zekâ patentlerinin daha yoğun olduğu bölgelerde (özellikle güçlü bir sanayi tabanına sahip bölgelerde), emeğin gelirden aldığı payda düşüş yaşanıyor. (Öyle ki yapay zekâ patent yoğunluğunun iki katına çıkması, emeğin payında 0,5 ila 1,6 puanlık bir azalma ile ilişkili: yapay zekâ yoğunluğunun daha yüksek olduğu bölgelerde, emeğin gelirden aldığı pay zaman içinde azalma eğilimi gösteriyor).

İşçi ücretleri dibe doğru yarışa girebilir

Yapay zekanın sadece emek ve sermaye arasında değil, aynı zamanda işgücü içinde de işgücü piyasasını yeniden şekillendirdiğini, beceri/vasıf grupları arasında getirileri yeniden dağıttığı görülüyor: orta ve yüksek vasıflı işçilerin gelir paylarında en güçlü düşüşler yaşanırken, düşük vasıflı işçilerin işgücü payındaki düşüşün daha az olduğu ortaya çıkıyor.

Yani yapay zekâ sadece üretkenliği artırmakla kalmıyor, aynı zamanda inovasyondan elde edilen kazançları yeniden bölüştürerek sermayeye düşen gelir payını daha da artırıyor.

Bu durum, yapay zekanın, sermaye yanlısı bir yenilik olduğunu gösteriyor. Yani yapay zekanın asıl olarak, sermaye yanlısı bir inovasyon olarak işlev gördüğü ve teknolojik ilerlemeden elde edilen getirileri giderek sermayeye aktardığı ortaya çıkıyor.

Bu noktada C. P. Chandrasekhar, kapitalizm altında inovasyon ve teknolojik değişimin, kâr peşinde olan sermayenin ihtiyaçları tarafından şekillendiğini ileri sürüyor ama aynı zamanda bunun, kapitalizm altında teknolojik değişimin tamamen kötü olduğu anlamına gelmediğini söylüyor. Ona göre:

“Hem kapitalizm altında hem de ötesinde, bu teknolojiler daha insan odaklı bir sürdürülebilir kalkınma gündeminin ihtiyaçlarına hizmet edecek şekilde şekillendirilebilir ve kullanılabilir”. (12)

Yapay zekâ toplumsal cinsiyet eşitsizliğini artırabilir

Üretken yapay zekâ (Gen AI), üretkenliği artırma, istihdam yaratmayı destekleme ve iş kalitesini iyileştirme potansiyeli ile iş dünyasını yeniden şekillendiriyor.

Ancak etkileri cinsiyet açısından tarafsız olmaktan çok uzak. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) “Gen AI, iş dünyasında mesleki ayrımcılık ve cinsiyet eşitliği” başlıklı araştırma raporuna göre, (13), üretken yapay zeka, kadınların işlerini erkeklerin işlerinden daha fazla olumsuz anlamda etkileyecek. Dahası kadınların ağırlıkta olduğu mesleklerin bu teknolojiye maruz kalma olasılığı neredeyse iki kat daha fazla. Çünkü otomasyona en açık mesleklerde kadınların oranı aşırı derecede yüksek; yapay zekâ ile ilgili mesleklerde ve bilim, teknoloji, mühendislik ve matematikle ilgili mesleklerde kadınların oranı hala düşük ve yapay zekâ sistemleri genellikle toplumlarda yerleşik olan cinsiyet önyargılarını yansıtıyor ve yeniden üretiyor”.

Özetle, teknolojiler mevcut sosyal ve ekonomik yapılar içinde tasarlanır, eğitilir, kullanılır ve bu nedenle önyargıları ve ayrımcılığı yeniden üretebilir. Yapay zekanın geliştirilmesi ve benimsenmesinde kadınların yetersiz temsil edilmesi, cinsiyet önyargılı teknolojilerin riskini artırıyor. Önyargılı veya eksik verilerle eğitilmiş yapay zekâ sistemlerinin; işe alımlarda, ücretlerle ilgili kararların alınmasında, kredi puanlamasında ve hizmetlere erişimde, kadınları dezavantajlı konuma düşürdüğü görülüyor. Bu tür riskler, ırk, etnik köken, engellilik veya göçmenlik statüsü gibi çoklu ve kesişen ayrımcılık biçimleriyle karşı karşıya olan kadınlar için daha da artıyor. Kısaca (koruma önlemleri alınmazsa), üretken yapay zekâ bu eşitsizlikleri büyük ölçüde artırabilir.

 

Devam edecek…

 

Dip notlar:
  1. https://www.brookings.edu/articles/new-data-show-no-ai-jobs-apocalypse-for-now (1 Ekim 2025).
  2. Agm
  3. “AI could replace equivalent of 300 million jobs – report”, https://www.bbc.com/news/technology (28 Mart 2023).
  4. https://www.forbes.com/sites/jackkelly/2023/03/31/goldman-sachs-predicts-300-million-jobs-will-be-lost-or-degraded-by-artificial-intelligence (31 Mart 2023).
  5. Agm
  6. https://www.imf.org/en/Blogs/Articles/2024/06/25/mapping-the-worlds-readiness-for-artificial-intelligence-shows-prospects-diverge (25 Haziran 2024).
  7. Agm
  8. https://mronline.org/2026/03/06/is-human-well-being-comparable-with-an-ai-frenzy-driven-by-a-massive-speculative-pursuit-of-profit (6 Mart 2026).
  9. https://news.un.org (3 Mart 2026).
  10. Agm
  11. https://www.nakedcapitalism.com/2026/03/ai-and-the-distribution-of-income-between-capital-and-labour.html (3 Mart 2026).
  12. https://mronline.org/2026/03/06/is-human-well-being-comparable-with-an-ai-frenzy-driven-by-a-massive-speculative-pursuit-of-profit (6 Mart 2026).
  13. https://www.ilo.org/resource/news/new-ilo-data-confirm-women-face-higher-workplace-risks-generative-ai-men (5 Mart 2026).

 

Tags: CahtGPTgelir dağılımıinovasyonistihdamKadın işsizliğiMustafa DurmuşTeknolojiÜretken yapay zeka
Previous Post

Hürmüz’de petrol savaşı: Tankerler vuruldu, enerji piyasaları alarmda

Next Post

İran’ın yeni lideri Hamaney’den sert mesaj: “Hürmüz kapalı kalacak, ABD üsleri hedefte”

Mustafa Durmuş

Mustafa Durmuş

Akademisyen, yazar, ekonomi politikçi Prof. Dr. Mustafa Durmuş, 1956 yılı Kelkit'te doğdu. 1977 yılından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye Bölümü’nden mezun oldu. 'Güney Kore'de İhracata Dönük Sanayileşme Modeli' üzerine doktora tezi yazdı (1989). TÜRK-İŞ'e bağlı YOL-İŞ Federasyonu'nda eğitim uzmanı, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde asistan, Birleşik Krallık York Üniversitesi'nde misafir araştırmacı/öğretim üyesi, A. Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi, Gazi Üniversitesi İİBF'de ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi İİBF Maliye Bölümü öğretim üyeliği ve özel sektörde üst düzey yöneticilik yaptı. Şu an emeklidir. T24 ve Yeni Yaşam Gazetesi yazarı. Makalelerini yayımladığı 'Alternatif Akademi' adlı bir bloğu ve “Kamu Ekonomisi” (2008), “Kapitalizmin Krizi” (2009), “Kriz Darbe Savaş Kıskacında Türkiye Ekonomisi” (2018), “Büyük Değişim-Popülist Otoriterlik” (2019) ve “Demokratik Katılımcı Ekonomi” (2023) adlı kitapları ve çok sayıda yayımlanmış makalesi bulunmaktadır. Durmuş, “Yaşamın Temel Ekonomisi” (2021), “Dünya Ekonomisini Anlamak” (2021), “Türkiye Üzerine Politik İktisat Yazıları” (2022) ve “Siyasi Ekoloji” (2022) ve “Sosyo Ekolojik Bir Toplum İçin Ne Yapmalı” (2024) adlı editörlü kitapların da yazarları arasında bulunuyor.

Yazarın Diğer Yazıları

ABD/İsrail savaşı kaybediyor, faturayı dünya halklarına kesiyor!
Yazarlar

ABD/İsrail savaşı kaybediyor, faturayı dünya halklarına kesiyor!

16/04/2026
Trump, nükleer silah bahanesiyle savaşı yeniden başlatıyor
Manşet Haberler

Trump, nükleer silah bahanesiyle savaşı yeniden başlatıyor

15/04/2026
Ateşkes başlamadan bitti mi?
Manşet Haberler

Ateşkes başlamadan bitti mi?

11/04/2026
ABD ve İsrail Ortadoğu’daki savaşı neden tırmandırıyor?
Manşet Haberler

ABD ve İsrail Ortadoğu’daki savaşı neden tırmandırıyor?

06/04/2026
OECD’den İran Savaşının Etkileri Konusunda Emekçilere Kötü Haber
Manşet Haberler

OECD’den İran Savaşının Etkileri Konusunda Emekçilere Kötü Haber

30/03/2026
Yapay zekâ: Genel değerlendirme
Ekonomi

Yapay zekâ: Genel değerlendirme

26/03/2026
Next Post
İran’ın yeni lideri Hamaney’den sert mesaj: “Hürmüz kapalı kalacak, ABD üsleri hedefte”

İran’ın yeni lideri Hamaney’den sert mesaj: “Hürmüz kapalı kalacak, ABD üsleri hedefte”

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

by Salih Zeki Tombak
17/04/2026
0

Siyasi kişiliklerin, kendilerine özgü dilleri, üslupları, kadroları, insan ilişkileri ve iş yapma biçimleri olur. Ama bir devletin, çok uzun süredir,...

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

by Ümit Özdemir
17/04/2026
0

Sefaleti azaltmadan, zenginliği arttıran bir toplumsal sistemin özünde çürümüş bir şey olmalı. Karl Marx Perde akademisyen Zeliha Burtek’in ünlü sokak...

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

by Sonhaber
17/04/2026
0

Donald Trump tarafından duyurulan İsrail ile Lübnan arasındaki 10 günlük geçici ateşkes yürürlüğe girdi. Bölgedeki çatışmaların ardından ilan edilen ateşkesin,...

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

by Sonhaber
17/04/2026
0

Uşak’ta bir işçi, tamir için gittiği evde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, bir firmada çalışan 20 yaşındaki...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik